BİLİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİLİM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ocak 2018 Çarşamba

Uçaklar Ne Kadar Yakıt Tüketir? Yolcu Uçağı Ne Kadar Yakıt Yakar?


Günümüzde otomobil satın almak isteyen ortalama bir insanın en çok ilgilendiği konulardan bir tanesi, yakıt verimliliğidir. Sıradan bir otomobil, 100 kilometrede ortalama 5-10 litre arasında yakıt tüketir. Tabii ki tüketim verilerine etki eden pek çok şey mevcuttur. Yol şartlarından lastiklerin durumuna hatta sürüş tarzına göre yakıt tüketim değerleri farklılık gösterir.
Uçaklar çok hızlı bir ulaşım aracı olduğu için yakıt harcamaları da oldukça fazladır. Daha önceki konumuzda uçakların neden 10 km yükseklikten uçtuğu ile ilgili bilgi vermiştik, şimdi ise bu uçuş sırasında tükettikleri yakıtı inceleyeceğiz. 

Yolcu uçaklarının havalanarak gök yüzünde bu kadar rahat bir yolculuk yaşatmasını uçağa binen her kişi düşünür. Hatta binmeyenler bunu daha sıklıkla düşünür. Peki ya yakıtları?
Uçakların yakıt depoları uçuş yaptıkları uzaklığa göre değişmektedir. Kısa mesafeli uçaklar daha az yakıt deposu hacmine sahipken uzak mesafeli uçuş yapanların daha yüksek hacimli yakıt depoları vardır. 


Örneğin Boeing 747 ve 737 model yolcu uçaklarını inceleyelim. 737 model uçaklar kısa mesafeli uçuşlar yaparken 747 model uçaklar uzun mesafeli uçuşlar yapar. Boeing 737’de iki adet motor varken, 747’de ise dört adet motor bulunmaktadır.



Yakıt depolarına baktığımızda ise 737 26.170 Lt yakıt alırken, 747 216.840 Lt yakıt alır. Depolarının arasındaki bu azami farkın yanı sıra yakıt harcamaları da arasındaki fark da azamidir. 

747 model uçaklar saniyede 4 Lt yakıt tüketirken, 737 model uçaklar saniyede 1,2 Lt yakıt tüketir. 

Uçakların yakıt tüketimi her ne kadar gittikleri uzaklık ile ilgili olsa da ortalama 13 bin km'lik bir uçuşta 747 model bir uçak yaklaşık olarak 150 bin litre yakıt tüketir. 



Yakıt tüketimi ise en çok kalkış anında yapılır. Çünkü uçağın hızlanıp belirli bir hıza ulaşması ve toplam ağırlık ile kalkması uçağın tam gaz çalışması anlamına gelir. 

Bu durumda 747 model bir uçağın harcadığı yakıt saniyede 6-7 litre civarına kadar yükselir. Bu yükselmenin nedeni ise uçağın 178 bin kg olan ağırlığının bu sırada 400 bin kg ağırlığa kadar çıkmış olmasıdır.
Paylaş:

16 Ocak 2018 Salı

Gezegen Nedir? Güneş Sistemi Nedir? Gezegenler ve Özellikleri Nelerdir?


Gezegen Nedir?

Bir yıldızın etrafında dolaşan gök cisimleri gezegen olarak adlandırılır. Güneş Sistemi içerisinde yer alan gök cisimleri gezegen olarak adlandırıldığı gibi, Güneş’ten başka yıldızların çevresinde dolaşan gök cisimleri de birer gezegendir. Gezegenin diğer ismi ise planettir.

Güneş Sistemi Nedir?


Güneşin çekim kuvvetinin etkisiyle gezegenler, gezegenlerin uyduları, kuyruklu yıldızlar ve meteorların yine güneş etrafında birikmesiyle oluşan gök cisimleri topluluğudur.

Günes adini vermis oldugumuz bir yildiz , bu yildizin çevresindeki belirli yörüngelerde bulunan 9 gezegen ve çok sayida küçük gökcisminden olusmaktadir. Günes 

Sisteminde yer alan gezegenlerin isimleri;

  • Merkür 
  • Venüs 
  • Dünya 
  • Mars 
  • Jüpiter 
  • Satürn 
  • Uranüs 
  • Neptün
  • Plüton 

Güneş Sistemindeki Gezegenlerin Özellikleri;

Evrende sayısız yıldız olduğu tahmin edilmektedir. Bu yıldızlar belli galaksilerde yer alır. Güneş Sistemi de Samanyolu Galaksisinin bir elemanıdır. Gezegenlerin özellikleri aşağıda güneşe olan yakınlıklarına göre sıralanmıştır. Güneşe en yakın gezegen Merkür iken, en uzak gezegen Plüton’dur. 

Venüs; Sıcaklık çok yüksetir(400° C). Kalın ve yoğun bir atmosferi vardır. Kendi çevresinde 243 günde, güneş çevresinde 224 günde döner. Yani 1 venüs günü, 1 venüs yılından daha uzundur. Diğer gezegenlerin aksine kendi çevresinde ters yönde döner.

Mars; Sıcaklık düşüktür(-80° C ile -160° C). Atmosferin büyük çoğunluğu karbondioksitten oluşur. Yüzeyi kızıl renkli ve kayalıktır. Kendi çevresindeki dönüşünü 24 saat 37 dakikada, güneş çevresindeki dönüşünü 687 günde tamamlar.

Jüpiter; Güneş sisteminin en büyük gezegenidir. Kütlesi dünyadan 1300 kat daha büyüktür. Tam olarak katı olmayıp gaz ve buz bulutlarından oluşmuştur. Kendi çevresindeki dönüşünü 10 saatte, güneş çevresindeki dönüşünü 12 yılda tamamlar.

Satürn; Sıcaklığı düşüktür(-145). En belirgin özelliği halkalarının olmasıdır. Yoğunluğu sudan az olan tek gezegendir. Yani uygun bir okyanus bulunup Satürn gezegeni içine bırakılacak olsaydı, yüzerdi. Kendi çevresinde 10 saatte, güneş çevresinde 29,5 yılda döner.

Uranüs; Metan gazı içeren atmosferi nedeniyle mavi-yeşil renkli, çok soğuk bir gezegendir(-190° C). Kendi çevresindeki dönüşünü 17 saatte, güneş çevresindeki dönüşünü 84 yılda tamamlar.

Neptün; Güneşten uzak olduğu için sıcaklığı çok düşüktür (-200° C). Kendi çevresindeki dönüşünü 16 saatte, güneş çevresindeki dönüşünü 165 yılda tamamlar.

Plüton; Dünya’dan çok uzakta olduğu için ölçülerini saptamak zordur. Yüzeyinde sıcaklığın -200° C’nin altında olduğu sanılmaktadır. Kendi çevresindeki dönüşünü 248 yılda tamamlar. Son dönemlerde Plütonun gezegen olmadığı söylenmektedir.

  • Gezegenlerin tamamı elips şeklinde bir yörüngeye sahiptir ve tüm gezegenlerin dönüş hızları birbirinden farklı olmakla birlikte bazı gezegenlerin yörüngeleri birbiri ile kesişir.
  • Gezegenler hem kendi ekseni etrafında hem de güneşin etrafında batıdan doğuya doğru dönerler.
  • En küçük gezegen Plüton, en büyük gezegen Jüpiter'dir.
  • Güneş'e en yakın gezegen Merkür, bilinen en uzak gezegen ise Plüton'dur.
  • Dünya'ya uzaklık ve yarıçap olarak en yakın gezegen Venüs'dür Dünya'nın 1, Mars ve Neptün'ün 2, Uranüs'ün 6, Satürn'ün 10 ve Jüpiter'in 12 uydusu vardır.
  • Merkür ve Venüs'ün uydusu yoktur.
  • Gezegenlerin dönüş hızları güneşe olan uzaklıklarına göre ters orantılıdır.

Güneş Sistemindeki Gezegenlerin İsimleri ve Anlamları;

Merkür: Roma döneminde ticaret tanrısı.
Venüs: Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası.
Dünya: Yeryüzü, yer küresi, alem.
Mars: Mitolojide savaş tanrısı.
Jüpiter: Diğer isimleri Müşteri ve Erendiz. Roma tanrılarının en büyüğü.
Satürn: Zühal
Uranüs: Cennet
Neptün: Yunan mitolojisinde deniz tanrısı.


Gezegenlerin Boyutlarının Karşılaştırılması:





Paylaş:

6 Ocak 2018 Cumartesi

Geminid Meteor Yağmuru Nedir? Ne Zaman Başlayacak? İkizler Meteor Yağmuru Nasıl İzlenir?



Geminid Meteor Yağmuru Nedir? 

Diğer meteor yağmurlarının aksine Geminid Meteor Yağmuru bir kuyrukluyıldızın kozmik kalıntıları değildir. 3200 Phaethon adlı asteroid kaynaklıdır. Asteroidler, uzay metaller, kayalık maddeler ve buzdan oluşur. Bilim insanları, Geminid Meteor Yağmuru'na sebep olan olayın, Jüpiter gezegeninin yaydığı ağırık dalgalarının, Dünya'ya her yıl daha çok yaklaşan 3200 Phaethon asteroidini çekmesi sebebiyle oluştuğunu açıklıyor. Geminid Meteor Yağmuru ilk olarak 1880'li yılların ortalarında keşfedilmiştir.


Özellikle Gök bilimleriyle ilgilinenler ve fotoğrafçılar Geminid yani İkizler meteor yağmurunu bekliyorlar. Peki Meteor yağmuru ne zaman ve nasıl izlenebilir?

Meteor yağmurları gök bilimi meraklıları ve fotoğrafçılar için şahane görüntüler sunuyor. Tabii bu etkileyici doğa olayını takip edebilmek için önceden bir miktar hazırlık gerekiyor. 5 Aralık'ta başlayan Geminid yani İkizler meteor yağmuru için de en uygun gözlem gününe geldik.

GEMİNİD METEOR YAĞMURU NE ZAMAN İZLENEBİLİR? 

Gökyüzü 13 Aralık'ı 14 Aralık'a bağlayan gece çarpıcı bir doğa olayına sahne olacak! Aslında 5 Aralık'ta başlayan Geminid meteor yağmurunun en yoğun anları 13 Aralık gecesi ve 14 Aralık sabaha karşı izlenebilecek.

İKİZLER METEOR YAĞMURU NASIL İZLENEBİLİR? 

Bu meteor yağmurunda ay hilal evresinde olacak yani ay ışığı az olacak ki bu atmosfere giren göktaşlarının yanarak sağladığı ışığı görmemize yardımcı olacak. Göktaşlarını en iyi şekilde izlemek için mümkün olduğu kadar şehir ışıklarından uzakta karanlık bir bölge bulmakta (şehir dışı) fayda var. Meteor yağmurunu fotoğraflamak istiyorsanız
gökyüzünün daha geniş bir bölümünü ve daha çok meteouru kadraja alabileceğiniz geniş açılı lensler kullanılması tavsiye ediliyor. Ayrıca ışık az olacağınız mutlaka tripod kullanılması yoksa bir yere sabitlenmesi gerekir. Elde çekim yaparak istediğiniz netliği yakalayamayabilirsiniz.

Geminid Meteor Yağmuru gökyüzünün hangi kısmında gözükecek? 

Geminid Meteor Yağmuru, Gemini takımyıldızının yakınındaki parlak noktadan görünecek. Meteorlar gökyüzünün her kısmında görülecek olsa da doğu tarafına bakmanızda fayda var. Geminid Meteor Yağmuru Dünya'nın her köşesinde izlenebilecek.

Paylaş:

2 Aralık 2017 Cumartesi

Spina Bifida Nedir? Spina Bifida Hastalığı Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri (Açık Omurga Nedir?)


Spina Bifida nedir? (Açık Omurga Nedir?) Spina Bifida hastalığı belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir hakkında bilgilerin yer aldığı sayfamızı inceleyiniz.

Spina Bifida Nedir?

Spina bifida (SB) veya açık omurga, gelişimsel bozukluk nedeni ile vertebra arka elemanlarının kapanmaması ve buna bağlı ortaya çıkan klinik bir tablodur. Spina bifida çocukluk çağı engellilik nedenleri arasında serebral plasiden sonra ikinci sıklıkta görülen bir hastalıktır.

Spina bifida genellikle kalıcı özürlülüğe neden olur ve ömür boyu tedavi süreci devam eder ve iyileşme genellikle görülmez. Türkiye’de doğan 1000 bebekten 3’ünde sipina bifida sorunu görülmektedir.

Spina bifida tipleri veya sınıflandırma...

Spina bifidanın eski sınıflamasında, kapalı sipina bifida ve açık spina bifida olmak üzere iki tipi vardır.

Kapalı spina bifida (SBO) nedir? : Kapalı sipina bifida da arka vertebral elemanlarda kusur, ciltte kıllanma ve benlenme gibi bozukluklar görülür iken, keselenme yoktur.

Açık spina bifida (SBA) nedir? : Açık spina bifida da ise sadece beyin ve omurilik zarlarını (meniksleri) veya meniksler ile birlikte nöral dokuları içeren bir kese bulunmaktadır ve bunlar meningosel ve myelomeningosel olarak isimlendirilir.

Spina bifida neden olur?

Embriyolojik dönemde (hamileliğin 2-6’ıncı haftaları arasında) gelişen nöral plak iki tarafından kıvrılarak kapanır ve nöral tüpü oluşturur. Nöral tüpün kranial kısmından beyin gelişirken, kaudal kısımdan omurilik oluşur. Bu dönemde nöral tüpün kaudal kısmının kapanmasında meydana gelen problemler spina bifida ve diğer omurilik bozukluklarına neden olur.

Spina bifida oluşumunda genetik faktörlerin önemi büyüktür. Spina bifidalı çocukların kardeşlerinde spina bifida görülme oranı normal çocuklara göre 50 kat daha fazladır. İkiz bebeklerde ve ailesinde spina bifidalı hasta olan olgularda da genetik yatkınlık ön plandadır. Genetik yatkınlıkta folat metabolizmasında rol alan genler sorumlu tutulmakta ve bu genlerin üzerinde çalışılmaktadır.

Fakat spina bifida gelişiminde çevresel faktörlerde önemlidir. Bu faktörler arasında hamilelik döneminde karbamazepin gibi, folat metabolizmasını etkileyen ilaçların kullanımı, iyi kontrol edilmemiş diyabet, gebeliğin ilk 3 ayında geçirilen ateşli hastalıklar bu faktörler arasında sayılabilir. Hamilelik öncesi ve hamilelik sırasında folik asit alımının spina bifida görülme oranını azalttığını gösteren çalışmalar vardır. Özellikle genetik yatkınlığı olan hamilelerde folik asit kullanımı önemlidir.

Spina bifida belirtileri nelerdir?


Çocuklarda spina bifida belirtileri
Çocuklarda spina bifida belirtileri

Spina bifidalı bebekler genellikle sırtlarında bir kese ile doğarlar ve omurlarının bir bölgesi bu kesenin içinde kalır. Bel kemiğinde oluşan açıklık doğumdan 36 saat sonra ameliyat ile düzeltilir. Spina bifidalı doğan bebeklerde genellikle beyinde su birikmesi nedeni ile kafalarında büyüme (hidrosefali) olur.

Bu su şant adı verilen bir aletin beyine yerleştirilmesi ile tedavi edilir. Bu sıvı tedavi edilmez ise çocukta zeka sorunları ve epilepsi hastalığı ortaya çıkar. Gövde bacaklardaki sinirler etkilendiği için yürüme problemleri ve şekil bozuklukları ortaya çıkar. Spina bifidalı çocukların idrar ve kakalarını tutan sinirler hasar gördüğü için bu çocuklarda idrar ve kakalarını tutamama sorunu olur.
Gizli spina bifidalı çocuklarda kese dışarıdan belli olmaz. Omurga kemiğinde oluşan açıklık diğer tiplere göre daha azdır ve içindeki sinirsel yapıda bozukluk gelişmemiştir. Bu nedenle diğer tip sipina bifidalı çocuklarda görülen belirtiler bu çocuklarda görülmeyebilir. Fakat ileri yaşlarda idrar kaçırma ya da bel ağrısı gibi problemler ortaya çıkabilir. Bu tip spina bifida genellikle başka bir şey için çekilen filmlerde veya emar filminde rastlantısal olarak ortaya çıkar.

Spina bifidalı hastalarda ortaya çıkan en ciddi sorunlardan biri de mesanenin çalışmamasıdır. Nörojenik mesane olarak bilinen bu durumda idrar torbası (mesane) idrar tutma ve işeme fonksiyonlarını yerine getiremez. Bu hastalarda idrarın geriye kaçışı (böbrek reflüsü veya vezikoüretral reflü) oldukça sık görülür.

Hastalarda bitmeyen ve belli bir zamandan sonra tedavinin fayda etmediği idrar yolları enfeksiyonu sorunu vardır. Bu hastalara zamanında veya uygun tedavi uygulanmaz ise böbrek yetmezliği kaçınılmaz olur.


Kas ve iskelet sistemi ile ilgili problemlerde bel altında yer alan kaslara geçen sinirlerde zedelenmeye bağlı bacaklarda hareketsizlik görülür. Bu hareketsizlik nedeni ile kalça ve uzun kemiklerde şekil bozuklukları meydana gelir.

Bu su şant adı verilen bir aletin beyine yerleştirilmesi ile tedavi edilir. Bu sıvı tedavi edilmez ise çocukta zeka sorunları ve epilepsi hastalığı ortaya çıkar. Gövde bacaklardaki sinirler etkilendiği için yürüme problemleri ve şekil bozuklukları ortaya çıkar. Spina bifidalı çocukların idrar ve kakalarını tutan sinirler hasar gördüğü için bu çocuklarda idrar ve kakalarını tutamama sorunu olur.
Gizli spina bifidalı çocuklarda kese dışarıdan belli olmaz. Omurga kemiğinde oluşan açıklık diğer tiplere göre daha azdır ve içindeki sinirsel yapıda bozukluk gelişmemiştir. Bu nedenle diğer tip sipina bifidalı çocuklarda görülen belirtiler bu çocuklarda görülmeyebilir. Fakat ileri yaşlarda idrar kaçırma ya da bel ağrısı gibi problemler ortaya çıkabilir. Bu tip spina bifida genellikle başka bir şey için çekilen filmlerde veya emar filminde rastlantısal olarak ortaya çıkar.

Spina bifidalı hastalarda ortaya çıkan en ciddi sorunlardan biri de mesanenin çalışmamasıdır. Nörojenik mesane olarak bilinen bu durumda idrar torbası (mesane) idrar tutma ve işeme fonksiyonlarını yerine getiremez. Bu hastalarda idrarın geriye kaçışı (böbrek reflüsü veya vezikoüretral reflü) oldukça sık görülür.

Hastalarda bitmeyen ve belli bir zamandan sonra tedavinin fayda etmediği idrar yolları enfeksiyonu sorunu vardır. Bu hastalara zamanında veya uygun tedavi uygulanmaz ise böbrek yetmezliği kaçınılmaz olur.

Kas ve iskelet sistemi ile ilgili problemlerde bel altında yer alan kaslara geçen sinirlerde zedelenmeye bağlı bacaklarda hareketsizlik görülür. Bu hareketsizlik nedeni ile kalça ve uzun kemiklerde şekil bozuklukları meydana gelir.

Spina bifida anne karnında teşhis edilir mi?

Son yıllarda hamilelik izleminde ultrasonografi önem kazanmıştır. Hamilelik sırasında yapılan ultrasonografi tetkiki ile doğumsal anomalilerin çoğu tanınmaktadır. Nöral tüp defekti olarak tanımlanan bu durumlar gebeliğin 16-20’inci haftaları arasında tanımlanabilir.
Bu tür bir durum saptanmış veya aile öyküsü var ise sipina bifidalı bebek doğma riski olan anne adaylarında ayrıntılı ultrasonografik görüntülemenin yanı sıra, teşhiste kullanılan önemli bir yöntem de alfa-feto protein düzeyinin saptanmasıdır.
Nöral tüp defekti olan olan hastalarda anne karnında bu oran, normal değerlerin oldukça üzerindedir. Anne karnında bu belirtecin varlığı anormalliğin tanınmasında önemlidir. Alfa – feto protein aynı zamanda rahim içi sıvıda da yüksektir.
Kesin teşhisin konulması için ultrasonografide anormallik saptanması ve anne karnında alfa-feto protein değerinin yüksek olması durumunda, rahim iç sıvısı içindeki oranın saptanması için buradan da örnek alınmalı ve patolojik incelemeye gönderilmelidir.

Spina bifida tedavisi ve tedavi yöntemleri


Spina bifida tedavisi
Spina bifida tedavisi


Spina bifidalı hastalarda tedavi uzun sürer ve rehabilitasyon ömür boyu devam eder. Bu nedenle imkan var ise tedavi bu konuda deneyimli merkezlerde devam ettirilmelidir. Spina bifida tedavisinde ekip çalışması önemlidir.


Spina bifida tedavi ekibinin içinde beyin ve sinir hastalıkları cerrahisi, çocuk cerrahisi veya ürolojisi, çocuk nörolojisi, çocuk nefrolojisi, çocuk ortopedisti, çocuk psikiyatristi, fizik tedavi ve fizyoterapisti ve bu konuda deneyimli hemşireler bulunur.

Spina bifida hastaları ameliyat ve bazı tedavi yöntemleri ile mümkün olduğunca normal yaşam sürebilirler. Spina bifidalı hastalar tamamen normal hale gelemeseler de bağımsız yaşayabilirler. Fakat bu hastaların normale yakın yaşam sürmeleri için tıbbi desteğin yanı sıra, toplumsal yaşamda engellerin ortadan kaldırılması da önemlidir.

Spina bifida önlenebilir mi?

Spina bifida günümüzde halen tam olarak önlenememektedir. Son yıllardaki çalışmalar sonucu hamilelikten önce folik asit alımının hastalığı önlemede faydalı olduğu ortaya çıkmıştır. Son yıllarda gelişmiş ülkelerde anne adayları genellikle hamile kalmadan önce folik asit almaya başlamaktadırlar. Çünkü hamile kaldıktan sonra spina bifida oluşumu önlenememektedir.

Bebekte oluşabilecek anomali anne karnındayken saptanır ise aile ve hekim bilgilenmiş olur. Bu sayede bebeğin doğumu için önlemler alınır ve gerekli işlemler yapılır. Bebeğin doğumunun sezaryen ile yapılması çocuğun felç kalmasını ya da felç riskinin şiddetini de azaltır. Çünkü doğumdan sonra bebeğe hemen müdahale etmek gerekir.

kaynak: 
https://www.saglikocagim.net/spina-bifida-nedenleri-ve-tedavisi/
Paylaş:

Kan Grubuna Göre Karakter Analizi ve Kişilik Özellikleri Nedir?


Kan grubuna göre karakter analizi nedir veya kan grubuna göre kişilik analizi nasıl yapılır diyorsanız doğru yerdesiniz.Bu konuda pek çok rivayet, mistik tahmin ve de bazı bilimsel veriler mevcut.Bir de
uzak doğuda Japonlar kan grubundan kişilik analizi yapmak ve değişik kan grupları arasındaki ilişki uyumunu tespit etmek konusunda oldukça yoğun bir çalışma içine girmişler. Hatta bu tespitler halk tarafından o kadar çok benimsemiş ki, bizim burada birbirimize burç sorduğumuz gibi, onlar da orada insanlarla olan uyumları üzerine tahmin yürütmek için birbirlerine kan gruplarını soruyorlarmış. Ülkede, özellikle son yıllarda kan grubundan kişilik analizi üzerine pek çok kişisel gelişim kitabı bile basılmış. Biz de dedik ki şu konuyu bir öğrenelim, mantıklı bir şey miymiş görelim. Ve okuduktan sonra gerçekten de kişiliğinizle belirli paralellikler görmeniz oldukça muhtemel kimbilir...

Kan Grubuna Göre Karakter Analizi ve Kişilik Özellikleri Nedir?

1. Öncelikle Kan Grubuna Göre Karakter ve Kişilik Analizi konunun bilimsel kısmını inceleyelim:




Kan gruplarımız, kırmızı kan hücrelerimizin üzerinde yer alan antijenlerin tipine göre belirlenmektedir. A, B, AB ve 0 sembolleri, hücrelerimizin üzerinde bulunan antijen tiplerini ifade etmektedir. A grubu, A tipi antijen bulunduran; B grubu, B tipi antijen bulunduran; AB her iki antijen tipini de bulunduran ve 0 da antijen bulundurmayan kan grubunu ifade etmek için kullanılmaktadır.






Bu sınıflandırmanın gerekli görülmesinin sebebi ise, bazı kan gruplarının birbirleriyle karışmasının insan sağlığı için ciddi sıkıntılar yaratabiliyor oluşu.

2. Bu sınıflandırmanın gerekli görülmesinin sebebi ise, bazı kan gruplarının birbirleriyle karışmasının insan sağlığı için ciddi sıkıntılar yaratabiliyor oluşu.






Örneğin kan grubunuz 0 ise AB grubundan kan almak, kimi zaman ölüme kadar varabilen ciddi sağlık sorunları yaşanmasına sebep olabilir.

3. 1930 yılına gelindiğinde ise, Japon profesör Takeji Furukawa konuyu tıbbın tekelinden çıkararak, kan gruplarımızın kişiliklerimiz hakkında da pek çok şey söylüyor olabileceğini iddia eden bir makale kaleme almış!

Bu günden sonra da "ketsuekigata" adı verilen bu kişilik analizleri Japon kültürünün kalbine yerleşmiş ve Japon gazete ve dergilerinde, tıpklı batının burç yorumları gibi günlük bir şekilde servis edilmeye başlanmış. Bugün ise kan üzerinden yapılan kişilik analizine dair kitapların çoğu, ülkede bestseller kategorisinde yer alıyor ve kan grubunuza göre size en uygun eş adayını bulan profesyonel çöpçatanlar mevcut...

4. Kan grubunuzun aynı zamanda sağlığınız ve belirli hastalıklara yakalanma olasılığınız hakkında da çok çey söylediği düşünülüyor.






İşin bu kısmı çoğu bilim insanı tarafından da kabul edilmekte ve tıp alanında 20. yüzyılın ortalarından beri de konu üzerine çalışmalar yapılmakta.
Şimdi de gelelim esas meseleye...

İşte kan grubunuza göre, karakter ve kişiliğinizin analizi:

A Grubu

Bilimsel açıklama:






Bir insanın kırmızı kan hücrelerinin üzerinde bulunan antijen tipi, aynı zamanda o insanın vücudunda hangi hormonun ne kadar salgılandığını da anlamamızı sağlıyor. Eğer kan grubunuz A ise, vücudunuzda yoğun miktarda kortizol ismi verilen stres hormonundan salgılanıyor olması muhtemel. Aynı zamanda bu grupla alakalı belirli hastalık riskleri de mevcut: Örneğin 0 ve B gruplarına nazaran %20 oranında daha yüksek mide kanseri riski ve 0 grubuna nazaran %5 daha fazla kalp hastalığı riski. Hep kötü şeyler söylemek olmaz, A kan grubu, sivrisineklerin pek sevdiği bir kan grubu değildir; bu kan grubuna sahipseniz yazlarınız diğerlerine göre daha rahat geçecektir.

Ketsuekigata açıklaması:

Ketsuekigata açıklaması:




En yaygın rastlanan kan gruplarından biri olan A grubu insanları, işbirliğini ve insanlara yardım etmeyi seven, hassas, zeki ve mükemmeliyetçi tiplerdir. İnsanlarla iyi geçinmeyi oldukça önemserler ve bu sebeple çoğu zaman duygularını olduğu gibi açık etmemeyi tercih ederler. Bu durum, onların kimi zaman insan içinde kendilerini rahatsız hissetmelerine ve utangaç ve içe dönük bir yapıya sahip olmalarına sebep olur.
A grubu insanı oldukça gergin ve sabırsız olabilir; ancak kriz zamanlarında sakin kalarak sahip olduğu gücü açığa çıkarma yeteneğine de sahiptir. Sorumluluk bilinci ve çalışma disiplini gelişmiş olduğu için başarılı bir yaşama sahip olma ihtimali yüksektir.
Bu tip, zaman zaman strese bağlı olarak uyku problemleri yaşayabilir. Stres, onların yaşamını oldukça etkileyen durumlardan bir tanesidir. Ayrıca sahip oldukları hassas yapı sebebiyle, en yaratıcı ve sanatçı ruhlu kan grubudur.






B Grubu

Bilimsel açıklama:






Eğer kan grubunuz B ise, 0 kan grubuna göre kalp hastalığına yakalanma riskiniz %11 daha yüksek. Ayrıca Harvard Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmaya göre, kan grubu AB veya B olan kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riskinin daha fazla olduğu ispatlanmıştır.
Bilimsel açıklama:

Ketsuekigata açıklaması:






Dünya nüfusunun 3'te birini oluşturan B grubu insanları, tüm kan grupları arasında en dengeli insanlar olarak kabul edilir. Gündelik işleri halletmek konusunda üstün bir yeteneğe sahip, düşünceli ve hassas insanlardır. Aynı zamanda hırslı ve liderlik kabiliyeti yüksek tipler olan B insanları, yaptıkları planları ve kafaya koydukları işleri en ince ayrıntısıyla düşünür, mantıklı olanın peşinden giderler.
İyi bir konsantrasyon seviyesine ve hedef odaklı düşünme alışkanlığına sahiptirler. Bireyselliklerine düşkün, işbirliği yapmaya çok sıcak bakmayan tiplerdir; her şey onların kurallarına uygun gerçekleşmelidir. Duygularından çok düşüncelerine odaklı oldukları için kimi insanlarca aşırı soğuk ve ciddi bulunabilirler.

AB Grubu

Bilimsel açıklama:






AB kan grubuna sahip olan insanların kalp hastalığına yakalanma oranı, kan grubu 0 olanlara göre %23 oranında daha yüksektir. Ayrıca AB kan grubuna sahip hamile bir kadının, pre-eklampsi adı verilen tansiyon problemlerini yaşaması daha olasıdır.
"Neurology" adlı dergide yayımlanan bir başka ilgi çekici çalışmaya göre ise, AB kan grubuna sahip insanlar diğerlerine göre hafıza, dil ve konsantrasyon konusunda %82 oranında daha çok sıkıntı yaşamaktadır.

Ketsuekigata açıklaması:

Ketsuekigata açıklaması:





En nadir rastlanan kan grubu olan AB'nin insanları oldukça popüler tiplerdir. Kırmızı kan hücrelerinde hem A, hem de B antijenleri bulunduğu için, karakterlerinin bir kısmını bu kan gruplarına ait özellikler oluşturabilir. Örneğin AB insanları hem çekingen, hem de canayakın olabilirler.
AB'lerin belki de en kıskanılası özellikleri, küçük şeyleri kafaya takmayan yapılarıdır. Hareketli ve heyecanlı bir yaşam sürmeyi seven, manevi dünyaları zengin insanlardır.
AB kan grubuna sahip insanlar her ne kadar sorumluluk bilincine sahip, güvenilir insanlar da olsalar, çok fazla soru sorulmasından ve emir verilmesinden hoşlanmazlar ve işleri kendi bildikleri yolla halletmek isterler. Ve son olarak maalesef tıpkı A'lar gibi, onların da çoğu zaman stresle başları derttedir.

0 Grubu

Bilimsel açıklama:






Araştırmalara göre 0 kan grubuna sahip insanların ülsere, koleraya ve çeşitli kas rahatsızlıklarına yakalanma riskleri daha yüksektir. Bununla beraber, pankreas kanserine en ender rastlanan kan grubu da 0'dır. Son olarak, eğer kan grubunuz 0 ise, sivrisinekleri üzerinize çekme olasılığınız, kan grubu A olanların iki katı kadardır.

Ketsuekigata açıklaması:






En sık rastlanan kan gruplarından bir başkası olan 0'ın insanları özgürlüğüne düşkün tiplerdir. Hem liderlik kabiliyetine sahiptirler, hem de yalnızlığı oldukça severler. Öz güvenleri yüksek, cesur insanlardır fakat aynı zamanda insanların düşüncelerine önem vermeyi de ihmal etmezler.
0'lar aynı zamanda sezgileri ve konsantrasyon becerileri kuvvetli tiplerdir ancak çabuk pes etme huyuna sahip oldukları için maalesef pek güvenilir tipler değildirler.
Ancak güvenilmez yapılarının, 0'ların tek olumsuz özelliği olduğunu söylemek kesinlikle yanlış olmaz. Çünkü onlar oldukça enerjik, sosyal, girdiği ortamda ilgi odağı olan tiplerdir ve stresle alakalı çok büyük bir problemleri yoktur. Ancak fiziksel olarak aktif oldukları zaman kendilerini çok daha iyi hissettikleri de bir gerçektir.

5. Kan grupları arasında ilişki uyumluluğu:






Veee son olarak...
Kan grupları arasında ilişki uyumluluğu:
  • A'lar en iyi ilişkiyi A'lar ve AB'lerle yaşarlar.
  • B'ler en iyi ilişkiyi B'ler ve AB'lerle yaşarlar.
  • AB'ler kendileri dahil tüm kan gruplarıyla tatminkar bir ilişki yaşayabilirler.
  • Ve 0'lar en iyi ilişkiyi 0'lar ve AB'lerle yaşarlar.
kaynak:
https://onedio.com/haber/kanindan-suphe-edenler-buraya-japonlardan-kan-grubuna-gore-kisilik-analizi-712863
Paylaş: