9 Aralık 2017 Cumartesi

Kolera Nedir? Belirtileri Nelerdir? Nasıl Bulaşır ve Tedavi Yöntemleri Nedir?


Önemli bulaşıcı hastalıklardan biri olan kolera nedir? nelirtileri nelerdir, nasıl bulaşır ve kolera tedavisi nasıldır, tedavi yöntemleri nelerdir gibi bilgi veren sayfamızın detayı aşağıdadır...

Kolera, kalabalık ortamlarda yaşayan savaş, yoksulluk ve doğal afetlerden etkilenen topluluklarda kolayca yayılıp ölümlere yol açan bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Kolera, Vibrio cholerae isimli bir bakterinin neden olduğu bağırsak enfeksiyonudur ve hastalığın bulaşma yollarının başında içme suyu ve kirli sularla yıkanmış besinler gelir. Hastalık, ince bağırsaklara tutunarak ishal, karın ağrısı, şişlik ve kusma belirtilerine neden olur.

Aşırı su ve tuz kaybı meydana getirir, bu nedenle saatler içinde ölüme neden olabilir. Kolera tedavisi antibiyotiklerle yapılır. Hastalık kötü hijyen koşullarında salgınlara dönüşebiliyor. Örneğin son yıllarda Suriye’den ülkemize gelen kontrolsüz göç sebebiyle kolera hastalığına yakalanma riski giderek artıyor. Koleranın bulaşma yollarından birisi de taşıyıcı ya da hasta kişilerin dışkılarıdır. Bunlardan yayılan bakteriler vücuda girdikten 6-48 saat sonra hastalık ortaya çıkıyor.

Kolera Nedir? 

Kolera, bağırsağın Vibrio cholerae bakterisi ile enfekte olmasından kaynaklanan akut ishal ile seyreden tehlikeli bir hastalıktır. Dünyada her yıl 3-5 milyon kolera vakası görülmekte ve bunlardan yaklaşık 100 bin kişi ölmektedir. Kolera enfeksiyonu genellikle hafif veya semptom göstermez, ancak bazen şiddetli olabilir. Enfekte kişilerin yaklaşık 10’unda ciddi su ishali, kusma ve bacak krampları ile karakterize ciddi hastalık belirtileri görülmektedir. Bu insanlarda, vücut sıvılarının hızlı bir şekilde kaybedilmesi dehidrasyon ve şoka neden olur. Tedavi edilmediğinde saatler içinde ölüm meydana gelebilir.

Kolera Nasıl Tedavi Edilir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Kolera tedavisi kaybedilen sıvı ve tuzların yerine konması ve antibiyotik kullanımı ile yapılmaktadır. Ağır hastaların tedavisinin hastane ortamında olması gerekir. Göçler ve mülteciler kolera hastalığına yakalanma riskini arttırmaktadır. Hastalık, ince bağırsaklara tutunarak ishal, karın ağrısı, şişlik ve kusma gibi sorunlara neden olmaktadır.Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, kolera halen dünyanın farklı bölgelerinde gelişmekte olan ülkelerde çok önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.

Kolera nasıl bulaşır?

Koleranın bulaşma yollarının başında içme suyu ve kirli sularla yıkanmış besinler geliyor. Taşıyıcı ya da hasta kişilerin dışkılarıyla da başkalarına bulaşan bakteri, vücuda girdikten 6-48 saat sonra hastalık ortaya çıkıyor. Çeşitli hastalık tablolarının bazılarında hastalık aniden kusma ve ishalle başlıyor ve günde 30-40 defaya kadar pirinç suyu görünümünde dışkılama oluşuyor. Hastalar susuzluk nedeniyle hızlı bir şekilde organ yetmezliği aşamasına gelebilir. Bazen 2-3 gün süren hastalık ishal şeklinde görülüp kendiliğinden iyileşebilir, ancak bir süre sonra yine aynı şikayetler ortaya çıkabilir. Bu tip hastalar kolerayı yayan kişiler kategorisinde olduğu için tanılarının konup kısa süre içinde tedavi edilmeleri çok önemlidir.

Koleranın teşhisi ve tedavi yöntemleri hakkında...

Hastanın laboratuvar tanısı konması için dışkının mikroskobik incelenmesi ve kültürü yapılıyor. Özel ortamlarda bakteri üretiliyor ve böylece teşhis ediliyor. Hastalığın tedavisi kaybedilen sıvı ve tuzların yerine konması ve antibiyotik kullanımıyla oluyor. Ağır hastalar ancak hastane ortamında damardan verilen sıvılarla tedavi edilebiliyor.Hastalar, oral rehidrasyon çözeltisi, önceden paketlenmiş şeker ve tuzlar su ile karıştırılarak hastaya büyük miktarlarda içirilir. Bu çözüm dünyada diyare tedavisinde de kullanılmaktadır. Şiddetli vakalar da intravenöz sıvı replasmanı uygulanır. Derhal rehidrasyon uygulandığında kolera hastalarının %99’den fazlası kurtarılır. Antibiyotik uygulaması tedavi başarısını arttırır ve süreyi azaltır. Ancak rehidrasyon kadar önemli değildir. Kolera oluştuğunda ishal ve kusma olan kişilere derhal tıbbi yardım verilir.


Kolera’dan korunmak için ne yapmalı?

Kolera aşısı bulunan bir hastalıktır. Kolera aşısı olunabilir ancak bu aşının koruyuculuğu %50 civarındadır ve etki süresi de 3-5 aydır. Ama salgın dönemlerinde aşılama çok önemlidir. Kolera, taşıyıcı kişilerden bulaştığı için öncelikle taşıyıcıların saptanması ve tedavi edilmeleri gerekir. Bu durumda çevre temizliği ve hijyen çok önemli bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Tuvalet ve kanalizasyonların dezenfekte edilmesi, ellerin sürekli yıkanması, açık su içilmemesi, sadece şişelenmiş ve dezenfekte edilmiş suların içilmesi gerekiyor.Yemek yerken şunlara dikkat edilmesi gerekir. Çiğ sebzeler haşlanmalı, meyveler kendimiz tarafından soyularak yenilmesi gerekiyor. Çiğ gıda ve kabuklu deniz ürünleri yenmemelidir. Kolera mikrobu ısıya dayanıksız olduğu için süt ve sütlü gıdalar kaynatılmadan içilmemeli ve yenmemelidir. Kolera olan hastalar normale döndükten sonra bile 7 gün daha bakteriyi dışkıyla atmaya devam ediyorlar. Bu nedenle bakterinin vücuttan tamamen atıldığını anlamanın yolu, 24 saat ara ile yapılan 2 dışkı kültürünün negatif olması ile ortaya çıkıyor.

Kolera için aşı var mı? Kimler aşı olabilir?

Günümüzde koleradan korunmak için bir kaç aşı bulunmaktadır. FDA, yakın zaman önce, aktif kolera bölgelerine yolculuk eden 18-64 yaşları arasındaki yetişkinler için Vaxchora (liyofilize CVD 103-HgR) adlı tek doz canlı oral kolera aşısını onayladı. Çoğu insan aktif kolera bulaşma alanlarını ziyaret etmediğinden, aşı, Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen çoğu gezgin için rutin olarak önerilmemektedir. Dukoral ve ShanChol, gibi aşılar sadece Dünya Sağlık Örgütü, tarafından uygulanmaktadır. Kolera aşısı hiçbir şekilde korelasyona uğramamaktadır; standart önleme ve kontrol önlemlerinin yerine geçer.
Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder