Dünyayı Bekleyen Tehlikeler Nelerdir?

Admin | Salı, Eylül 24, 2013 | 0 yorum

Arkadaşlar bu sayfada sizinle dünyayı bekleyen tehlikeler nelerdir, dünyamızı bekleyen önemli tehlikeler hakkında bilgiler içeren ödev konusu anlatımı sunmak istedim.İlköğretim okullarında olsun veya daha yüksek düzez okullarda ödev hazırlığında olanlar için ''Dünyayı Bekleyen Tehlikeler Nelerdir'' hakkında ödev arayanlar için güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum.

Dünyayı Bekleyen Tehlikeler

İnsanlar, nüfusun hızla artması ve çeşitli etkinlikleri nedeniyle, biyosferin dengesini bozabilecek çevre sorunları yaratmaktadırlar. Mesela, nükleer ve teknolojik atıklardan kaynaklanan çevre kirliliği ile yağmur ormanlarının yok edilmesi, Dünya’nın geleceği için çok büyük tehlikelerdir.





KÜRESEL ISINMA
Sera Etkisi Atmosferdeki karbondioksit ile bazı başka gazlar, seraları kaplayan camlar gibi etki yaratmaktadırlar; Güneş ışınlarını içeri bırakmakta, ama yeniden uzaya yansıyacak ısının bir bölümünün içeride kalmasına neden olmaktadırlar. Ancak bu sera etkisi, yeni değildir. Sıcaklığın Yükselmesi Fosil yakıtların yakılması atmosferdeki karbondioksit miktarını arttırarak, fazla ısının dışarı çıkmasını engeller. Bu tür gazları atmosfere bırakmayı sürdürürsek, Dünya’daki sıcaklıklar artarak zaman içerisinde çeşitli sorunlara neden olacaktır.

OZON DELİĞİ
Her ilkbaharda, Antarktika üstündeki ozon tabakasında bir delik açılmaktadır. Böyle bir delik açılmasının en önemli nedeni, atmosfere kloroflüorokarbonlar (CFC’ler) gibi kimyasal maddelerin bırakılmasıdır. Ozon tabakasının incelmesi, daha çok morötesi ışınların Dünya’ya erişmesi, dolayısı ile de deri kanserine yakalananların artması ile ürünlerin zarar görmesi anlamına gelmektedir. ASİT YAĞMURLARI Asit yağmurlarının başlıca nedeni, enerji santralleri, sanayi kuruluşları ve motorlu araçlar tarafından atmosfere bırakılan kükürt ve azottur. Bu maddeler, atmosferdeki su buharı, güneş ışığı ve oksijen ile bir araya geldiklerinde zayıf sülfürik ve nitrik asitler meydana getirirler. Bu karışım yağmur halinde yere düşerek göl ve akarsulara karışırlar. Koşulların bu şekilde olumsuz yönde değişmesiyle, hayvan ve bitki sayısında azalmalar meydana gelir.

DOĞAL DENGENİN BOZULMASI
Böcek ilaçları ve yapay gübrelerdeki gibi kimyasal maddelerin yaygın olarak kullanılması, dünya2nın doğal yapısını bozmaktadır. Mesela, tarımda büyük miktarlarda azot kullanılması bazı tatlı su kaynaklarının kirlenmesi ile sonuçlanmaktadır.

ORMANLARIN PLANLAMASIZ KESİLMESİ
Ormanlar, kereste ve yeni tarım veya sosyal alanlar elde edilmek üzere planlamasız bir şekilde yok edilmektedir. Bu durum biyoçeşitliliği (bitki ve hayvan türlerini) azaltmakta, erozyonlara yol açmakta, doğal dengeye bozmakta ve Dünya’nın normalden fazla ısınmasına neden olmaktadır.

KİRLİ KENTLER
Aşağıdaki çizelgede, Dünya’nın havası en kirli kentlerinden bazılarında havadaki asılı tanecik ( kurum veya duman) oranının Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarını geçtiği gün sayıları görülmektedir.


KENT
STANDARDI GEÇEN GÜN SAYISI
Yeni Delhi, Hindistan
294
Pekin, Çin
272
Tahran, Irak
174
Bangkok, Tayland
97
Madrid, İspanya
60

KAYNAKLARIN ZİYAN EDİLMESİ 
Toplam nüfuslarının daha düşük olmasına rağmen, sanayileşmiş ülkelerin dünya kaynaklarından yararlanma oranı, gelişmekte olan ülkelerden çok daha fazladır. Dünya nüfusunun en zengin %20’si, enerjinin %70’ini, metallerin %75’ini, ağaçların %85’ini ve yiyeceklerin %60’ını tüketmektedir. Üstelik, kaynakların büyük bir kısmı ziyan (telef) edilmekte, tüketim maddelerinin büyükçe bir kısmı çöpe gitmektedir.



Category: ,

0 yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Nedir? Kimdir? Bilgilen