Mayaların Kehaneti Nedir? hakkında bilgi

Admin | Cuma, Şubat 15, 2013 | 0 yorum

--> Mayaların Kehaneti Nedir

Uygarlıklar doğmuş, büyümüş ve yok olmuştur. Dünyanın bir başka yerinde,dünyada hesaplanabilen takvimi kullanan, astronomik bilgilerini açığa vuran, bilimsel verilerle üstün hesaplama gücü ispat edilen bir uygarlık yaşamıştır.


21 Aralık 2012 tarihinde, dünyanın karanlığa gömülebileceğini öngören Mayalar, bu günü Zibalbobay olarak adlandırmışlardır. Bu kelimenin anlamı “Yeraltına İnme Yolu” olarak isimlendirilmiştir.20. yüzyılın bitiminde, Hz. İsa’nın tekrar yeryüzüne döneceği, yahut 11 Ağustos 1999 tarihinde güneş tutulmasının gerçekleşeceğini, kâhin Nostradamus belirtmişti. Acaba, tüm bunlar, bilimsel kanıtlarla gerçekleşen bir takım doğruları da beraberinde mi getiriyordu? 11 Eylül saldırısı olarak nitelendirilen saldırı da, 11 Ağustos 1999 tarihinden (güneş tutulması) daha çok hayatımızı değiştirmişti.





2012 yılını, diğer yıllardan ayıran özellik nedir? 

İklim değişikliği, beklenmedik fırtınalar, tufanlar, sel felâketleri, depremler, çevre felâketleri ile dünyanın dört bir tarafında oluşan tüm değişikliklere her gün şahit oluyoruz. Dünyanın sonunun geleceği bir yanlış alarmdan mı ibarettir? Elbette ki, doğa ananın sebep oldukları; yani yukarıda saydıklarımızdan depremler, volkanik faaliyetler, iklim değişikliği haricinde bizim elimizde olmayan sebeplere işaret etmektedir.



Tüm bunlara sebep olan nedir? Güneş, iklim değişikliklerinin sorumlusu mudur, yoksa insan mı bunlara sebebiyet vermiştir?


Merkezî Amerika’da bulunan, Maya Takvimi’nin belirttiğine göre, 13. Baktoon’da, 2012 yılında, zamanın sonuna işaret etmektedir. Mayalarla birlikte, Aztekler de, 5. Çağdan bahsetmektedirler. Bu çağın da, 2012 tarihinde başlayacağını ve 6. güneşin doğacağını ifade etmektedirler. Mayalara göre, M.Ö. 11 Ağustos 3114 tarihinde her şeyin başladığı sanılmakta idi. Ancak bizim verilerimiz, dünyanın oluşumunun çok daha eskilere dayandığını göstermektedir. Bu böyle ise, neden 2012 tarihinin dünyanın sonu olacağını ciddiye almalıyız ki? Yahut 2012 tarihi, yeni bir dünyanın doğuşunun tarihi mi olacaktır?


Philip Coppens’e göre, birçok insan tarafından 2012 yılı popüler olmuştur.


En azından X-Dosyaları kapsamına girdiği için… I am Legend veya 2012 adını taşıyan Hollywood filmleri de ,2012 yılının popüler olmasına katkıda bulunmuşlardır. Son Indiana Jones filmine baktığımızda da, 12 tane bağlaşık kristal kafatasının varlığına işaret edilmektedir. 2012 yılına uzaylı istilası olsun, dünyada felâketlerin yaşanacağı olsun, bir çok komplo teorisi geliştirilmiştir.

Bilim-kurgu’dan Bilim’e doğru geçiş yapılırsa; 1980′li yıllarda, Jose Horgias 11 Ağustos 1987 tarihinden itibaren ruhsal bir uyanışın gerçekleşeceğini, bunun tüm dünyaya yayılacağını ve dünyada olumlu gelişmelerin olacağını öngörmüştür. Buna “Uyanış” adını vermiştir ve 2012 yılına kadar olan süreçte insanlığın bu uyanışı kullanarak insanlığın tüm olumlu yanlarını kullanarak, 2012 yılına girilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak bu tarihten beri dünya pek az değişmiş, 1987 yılı ile öncesi arasında pek fark yok gibidir. İnsanlık I. II. Dünya savaşlarına şahit olmuştur. Irak savaşını, Afganistan savaşını insanlık canlı yayınlardan izlemiştir. Ne yazık ki geçen yüzyılda insanlık, çok az iyi şeye şahit olabilmiştir. Demir perdenin düşmesi ile, dünyadaki kutuplaşma bir nebze de olsa azalmıştır, ancak, dünyayı değiştirecek nitelikte değildir. 2012 yılı fenomeni bir çok öngörü ile gelmekte, lakin bunun nelere yol açacağı da, zamanla ortaya çıkacaktır.

Geoff Stray’e göre, Amazon ormanlarındaki ağaçların azalmasını bile, Çinlilerin öngördüğünü Ichin-Eichin ile gösterildiğinden bahsetmektedir. Bu tabir, değişen şeylerin kitabıdır. Ichin’de 64 adet farklı diyagram mevcuttur ve Ying Yang ile birleşmiştir. Stray, gezegenimizdeki, yaşadığımız galaksi hatta evrenin bile kodlandığından bahsetmektedir. Bu kodlamayı matematisyenler bir programla bilgisayara aktardıklarında, dünyadaki yeniliklerle birlikte, yükselen ve alçalan istatistiki bir grafik oluşturmuşlardır. Bu grafiği analiz ettiklerinde, 2012 yılında, zamanın tükeneceği sonucunu program vermiştir. Matematisyenler, Ichin’deki tüm değişimleri bu programda hesaplamaya çalıştıklarında, zamanın bitimi sonucuna vardılar.

Zaman ne basit, ne de lineerdir. Zamanın kodunu çözmek, ancak geleceği göstermeye yarayan bir istatistiki veriyi bize kazandırmaktadır. Zaman içerisinde pek çok değişim, pek çok yenilik beraberinde yaşanmış ve yaşanacaktır. Zamanın yarattığı yenilikler ise, kendi gücümüzün ötesinde yer alır. Bu programda yer alan, geçen yüzyıldaki en büyük değişim veya yenilik; dünyada hiç öngörülmeyen ve 1945 yılında gerçekleşen, Hiroşima’ya atılan atom bombasıdır. Maya takvimi, Ichin hesaplamasından önce bulunmuştur ve Maya Takviminden 1000 yıl sonra Ichin hesaplamaya başlamıştır.





Omega noktası, 2012 mihenk taşı olabilir mi? 

2012 yılı bir başka boyuta açılan kapı olabilir mi? Ya da uygarlığın çağ atlayacağı bir târih olabilir mi? Yahut insanlığın yaşabileceği hızlandırılmış bir biçimde insanlık ultra hızlı bir evrim süreci mi, daha doğrusu evrim sıçraması mı geçirecektir? Milyon yılı bir saniyede almak gibi bir durum söz konusu olacak mıdır?

Zaman, nerede yaşadığımızı, nerede çalıştığımızı, nereye ait olduğumuzu belirler. Zaman yolculuğu ise, bir bilim kurgu olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak bunun imkansızlığı üzerinde durmuşlardır. Zaman yolculuğunun, fikir bazında yapılabileceği düşünülmektedir. Bu anahtar soru, yanıtlanmayı beklemektedir. Bazı mekanikçilere göre 2012 yılında ilk zaman makinesi icat olunacaktır ve gelecekten birçok zaman makinesi dünyaya ulaşacaktır. Bu da, büyük baba paradoksunu oluşturacaktır. Eğer gelecekten geçmişe doğru bir yolculuk yaparsanız ve büyük babanızı öldürürseniz, kendiniz, gelecekte var olacağınız için, kendi kendinizi yok etmiş olacaksınızdır. Bu sebepten bilim adamlarından bazıları, zaman makinelerinin değil, tek bir zaman makinesinin sonsuzluğa açılacağını söylemektedirler.Şamanistler, eski rahipler, eski kabilelerden oluşuyordu ve zaman yolculuğunu bedenlerinden ayrılarak yapıyorlardı. Zira şamanların dîninde, din bedenin ötesinde idi. Julian Janyes biyokimyasal çöküş adı altında yaptığı araştırmalarda, geçmişte yaşayan ve bize ne yapmamızı gerektiğini söyleyen, vicdan gibi bir iç öngörü sisteminin, binlerce yıl öncesinden var olduğunu ve ona danıştığımızda bize yön verdiğini, farklı boyutlarda çalıştığını savunmuştur.

Şimdi sormak gerekirse, zaman yolculuğu mümkün müdür? Kendi beyin kimyamız ile bunu gerçekleştirmemiz mümkün müdür? Nöroloji bilimi, insan beynini ne kadar anlamaya çalışırsa çalışsın, insan beyninde anlayamayacağı büyük bir alan oluğu için, bu tıp alanının, her şeye vâkıf olmasını, sekteye uğratmaktadır.

Mayaların, son olarak adlandırdığı 2012 yılı ile birlikte, Hıristiyan dünyasında Apokalips olarak adlandırılan dönem ile bağlantısı olan dönem ve İsa’nın dünyaya yeniden dünyaya gelmesi beklenmektedir.

Zolkin, Yukatan’ca (Maya dili) kalan günlerin sayımı anlamına gelir. 260 günün ne şekilde geçeceğini anlatır. 13 numara kombine edilerek oluşturulmuş bir zaman dilimidir. İnsanın aklından geçenleri n iyi mi kötü mü olacağını, Maya rahipleri bu sistemle hesaplamışlardır. 260 günde takvim kendini tekrarlar ve 13. Baktoon zamanında, bitim 2012 yılını işâret eder. Kaktoonlar ise yüzyılı ifâde eder. 20 gün Maya Takviminde Yunel (0.) olarak belirtilir. 18 Yunel, 260 günü bize verir. 20 Yunel ise, Kaktoon (0.0.0) eder. 20 Kaktoon da Baktoon eder (0.0.0.0), 13 Baktoon da (0.0.0.0.0) ederek milattan önce 3114 yılından M.S. 2012 yılına işâret eder. Bu da 1.872.000 gün eder veya 5125 yıla tekâbül eder. Bununla berâber, 20 Baktoon’lar (0.0.0.0.0.0), bir Piktoon eder, 20 Piktoon ise; (0.0.0.0.0.0.0) eder ki, bu da Kalektoon eder. 20 Kalektoon (0.0.0.0.0.0.0.0) ise, bir Chichiltoon eder. 20 Chichiltoon (0.0.0.0.0.0.0.0.0) ise, Allertoon eder. 65.000.000 toons, 65 milyon yıla tekâbül eder. M.Ö. 3114 yılı, 13 Baktoon’un tamamlanması anlamına gelir.

0 Kaktoon, 0 Toons, 0 Unals, 0 gün demektir. 2012 yılında da 13 Baktoon’un tamamlanması Maya Takvimine göre gerçekleşecektir.Bu da 5125 yıla denk gelir ve yeni bir döngünün başlangıcı anlamına da gelmektedir.

İspanyol işgâlinden sonra, Maya uygarlığında, herhangi bir gelişme de olmamıştır. Belki kendi takvimlerini yenileyebileceklerdi. Ancak elimizdeki verilere dayanarak, M.Ö. 3114 yılını son yaratılış tarihi olarak aldıklarını biliyoruz. 2012 yılını da, yaratılışın kapanışı olarak adlandıklarını biliyoruz. Ümidimiz ise, yeni bir yaratılışın devamı olması şeklindedir. 13. Baktoon, 4 bölümdedir. 3 ayrı takvim de bu günü işâret etmektedir. Balonyoktiku’ya göre 9 Tanrılarının desteklediği bir bitiş olarak adlandırılmaktadır. Maya inanışına göre 2012 târihi de, Mayaların 9 Tanrısının geri dönüş tarihi olarak da adlandırılmaktadır. Chilenbilen kehânetine göre, İspanyollar Maya topraklarına ayak bastıkları zaman, Mayalar İspanyolların kötü etkisinde kalacaklardı. Denizin üzerinde ateş olarak dönecekleri beklenen Maya Tanrıları, beraberinde güneşten kopan fırtınalar getirecektir. Kaktoon Kukul Khan belki de dönecektir.


Venüs’ün güneşin önünden geçmesi ile beraber başlayacak olan bir takım kehanetler de bulunmaktaydı. Hıristiyanların İsa’yı beklemeleri gibi, Mayaların da 9 Tanrısını beklemeleri , inanç açısından paralellik taşımaktadır. Bolonyoktikool’un tamamlanması ile Mayalar, 9 farklı açıdan olaya yaklaşmışlardı. Aztekler ise, 9 gece lordunun geleceğine inanıyorlardı. Bu da cehennemin 9 katını onlar için ifâde ediyordu. Yeraltından gelecek olan bu 9 Tanrının cennetteki 13 Tanrıyı kovacakları da Maya kehânetleri arasındadır. 9 sayısı yalnızca Mayalarda önem taşımamakta, aynı zamanda, Antik Mısır’da olsun, Tapınak Şövalyelerinde olsun büyük önem arz etmekteydi. 2012 yılı da tüm bunlarla berâber gelen, antitezin üstüne antitezin yüklendiği bir fenomen hâline gelmiştir. Yani gerçek olmayan şeylerin, gerçek olacağı gibi bir algılamaya insanı götürebilmektedir. Yıldız geçidi (Stargate) komplo teorisine göre de, yeni bir çağ başlayacağı fenomeni kendini göstermektedir. 13. Baktoon ile berâber, konuyu araştıranlar; güneş, ekliptik düzlem ve Samanyolu Galaksisi ile, bu tarihin bitişi bağlantı olduğu sonucuna iknâ oldular. Mayaların inancına göre de, evrende yer alacak olan büyük bir kara deliğin de, odak noktası hâline geleceği de inançları arasındaydı. Kara delik, tekliliği ifâde etmekte, ikincisi metodolojiyi betimlemektedir.

Mc Channer adlı bir bilim adamı da ölmeden bir yıl önce 2012 yılının bitiş değil, dünyanın yeniden doğuşu olarak adlandırdı.


Bu tarihin ruhsal anlamda büyük bir yükselişi ifade ederek, ruhsal anlamda geçirilecek bir evrimin var olacağını da belirtmiştir. Yani bir dünya çağından, bir diğer çağa sıçrayış anlamındadır. Çağımızda yaşamış olan, Berlin Duvarı’nın yıkılışını, Çernobil faciasını ve birçok olayı önceden tahmin eden ve kehanetler sunan bir kahine göre, 2012 yılının, insanlığın düşüncelerine açılan bir pencere olacağını, dünyanın 2012 ve 2014 yılları arasında, geomanyetik bir dönüşüm geçireceğini, bunun felaketle sonuçlanmayacağını, aksine insanlığın ilerleyişine olan, evrimsel bir anlayışla insanları ilerleteceğini öngörmüştür. Sibiryalı coğrafyacı, Aleksey Dimitriyev, değişimin sâdece dünyada olmayacağını, bütün Güneş Sistemi’nde değişikliklerin olacağını, atmosferik ve manyetik çekim gücü ile oluşacağını söylemektedir. Güneşin hilosferinde de değişikliğin meydana geleceğini, uzayda dünyanın yeni bir manyetik etki alanına gireceği, plazma bulutu içerisinde, dünyanın manyetik plazmasının bundan etkileneceğini belirtmiştir. Dimitriyev , Güneşin aktivitelerinin çoğalarak dünyayı etkileyeceğini, tüm dünyanın bundan etkileneceğini öngörmektedir.


Dimitriyev ayrıca, geomanyetik oluşumlardan geriye dönüşüm sağlanabileceğini de belirtmiştir. Bu da normal olmayan, 3. boyutta yer alan tecrübeler oluşturacaktır. Bunu da insan türünde kümelenmiş spontan evrim olarak adlandırmıştır.

Tekrar hatırlatmak gerekirse, Zibalbobay olarak Mayaların adlandırdıkları gün, yâni ” Yeraltına İnme Yolu” anlamı ile beraber, 9 Tanrı yeryüzüne gelecek, ancak onların gücüne karşı koyacak bir kahramana ihtiyaç duyulacaktır. Bu kahramanın, 9 Tanrı ile yüzleşerek, yer altına ineceği, onlarla 4. boyutta karşılaşacağı ve yıldız geçidi ile onlara ulaşacağı ve kendini fedâ edeceği da kehanetler arasındadır. Bunun için tek ihtiyacımız olan bir kahramandır.

Arizona’da yaşayan Kızıldereliller, 4. dünyada yaşadıklarına inanmaktaydılar. Ve 5. dünyaya transfer olacaklarına inanıyorlardı. Aztekler de benzer inançla, 5. güneşin yaklaşacağına inanıyordu. 4. dünyanın 5. dünyaya yaklaşırken büyük kıyımların olacağına, evrimsel bir sıçrama yaşanacağına da inanılıyordu. Mushoschoschovno’nun uzaydan gelen bir cisim olarak büyük yıkımlara yol açacağına da inanılmaktaydı. Bu da kızıl boğanın yeryüzüne dönüşü olarak adlandırılmakta idi. Bu eski çağ inançlarına göre, gökyüzü ve yer yüzünü havada ve yerde tutan iki Tanrı arasında oğulları bulunmakta idi ve bu iki oğul gökyüzünün gökte, yer yüzünün yerde olmasını sağlamakta idi. Eğer bir gün insanlar Tanrılarını ve eski mitlerini unutacak olurlarsa, yer ve göğün birleşeceğine inanılmaktaydı. Bu şekilde de dünyanın sonu gelecekti. Bu da yaşam ve ölüm anlamındaydı. Ruhsal mesaj olarak da, büyük bir meteorun güneş sistemine girip, dünyayı yok edeceği de bulgular arasındaydı.

Belki tüm bunlar birer tesadüf ya da doğru olmayan inançlardır. Maya Takvimi’nin sonlanması, galaksinin aktivitelerinin en aza ineceği bir tarihe de denk gelmektedir.




Dîni bir olgunun, bilimsel bir gerçekliğe denk gelmesidir belki de. 2012 yılında güneşte meydana gelecek çok fazla aktivitenin de, dünyayı etkileyebileceği de göz önüne alınmalıdır.

2012 filmi de bir dünyanın sonunu anlatmaktan çok, uygarlıkların sona ermesi olarak da mesaj vermektedir. Tahminler veya senkronize bir takım rakamların uyuşması bunları doğuruyor olabilir. Dünya, iklim değişiklikleri ile beraber, bir felâkete doğru sürüklendiği açıktır. Sera etkisi ile eriyen buzullar 150 milyon yılda bir gerçekleşen bir durumla farklılık ve değişim göstermektedir. Dünyanın, manyetik alan kalkanı, bilim adamlarının yapmış olduğu çalışmalar sonucunda, eskisinden çok daha zayıf olduğunu kanıtlamıştır. Bunun sebebinin ne olduğu bilinmemekle berâber, güneşten gelen solar alevler olabilir.

Zibalbobay, yoldan yeraltı dünyasına, 9 Tanrı, doğa ananın gücü ile beraber dünyanın tekrar anneye dönüşü olarak da adlandırılabilmektedir. Bir diğer teoriye göre, dünyanın bir kara delik tarafından yutulacağı, 4. dünyadan 5. ye sıçrayacağı, bir dünyadan öbürüne kapı açılacağı, dünyanın yeniden doğuşuna benzerlik yaşanacağı söylemleri de mevcuttur. Bir yok oluş aslında yeniden doğuşa işaret etmektedir. 2012 yılı fenomeni ile birlikte, mayaların bu kadar gelişmiş bir uygarlık, takvim yapadursunlar, o tarihlerde Avrupa’da insanlık tarihinde; insanlığın M.Ö. 4004 yılında başladığına, dünyanın düz olduğuna ve evrenin merkezinin dünya olduğuna inanılmaktaydı. Dünyanın öbür ucunda ise; Mayalar, 5 Milenyum boyunca her şeyi doğru hesapladılar ve bugün, bilim, 5000 yılı tam ve doğru olarak Mayaların hesapladığını ispatlamıştır. 2012 yılı, belki de bir dönüm noktası oluşturacak, bir çağın sonu, yeni bir başlangıcın doğuşu, tek bir dünyanın oluşumu olarak da gerçekleşebilecektir. 5000 yıldan daha fazla zamandır, uygarlıklar doğdu, büyüdü ve yok oldu. Ancak Mayalar, ne yazık ki 2012′yi yani 13. Baktoon’u tahmin etmelerine rağmen, o güne şahit olamayacaklardır.

İklim değişiklikleri ile ilgili olan tüm işletmeler, kirliliğin, zehirli gaz salınımının veya böyle bir şeyin varlığını duymak dâhi istememektedirler. Otomobillerin, fabrikaların değişimi yaptıkları kesindir, ancak, sahip olunan gezegeni korumak zorunda olmaları fikri, işlerine gelmemektedir. Mars ve diğer gezegenlerin de sıcaklıkları artmaktadır. Evrensel bir değişimi gerçekleştirdiklerinin farkında olmalarına rağmen, kirletme işlemlerine devam etmektedirler. Astrofizik derecesinde anlaşılmaz pek çok şey vardır. Hiçbir bilim adamı bugün bile, güneşin yapmış olduğu dönüşlerin anlamını bilmemektedir. Hiç kimse bugün bile Mayaların gerçekten neyi kastettiğini bilmemektedir.

Bu da güneşin bilinemezliklerine doğru açılan bir kapıdır. Hiç kimse, 1989 yılında, Kanada’da elektrik sistemlerini yok eden güneşin etkilerini önceden tahmin edemezdi. Dünyanın manyetik etkisi, son iki bin yılın en düşük seviyesine kadar gerilemiştir ve bu son derece korkutucudur.

2012; belki de sembolik bir anlam, galaktik bir anlam taşımaktadır. Yani, dünyanın yok oluşu literatürel olarak değil, sembolik olarak anlaşılabilmektedir. Bu sebepten, antik uygarlıkların tam olarak neyi ifade etmek istediklerini anlamamız zordur. 2012 yılında da, geçmişte değişikliğe uğrayan takvimin başlangıcında İsa, kendini insanlığa ve Hıristiyanlık adı altında kurban etmiştir. İnsanın kendini feda etmesi çok zordur ve tüm insanlığı etkileyen bir faktördür. 2012 yılı için hatırlanacak en önemli şey ise, Maya Takvimi’nin sonu olduğudur, tüm bildiğimiz budur ve 2012 yılında bazı değişikliklerin olabileceğidir.
 
Sorulabilecek soru şudur: 2012 nedir? 2012 için ne yapabiliriz?

Çünkü Mayalar için biten bir dünya, başkaları için yeniden doğuşu ifade edebilmektedir. İnsan düşüncelerinin birleşimi belki de gerçekleşecektir. Negatif olan şeyler, belki de pozitif olan şeylere dönüşecektir. Yahut, bir kurban verilmeyecek, aksine bir lider doğacaktır. Sesi olan, görüntüsü olan bir lider, belki de yeryüzünde yükselecektir.

Kaynak: 2012 Mayan Prophecy and the Shift of the Ages Belgeseli

Category: ,

0 yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Nedir? Kimdir? Bilgilen