Fatih Sultan Mehmet Zehirlendi mi? Kim Zehirledi? Zehirleyen Yakup Paşa Yahudi mi?

Admin | Çarşamba, Eylül 25, 2013 | 0 yorum





Fatih Sultan Mehmet Zehirlendi mi? Kim Zehirledi? Fatih Sultan Mehmet'i zehirleyen kişinin Yakup Paşa olduğu ve Yakup Paşa'nın da Yahudi olduğu iddaa ediliyor, bunlar doğrumu?


Fatih Sultan Mehmed’in vefatı ile alakalı iki rivayet vardır:

Birinci rivayet; Fatih Sultan Mehmet, 27 Nisan 1481 tarihinde Kapıkulu askerleriyle sefere gitmek üzere Üsküdar’a çıktı. Ancak sefere çıktığında hasta idi. Bir kaç gün Üsküdar karargâhında oturdu. Gebze yakınlarındaki Tekirçayırı veya Hünkârçayırı denilen yere geldiğinde, hastalığı şiddetlendi. Ayağından rahatsızlığı vardı. Bazıları nıkris illeti demektedirler. Hekimler konsültasyon yaptılar. İlacın dozunu arttırdılar. Acı artınca şarâb-ı fariğ (acıyı gideren şerbet) verdiler ve Fâtih Sultân Mehmed bunun üzerine rahmete gitti. Neşrî, Lütfi Paşa, Ali, Solakzâde, Âşıkpaşa-zâde gibi Osmanlı tarihçileri, Fâtih’in zehirlendiğine dair herhangi bir kayıt düşmezler.

İkinci rivayet; Fatih’in zehirlendiğine dair rivayetdir. Bazı tarihçiler, Hekim Yakub Paşa’nın Fâtih’i tedaviye devam ederken, onun vezir olmasından rahatsız olan Karamanî Mehmed Paşa’nın kasıtlı olarak Hekim Larî Acemî’yi devreye soktuğunu, verilen ilaçlar neticesinde fenalaşıp kurtulma ihtimali olmayınca Hekim Yakub Paşa’nın da müdahale etmediğini ve Karamanî Mehmed Paşa ile Hekim Lari Acemî’nin kasden Fâtih’in vefatına sebep olduklarını ifade etmektedirler. Bunlara göre Hekim Yakub Paşa’nın öldürme kasdı mevcut değildir. Tam aksine diğer ikilinin tam bir planı vardır. Hekim Yakub Paşa, başlangıçta Sultânın hekimi olarak göreve başlayınca, Yahudidir ve bir süre Müslüman olmamıştır. Ancak sonradan Müslüman olmuş ve vezirlikle taltif olunmuştur.

Buna karşılık, bazı tarihçiler de, Hekim Yakub Paşa’nın bir Yahudi dönmesi olduğunu ve Fâtih’in İtalya’ya kadar uzanmasından ve İtalyanların veya Venediklilerin ajanı olmasından dolayı, Avrupa’nın böyle bir plan hazırladığını ifade etmektedirler. Bu iki ihtimalde de Fâtih, zehirlenmiş olmaktadır.

Hekim Yakub Paşa’nın II. Bâyezid’in zamanında da aynı görevi devam ettirmesi, hakkındaki ithamların doğruluğunu şüpheye düşürmektedir. Babinger, Hekim Ya’kub’un Venedik’e satılmış bir casus olduğunu iddia ediyorsa da, kaynaklardan hareket ederek böyle bir sonuca ulaşmak zor görünüyor. Gaybı kesin olarak Allah bileceğinden ve elimizde de kesin bir belge olmadığından, sadece Âşıkpaşa-zâde’nin şu tesbitlerini ve iki beytini aktararak bu bahsi kapatıyoruz: ’Hekim Ya’kub kim, vezir oldu, ne kadar Yahudi’nin açı ve devletsizi varsa, Padişahın işine karıştılar". Bu söz, şahsî bir rekabetten de söylenmiş olabilir.

Tabibler şerbeti kim, verdi Han’a -- O Hân içdi şarâbı kana kana.
Ciğerin doğradı şerbet o Hân’ın -- Hemîn dem zârî etdi yana yana.
Dedi niçün bana kıydı tabibler -- Boyadılar ciğeri canı kana.

Âli’nin şu tesbitleri, bizi belli bir sonuca götürecek mahiyettedir:
"Karamam Mehmed Paşa vezir-i a’zam olunca Ya’kub ona hased eyledi. Tam bu sırada Padişah dermansız bir derde tutuldu ve Hekim Ya’kub tedavisini yaparken, Mehmed Paşa Hekîm Lârî’yi tavsiye eyledi. O da tedaviye başladı. Şüphesiz iki ilaç birbirine karşı menfi etki yaptı. Çok zaman geçmeden Sultân Mehmed vefat eyledi. Hekim Ya’kub asrının Sokrat’ı idi.".

Kaynakça : Bilinmeyen Osmanlı

Category:

0 yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Nedir? Kimdir? Bilgilen