H3N2 (Grip) Virüsü Nedir? Belirtileri ve Korunma Yolları Nelerdir?

Admin | Salı, Ocak 07, 2014 | 0 yorum






2014 yılının ilk günlerinden itibaren bütün ülkeyi etkisi altına alan esrarengiz bir grip salgınından bahsediliyor.Bu yeni grip virüsü nedir? H3N2 virüsü denilen virüs nedir, H3N2 virüsünün belirtileri nelerdir, H3N2 virüsünden korunma yolları nelerdir, H3N2 virüsü domuz gribi mi?, H3N2 virüsü nasıl bir virüs gibi pek çok soru neredeyse hepimizin aklında büyük soru işaretleri yaratıyor.son zamanlarda bu yeni virüs yüzünden endişelerimiz yine arttı.

H3N2 (Grip) Virüsü Nedir?
Normal bir grip salgınından daha fazla direnç kıran bu son grip akla kuş ve domuz griplerini getirdi. Fakat uzmanlar bunun H3N2 virüsünden kaynaklanan bir grip olduğunu söylüyor. Doktorlardan bu virüsten ve yol açtığı gripten korunma yolu olarak iyi bir dinlenmeyi şiddetle tavsiye ediyor. Antibiyotik kullanımının bu gripte işe yaramadığını belirten uzmanlar ilk 48 saatin korunma için çok önemli olduğunu söylüyor. Gribe yakalandığınız anda doktora gitmenizde fayda var. Eğer çocuğunuz gribe yakalanmışsa okula göndermeyin. Ve dinlenin. Hapşırırken ağzınızı mendille kapatın.


H3N2 VİRÜSÜNDEN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALIYIZ
Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalı. Eller, sabun ve su ile sık sık yıkanmalı. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalı. Yüzeyler sık sık temizlenmeli. Risk gruplarına grip aşısı uygulanmalı.Gripten korunmak için ellerinizi sık sık sabunla yıkayın. H3H2 belirtileri yüksek ateş, kas ağrıları, halsizlik. ama kesin sonucu konunun uzmanı doktorlar koyabilir. Doktorlar işe, okula gitmemeyi ve toplu kullanılan alanlardan uzak durmayı ve bol su tüketmeyi tavsiye ediyor.


YÜZEYLERİ TEMİZLEYİN
Hastayken, hastalığı bulaştırmamak için mümkün olduğunca diğer insanlarla temas sınırlandırılmalı. Aksırma ve öksürme esnasında burun ve ağız kağıt mendille kapatılmalı ve kullanılan kağıt mendil çöp kutusuna atılmalı. Eller, sabun ve su ile sık sık yıkanmalı. Bulaşma yollarından olan ağız, burun ve gözlere kirli ellerle temas etmekten kaçınılmalı. Yüzeyler sık sık temizlenmeli. Risk gruplarına grip aşısı uygulanmalı.

ASPİRİN KULLANAN ÇOCUKLAR RİSK ALTINDA
Sağlık çalışanları, 65 yaş ve üzerindeki kişiler, yaşlı bakımevi ve huzurevinde kalan kişiler, astım dahil kronik akciğer ve kalp-damar sistemi hastalığı olanlar, şeker hastaları, kronik böbrek yetmezliği olanlar, kan hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar. 6 ay – 18 yaş arasında olup uzun süreli aspirin kullananlar daha çok risk altında bulunuyor.

ANTİBİYOTİK KULLANMAYIN
Antibiyotikler gribi tedavi etmezler bu nedenle hekim tavsiyesi dışında antibiyotik kullanılmamalı. Mevsimsel grip hastalığının yoğunlaştığı bugünlerde gripten korunmada yeterli ve dengeli beslenme ile yeterli istirahatin önemi de unutulmamalı.”

‘DOMUZ GRİBİ OLSA DAHA İYİ’
Prof. Dr. Selim Badur: Grip aktivitesinde bir artış var ancak bu her kış olan ve beklenen bir dönemdir. Mevsimsel grip dediğimiz H3N2 virüsü ve H1N1 virüsü ağırlıklı bir salgın. Ancak biz çoğunlukla incelediğimizde H3N2 virüsünü görüyoruz. Aslında birkaç yıl önce adından söz ettiren ve domuz gribi olarak anılan H1N1 virüsü olsa daha iyi çünkü o daha hızlı geçiyor. H3N2 daha ağır geçiyor. Bu grip virüsü saptananların yüzde 80′inden fazlasında H3N2 virüsüyle karşılaşıyoruz. Yaklaşık 1 hafta istirahat etmek gerekiyor. Antibiyotiklerin maalesef etkisi yok. Antiviral ilaçlar bulguların ortaya çıkmasından itibaren 48 saat içinde kullanılması gerekiyor. Geç kalındığında pek işe yaramıyor. Aşılanmak için de henüz geç değil. Şubat sonuna kadar aşılanma yapılabilir.

‘PİYASADA İLAÇ BULMAK ZOR’
Prof. Dr. Önder Ergönül: İnfluenza A ile karşı karşıyayız. Bu H1N1 ya da H3N2 virüsü olabiliyor. Domuz gribi dendiği zaman insanlara hala çok kötü geliyor ancak domuz gribi aslında hafif bir türdür. Daha geç geçen daha ağır seyreden bir tablo görüyoruz. Aralık başı, ortası gibi başlayan salgın şu sıralar en yüksek seviyeye ulaştı. Giderek sayılar artıyor. Evde istirahat, işe ya da okula rahatsızlık bitmeden dönmemek yayılma hızını da azaltır. Kronik rahatsızlığı olan, kalp hastaları, kanser hastaları, yaşlılar, hamileler mutlaka doktora danışmalı. Yalnız bir sıkıntı da ilacının piyasada pek bulunmaması. Etken madde oseltamivir içeren 3 ilaç şu anda piyasada çok zor bulunuyor. Hastalar boş yere de antibiyotik kullanmamalı.

alıntıdır

Category: ,

0 yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Nedir? Kimdir? Bilgilen