Bilgileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2017 Çarşamba

Serenay Sarıkaya Kimdir? Nedir? Nerelidir? Bilgilen




Aşağı yukarı 2008 yılından beri her geöen gün ve ay Türk dizi ve sinema sektöründe basamakları hızla tırmanan Serenay Sarıkaya, aynı zamanda yaşadığı aşklarla da magazin dünyasının dikkatlerini de üzerinde topladı.Oynadığı dizi ve reklam projeleri ile her daim gündemde kalmayı başaran  Serenay Sarıkaya  uzun süre Amerika'da yaşadı ve aynı zamanda ünlü ve yakışıklı oyuncu Kerem Bürsin' le ile yaşadığı aşk ile Türk izleyicisinin sürekli radarında kaldı. Peki Türkiye magazin, dizi ve sinema gündeminden hiç düşmeyen güzel ve seksi oyuncu model Serenay Sarıkaya kimdir?, Serenay Sarıkaya kaç yaşındadır, aslen nerelidir? gibi Serenay Sarıkaya hakkında bilgi dolu Biyografi yazımızın detayları aşağıda...

Serenay Sarıkaya Kimdir? (Biyografisi)

Adı Soyadı: Serenay Sarıkaya
Doğum Tarihi: 1 Temmuz 1991
Nereli: Ankara
Burcu: Yengeç
Kilosu: 54 kg
Boyu: 175 cm
Göz Rengi: Kahverengi
Saç Rengi: Kumral
Eğitim Durumu: Lise Mezunu
Sevgilisi: Kerem Bürsin
Evli mi: Hayır
Eşi:  Yok
instagr Hesabı: www.instagram.com/serenayss
Twitter Hesabı: twitter.com/srnysrkyresmi
Facebook Hesabı:  www.facebook.com/serenaysarikayasayfasi

Serenay Sarıkaya Kısaca Hayatı Hakkında Bilgi


1 Temmuz 1991 tarihinde Ankara’da doğan Serenay Sarıkaya, ilk oyunculuk deneyimini 2006 yılında Şaşkın filmi ile ilk oyunculuk deneyimini yaşadı. 15 yaşında iken katıldığı bir güzellik yarışması dahilinde jüri özel ödülünü alarak dikkatleri üzerine çekti. Ayrıca güzellik yarışmasının yapıldığı yıllarda Plajda isimli sinema filminde rol aldı. 2008 yılında Sinan Çetin’in Peri Masalı dizisi ile dizi filmlerde oynamaya başladı. Yine Sinan Çetin’in limon Ağacı dizisinde ilk olarak başrol oynadı. Bu diziden sonra büyük sükse yapan Adanalı dizisinde oynamaya başladı.

Serenay Sarıkaya, 2010 yılında Miss Turkey yarışmasında ikinci olarak Miss Universe yarışmasında Türkiye’yi temsil etme hakkını kazandı. Bu yıllardan sonra ünü yavaş yavaş Türkiye’ye yayılmaya başlayan Serenay Sarıkaya Lale Devri ve Medcezir dizileri ile ününü üst seviyelere taşımayı başardı. Ayrıca Ejderhanı Nasıl eğitirsin ve Behzat Ç. Ankara Yanıyor filmlerinde rol aldı. Serenay Sarıkaya dizi ve sinema filmlerinde rol alırken aynı zamanda reklam filmleri ile de ön plana çıktı. 2014 yılında ise GQ Türkiye tarafından yapılan yarışmada yılın kadını seçildi. Bunların haricinde Serenay Sarıkaya iki kez Altın Kelebek Ödülü alarak sanat yaşamını taçlandırdı. 

Çocukluk yıllarında Antalya'da yaşayan ve İstanbul'da yaşama fikrinin korkutucu olduğunu da söyleyen Sarıkaya, annesine oyunculuk yapmak istediğini söylemesi üzerine İstanbul'a taşındılar.  Lise eğitimini Antalya Saime Salih Konca Lisesi'nde tamamlayan Sarıkaya, üniversite eğitimi yurt dışında tamamlamak istemiş, ancak üniversite eğitimi almamıştır. Çocukken oyuncu olmayı düşünmeyen Sarıkaya, modellik yapmayı istiyordu. Uzun süre voleybol oynadı ve bir dönem basketbolla ilgilendi. Ayrıca bir sürede tenis oynayan Sarıkaya, kariyeri öncesinde latin danslarıyla da ilgilendi. 15 yaşındayken Çek Cumhuriyeti'nde düzenlenen Avrupa Gençler Güzellik Yarışması'na katılan Sarıkaya, yarışmada jüri özel ödülünü almasının ardından oyunculuk kariyerine başladı.

Serenay Sarıkaya, çekimleri 2013 yılının Mayıs ayında başlayan, Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi isimli dizinin ikinci sinema filmi olan Behzat Ç. Ankara Yanıyor filminde Melisa karakterini canlandırdı. Aynı yıl Amerikan yapımı The OC dizisinden uyarlanan Medcezir dizisinde Çağatay Ulusoy ile birlikte başrolde yer alacağı açıklandı. Senaryosu Ece Yörenç tarafından yazılan ve Ali Bilgin tarafından yönetilen dizide orijinali Marissa Cooper olan Mira Beylice karakterini canlandırdı. 2014 yılında Medcezir'de birlikte rol aldığı Hazar Ergüçlü ile birlikte bir şampuan markasının reklam yüzü oldu.
Aynı yılın mart ayında yönetmenliğini İzlandalı yönetmen Thor'un yaptığı bir reklam filminde yer aldı. Aynı yıl bir giyim markasının yeni reklam yüzü oldu ve iki yıllık bir sözleşme imzaladı. Bu markanın ilkbahar-yaz koleksiyonunun tanıtımı için çekilen reklam filminde dünyaca ünlü Brezilyalı model Francisco Lachowski ile birlikte yer aldı. Aynı yılın eylül ayında yine aynı markanın bir reklam filminde daha yer aldı. Aksiyon sahnelerinin yer aldığı reklam filmi üç günde çekildi. 2015 yılında ise yine aynı markanın ilkbahar-yaz koleksiyonunun tanıtımı için Kerem Bursin ile birlikte kamera karşına geçti. İki oyuncunun aşkı, reklam çekimlerinde başlamıştı. Sarıkaya ve Bürsin'in birlikte şarkıda söylediği reklam filmi izleyicilerden olumlu tepkiler aldı. Reklam filmi çok ses getirince markayla olan sözleşmeleri bu yılda yenilendi.


Serenay Sarıkaya Rol Aldığı (Oynadığı) Diziler ve Fimler


Çi (DURU)                   2017
Fİ (DURU)                   2017
MEDCEZİR (MİRA)       2013
LALE DEVRİ (YEŞİM)    2010
ADANALI (SOFİA)        2008 - 2010
LİMON AĞACI (PERİ)    2008
PARAMPARÇA AŞKLAR  2008
PERİ MASALI               2008

İşte güzel oyuncu Serenay Sarıkaya'nın Resimleri (Fotoğrafları);


Paylaş:

16 Aralık 2017 Cumartesi

Hande Erçel Kimdir? Nereli, Kaç Yaşında? Biyografi Resimleri Hayatı Bilgileri



Son dönemlerde dizi sektörü pek çok genç oyuncuyu bu sektöre kazandırdı. İşte bu genç oyunculardan dikkat çeken isimlerinden tabiri caizse ışığı parlayan genç yeteneklerden olan güzel oyuncu Hande Erçel oldukça popüler. Dans şovuyla gündemin üst sıralarına tırmanan Siyah İnci'nin güzel ve çekici oyuncusu Hande Erçel kimdir? Erçel, kaç yaşında ve nereli? Siyah İnci Dizisi’nin başrol oyuncusu Hande Erçel kimdir? İşte güzel ouyuncu hakkında merak edilenler…Son dönemin popüler dizi oyuncusu Hande Erçel kimdir? Dizi ve film oyuncusu olan Hande Erçel nerelidir ve kaç yaşındadır? İşte sosyal medyanın en çok konuşulan isimlerinden olan Hande Erçel'in biyografisi...

Hande Erçel Kimdir?

Başarılı oyuncu Hande Erçel, 1993 yılında Balıkesir, Bandırma'da dünyaya geldi. Erçel, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nde okuyor. 2015 yılında katılmış olduğu Miss Cilivaliton of the World yarışması katılmıştır. Azerbaycan’da düzenlenen bu yarışmada ikinci olmuştur.

Daha önce Çılgın Dersane Üniversitede ve Hayat Ağacı dizilerinde oynadı. Çılgın Dersane Üniversitede ile ekran macerasına başlayan Hande eylül 2014 sezonunda TRT’de yayınlanan ‘Hayat Ağacı’ dizisiyle tekrar izleyici karşısına çıktı. Genç oyuncu dizide İdil Fırat (Filiz) ve Fikret Kuşkan’ın (Murat) kızları Selen Karahanlı karakterine hayat verdi. Son olarak Siyah İnci Dizisi’nde Tolgahan Sayışman’la birlikte başrol oynamaktadır.

Hande Erçel'in Oynadığı (Rol Aldığı) Diziler

Çalıkuşu
Hayat Ağacı
Çılgın Dershane Üniversitede
Güneşin Kızları
Aşk Laftan Anlamaz
Siyah İnci

Hande Erçel'in Aldığı Ödüller

- Güneşin Kızları adlı dizisi ile "Yıldızı Parlayan Özel Ödülü"
- 42. Pantene Altın Kelebek ödüllerinde bu ödülü
- 42. Pantene Altın Kelebek ödüllerinde en yakışan çift (Ali ve Selin, Güneşin Kızları)
- 3. İTÜ Emös Başarı Ödüllerinde en iyi kadın dizi oyuncusu
- 7. Medya ödüllerinde en iyi çıkış yapan kadın dizi oyuncusu ödülü


Hande Erçel Resimleri - Fotoğrafları;

 


 





Paylaş:

15 Aralık 2017 Cuma

Cushing Sendromu Nedir? - Belirtileri Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Türkiye'de pek fazla bilinmeyen, ancak son zamanlarda ünlü oyuncu yıldız Türkan Şaray ile adını duyduğumuz ve merak ettiğimiz Cushing sendromu nedir, belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?
Cushing Sendromu, Türkan Şoray ile gündeme geldikten sonra ülkemizde çok fazla bilinmediğinden pek çok insan tarafından merak konusu oldu. Az rastlanan ancak ciddiye alınması gerektiğini sonradan anladığımız bu Cushing Sendromu nedir?

Yıllar önce rol aldığı Selvi Boylum Al Yazmalım, Dila Hanım, Sultan Devlerin Aşkı ve daha pek çok filmiyle sevgi ve hayranlık duyduğumuz Yeşilçam'ın efsane yıldızı namıdeğer Türkan Sultan yani Türkan Şoray, ülkemizde az rastlanan ve de pek bilinmeyen bir hastalığa yakalandığını söyledi ve tüm gözler ve meraklar bu hastalığa kilitlendi...

 Cushing Sendromu Nedir?

1932 yılında Harvey Williams Cushing tarafından tanısı ilk kez konmuş olan kortizol hormonunun olağanın üstünde bir düzeyde olduğu durumlarda ortaya çıkan belirtiler bütünüdür. Cushing sendromunun alışılmış nitelikleri kilo artması, obezite, kan basıncının artması (hipertansiyon), ve derinin zayıflaması sonucu oluşan çizgilerdir. Her hastada belirtilerin tümü gözlenmeyebilir.

Belirtilerin ağırlığı ve niceliği hastanın ne denli uzun bir süredir kortizol etkisinde kalmasına bağlıdır. Ancak kimi belirtiler bu durumdan bağımsız, iveğen olarak da gelişebilir. Örneğin, özellikle uyluk kemiğinin baş bölgesinin iveğen doku ölümüne uğraması (akut aseptik nekroz) çok kısa bir süredir hafif izleyen, ya da yıllardır ağır izleyen Cushing sendromlu hastalarda da rastlanabilir. Cushing hastalığı hipofiz bezinin böbreküstü bezini uyaran adrenokortikotrop hormonu (ACTH) fazla ürettiği durumlarda ortaya çıkan bir hastalıktır.

Cushing hastalığı Cushing sendromunun en sık rastlanan nedenidir. Cushing hastalığına hipofiz bezinin fazla büyümesi (hiperplazi) ya da bir tümör neden olur. Cushing hastalığı olan insanlarda çok fazla ACTH bulunur. ACTH bir stres hormonu olan kortizolün üretimini ve salınımını kontrol eder. Yani çok fazla ACTH demek çok fazla kortizol demektir. Gövde fazla kilolu, kol ve bacaklar ince, yüz yuvarlak ve tombuldur. Akne ya da cilt enfeksiyonları, karında, uyluklarda ve göğüste mor çatlaklar, kolay morarabilen hassas bir cilt, ensede yağ toplanması, zayıf kaslar, sırt ağrısı, kemik ağrısı ve kemiklerde hassasiyet gibi belirtileri vardır.

Cushing Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Ülkemizde pek bilinmeyen Cushing sendromu kendini bu belirtilerle gösteriyor. Cushing sendromu'na yakalanmış kişilerde gövde fazla kilolu, kol ve bacaklar ince, yüz yuvarlak ve tombuldur. Akne ya da cilt enfeksiyonları, karında, uyluklarda ve göğüste mor çatlaklar, kolay morarabilen hassas bir cilt, ensede yağ toplanması, zayıf kaslar, sırt ağrısı, kemik ağrısı ve kemiklerde hassasiyet gibi belirtileri vardır.

- Cinsel isteğin, içgüdünün (libido) azalması 100
- Obezite, kilo artması 97
- Yüzün yuvarlak biçimini alması 88
- Aybaşı kanamalarında değişiklik 84
- Kıllanma 81
- Hipertansiyon 74
- Deride bere, ezik 62
- Bitkinlik 62
- Deride çizgiler 56
- Kas gücünde azalma 56
- Damar sertliği 55
-(EKG) değişiklikleri 55
-Sırtta (ense altı) yağ kitlesi 54
- Şişlik ve ödem 50
- Şekere karşı olağan dışı duyarlılık 50
-Kemik erimesi ve kırılmalar 50
- Baş ağrıları 47
-Sırt ağrıları 43
-Yineleyen enfeksiyonlar 25
-Karın ağrıları 21
-Ergenlik sivilceleri ile akne 21
-Kadınlarda kelleşme, saç yitirimi

Cushing Sendromu Tedavi Yöntemleri ve İlaçları

Cushing sendromunun tedavisi vücuttaki artmış kortizol miktarını düşürmeye yöneliktir. En iyi tedavi sebebe yöneliktir. Tedavi şunları içerir: Kortikosteroid kullanımını azaltmak: Cushing sendromunun sebebi eğer uzun süre kortikosteroid kullanımı ise doktorunuz bu semptomları azaltmak için astım, artrit veya diğer durumların tedavisini yeterli düzeyde tutar ak ilaç dozlarını periodik olarak azaltabilirler. Medikal problemlerin çoğunda kortikosteroid olmayan ilaçlar kullanılabilir.

Cerrahi tedavi:
Eğer cushing sendromunun  sebebi tümör ise doktorunuz size cerrahi önerebilir.  Hipofizer tümörler  beyin cerrahisi tarafından çıkarılır. Eğer tümör  adrenal bezlerde, akciğer ya da pankreasda  oluşmussa cerrahi standart ameliyatla ya da bazı vakalarda küçük insizyonlarla  minimal invaziv cerrahi teknik kullanılarak yapılabilir.

Ameliyat sonrasında vücudunuza doğru miktarda kortizol miktarını sağlamak için kortizol replasman ilaçlarına ihtiyacınız olabilir.  Birçok vakada normal adrenal kortizol üretimi geri dönebilir ve doktorunuz kortizol replasman tedavisini kesebilir. Ayrıca bu süreç bir yıldan daha uzun  süreyi alabilir. Bazı örneklerde cushing sendromlu insanlarda normal adrenal fonksiyon asla geri dönmeyebilir ve ömür boyu replasman tedavisine ihtiyaç duyarlar.

Radyasyon tedavisi:
Eğer cerrahi ile hipofizer  tümörün tümü çıkartılamazsa genelde  o kişiye operasyon ile birlikte radyasyon tedavisi verilir. Ek olarak  cerrahi için uygun olmayan adaylar içinde radyasyon kullanılabilir. Radyasyon altı haftalık periyodlarla küçük dozlarda verilebilir  veya  stereotaktik cerrahi ya da gamaknife radyasyon denilen tekniklerle verilebilir.

Cushing Sendromu İlaçları:
Bazı durumlarda cerrahi ve radyasyon tedavisi ile kortizol düzeyleri normale getirilemediginde doktorunuz size ilaç tedavisi verebilir. İlaçlar aşırı kortizol üretimini kontrol ederler (Ketokonazol, mitotan ve metirapon).  İlaçlar çok kötü durumdaki hastalarabelirti ve bulguları iyileştirmek ve cerrahi riskleri azaltmak için kullanılabilir. Bazı vakalarda tümör veya onun tedavisi hipofizer ve
adrenal bezde üretilen diğer hormonların eksikligine neden olabilir ve doktorunuz size bu hormonları yerine koymak için ilaçlar verebilir.

Eğer hiçbir tedavi yöntemi  etkili olmazsa doktorunuz size adrenal bezlerinizin cerrahi ile alınmasını önerebilir. Bu prosedür aşırı kortizol üretimini tedavi edecektir. Ayrıca sizin ACTH düzeyleriniz yüksek kalacaktır.  Bu durum sizin derinizde pigmentasyon artışının sebebi olabilir.Eğer tedavi edilmezse Cushing sendromu ölüme neden olabilir.  Ancak tedavi ile belirti  ve bulgular iyileşir ve kortizol düzeyleri normale gelir.


kaynak: 
http://www.milliyet.com.tr
Paylaş:

10 Aralık 2017 Pazar

Masa Tenisi Nedir? - Nasıl Oynanır? - Kuralları Nelerdir? Bilgileri


Masa tenisi 2 ya da 4 kişi ile oynanan, orta kısmında ağ olan bir masada oynanan bir oyundur. Masa tenisi bir spordur, kuralları tenis sporuna benzer. Masa tenisi raket ve top yardımı ile oynanmaktadır. Geçmişi 1880 yıllara kadar dayanan masa tenisi ülkemizde 1920 yıllarında oynanmaya ve sevilmeye başlamıştır. 1880 yıllarda masa tenisi en çok İngiliz ordusu tarafından oynanırmış, o dönemde şarap şişelerinin mantarlarını top, puro kutularının kapakları da raket olarak kullanılırmış. Şu günlerde profesyonel şekilde masa tenisi ile uğraşan kişiler arasında birçok müsabaka ve yarışma yapılmaktadır.

Masa Tenisi Masası ve Topu Nasıl Olmalıdır?

Masa tenisi oyunu, en az 2 en çok 4 kişi ile oynanmaktadır. Bu oyun karşılıklı olan kişilerin pinpon topunu masaya vurdurmaları ile birbirine atmaları temeline dayanmaktadır. Masa tenisinin oynanması için ilk olarak bu spora özel olarak hazırlanmış olan dikdörtgen bir masaya ihtiyaç bulunmaktadır. Masa tenisi masasının yüzey kısmı koyu renkli ve mat olmalıdır, masanın tüm kenar kısımlarında 2cm genişliği bulunan ve beyaz ile boyanmış olan çizgiler olmalıdır. Ayrıca masanın 4 kişilik oyunlara uygun olması için diklemesine eşit bölen bir çizginin de olması gerekir. Masa tenisine ait olan masanın tam ortadan ikiye ağ yardımı ile bölünmüş olması gerekmektedir. Masa tenisi oyununda kullanılacak olan top 2,7 gr ağırlığında ve 40 mm çapında olmalıdır, topun plastikten yapılmış olması en büyük özelliğidir. Ayrıca masa tenisi topunun turuncu ya da beyaz olması gerekir. Her oyuncu bir tane raket kullanır, raket top ile buluşacağı yüzey kısmı tırtıklı bir lastik ya da sandviç lastik ile kaplı olmalıdır.

Masa Tenisi Oyunun Özellikleri Nelerdir?

Masa tenisi oyununda en önemli detay raketin doğru şekilde tutulmasıdır. Bundan dolayı elin içe dönük veya dışa dönük olması gerekir. Masa tenisi oyununa başlamadan bunun ile alakalı olarak alıştırma yapmak gerekir.Masa tenisi oyununda oynayan kişiler 2’şer servis atar. Dileye değen ve dışarı çıkan her top bir sayı demektir ama hem masaya değen hem de fileye değen toplar tekrar oyna anlamına gelir. 2 kişi ile oynanan masa tenisi oyununda oynanacak olan maç 5 set oynanır ve bu maçta 3 seti alan kişi oyunun galibi olur. 4 kişi ile oynanan masa tenisi oyununda oynanacak olan maç 7 set oynanır ve bu maçta 4 seti alan kişi oyunun galibi olur. Her setin 11 puan olması gerekir, 1 sette 11 puanı toplayan kişi setin galibi sayılır. Her iki kişide 1 sette 10-10 skora sahip olmuş ise, her iki kişi de tek servis kullanma hakkına sahip olur.

Masa Tenisinin Kuralları Nelerdir?

  • Masa tenisinde oyun servis atışı ile başlamaktadır.
  • Bir set 11 sayı ile biter.
  • Her oyuncu 2 tane servis atışı kullanır.
  • İki kişilik maçlarda 5 seti kazanan kişinin kazanması ile sonlanır. 4 kişilik maçlarda 3 kazanan kişinin kazanması ile sonlanır.
  • 10 - 10 sayı eşitliği mevcut ise oyunculardan bir tanesinin öne geçmesi gerekir.
  • Oyuncular her setin bitmesinde karşıda bulunan kişi ile yer değiştirir.
  • İlk sette servis atan oyuncu, sonraki sette karşılayan kişi olur.
Masa Tenisinde Servis Kuralları
  • En düzgün servisi kullanmak için topun vuç içine yerleştirilmesi ve en düzgün şekilde elin açılması gerekir.
  • Servisin masanın gerisinden ve yüzeyinin üst kısmından kullanmak gerekir.
  • Pinpon topunun elden 16 cm kadar yüksekliğe atılması ve top düşerken servis vuruşunun yapılması gerekir.
Masa Tenisinde Sayı Kuralları
Oyuncular aşağıda bulunan durumlarda sayı kazanır.
  • Rakip düzgün bir servis atışında bulunmazsa
  • Rakip düzgün bir karşılama yapmazsa
  • Rakip olan kişi topa iki kez ardı ardına vurursa
  • Rakibin serbest olan eli masaya değerse
  • Rakibin giydiği ya da kolunda olan herhangi bir şey masayı hareket ettirirse
  • Rakibin giydiği ya da kolunda olan herhangi bir şey masaya değerse

Masa Tenisi İle Alakalı Olan Terimler

  • Backhand; raketin dış kısmı ile vurulacak olan vuruştur, tenis sporunda da bu terim mevcuttur.
  • Backspin; pinpon topunun geri dönmesi ile karşı tarafa ulaşmadır.
  • Block; topsin vuruşuna karşılık olarak yapılacak olan bir vuruştur.
  • Rally; topun oyunda gidip gelmesi ile alakalı olan süredir.
  • Kill; sayı alma vuruşudur, bu vuruş öldürücü vuruş olarak bilinir.
  • Footwork; vuruş yapmak için topa yaklaşmada kullanılan ayak hareketleridir.
  • Flat; hızlı giden toptur.
  • Drop Shot; topun karşı tarafa file dibine çok yakın şekilde düşmesidir.


Masa Tenisi Oynamanın Faydaları

  • Masa tenisi insanların terlemesini sağlayan bir spordur, ter yolu ile vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
  • Doğal yollar ile kasların çalışmasına olanak sağlar.
  • Reflekslerin kuvvetlenmesine olanak sağlar ve denge kontrolü sağlar.
  • Akciğer kapasitesini arttırır.
  • Sosyal ilişkileri kuvvetlendirerek, insanların kendilerine olan güvenlerini üst seviyelere çıkartır.
  • Birçok motor hareketini geliştirdiğinden dolayı kişilerde spor dallarına karşı yatkınlık kazandırır.
  • Masa tenisi oynayan kişiler üzerinde yapılmış olan araştırmalarda reaksiyonlara karşı ve ani karar vermede daha iyi oldukları ortaya çıkartılmıştır. Bunun en büyük sebebi oyunda toptaki spiti anlayarak, topun yönünü, hızını anlayarak ve topu analiz ederek hızlı karar verme olayı bulunmaktadır.
  • Hızlı bir şekilde topun gerekli olan durumunun anlaşılması ve analiz edilmesi kişilerin hayata karşı tutumlarının da değişmesine olanak sağlar.
  • Masa tenisi oyunda gerekli olan tüm yetileri kullanan kişilerde ani şekilde karar verme, koordinasyon sağlama, çeviklik üst düzeylere kadar ulaşır.
  • Masa tenisi oyunu kişilere diğer spor dalları ile alakalı olan teknikleri ve detayları öğrenme konusunda pozitif şekilde etki sağlar.
  • Masa tenisinde sakatlık oranı oldukça düşüktür.
  • Masa tenisi her yaşta kişi tarafından kolay bir şekilde oynanabilir.
  • Masa tenisi insanların sezgilerinin kuvvetlenmesine olanak sağlar
  • Masa tenisi zayıflama konusunda etkilidir.
Paylaş:

Basketbol Nedir, Nasıl Oynanır?, Kuralları Nelerdir?, Bilgileri


Basketbol dünya sporları arasında özellikle büyük kitlelere hitap eden spor dalları arasında ikinci sırada yer alan bir takım sporudur.Tabi Amerika Birleşik Devletleri' nde durum biraz barklı tabi, orada Amerikan futbol ve Baseball  ile NBA basketbol ligi belki de kafa kafaya en çok sevilen ve izlenen sporlardan olsa gerek...

Basketbol Nedir?

Basketbol, takımlar halinde elle ve topla oynanan, yüksekliği 3,05 metre olan pota adı verilen çemberden topu geçirerek kazanmaya çalışılan bir takım oyunudur. Tüm dünyada popüler olan bir spor türüdür. İlk olarak 1891 yılında James Naismith tarafından oynatılmıştır. James Naismith’in basketbolu Mayas kabilesinin tlahiotenie oyunundan esinlendiği düşünülmektedir.

Basketbol, ABD’nin Massachusetts eyaletinde, Springfield Genç Erkekler Birliği (YMCA) Eğitim Okulu’nda beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith tarafından 1891’de yapılmıştır. Atlet ve beyzbolculara kış antrenmanı yaptırmak amacıyla geliştirilen bu oyunda amaç, tahtadan yapılmış sepetlere topun sokulmasıydı. İlk oynayış şeklinde, 7 kişilik iki takım arasında 20’şer dakikalık üç devre üzerinden oynanmıştır. Oyunun asıl hedefini sepetler oluşturduğundan, Dr. Naismitih tarafından bu oyuna “sepet topu” anlamına gelen “basket ball” adı verilmiştir.Çocukların bedensel ve ruhsal gelişimi açısından da önemli olan basketbol, takım oyunu olması nedeniyle bireysel ve toplumsal gelişime de etkilidir.

Basketbol, yapılmasından kısa bir süre sonra YMCA’yı (Young Men’s Christian Association / Genç Hristiyan Erkekler Birliği) aşarak bütün okullara, üniversitelere ve hatta semtlerde bulunan jimnastik salonlarına kadar yayılmıştır. Gençlerde bu spora karşı uyanan istek ve heyecanda kulüpleri basketbol şubeleri açıp takımlar kurmaya zorlamış ve böylece basketbol, Amerika’nın en popüler ulusal oyunu haline gelmiştir.

Basketbol Tarihi

Basketbolun Avrupa’daki ilk denemesi, 1893 yılında Paris’in Trevise sokağındaki eski bir jimnastik salonunda yapılmıştır. Daha sonraları, özellikle I. Dünya Savaşı sırasında, basketbolun Avrupa’da yayılmasında Amerikalı askerlerin büyük etkisi olmuştur. Hızla gelişme gösteren basketbol böylece Avrupa’da en gözde sporlar arasında yerini almıştır. Amerika, 1897 yılında erkeklerde, ardından 1900 yılında kadınlar arasında ilk milli basketbol şampiyonalarını düzenleyerek, bu sporu ülke çapında popüler hale getirmiştir. Amerikalılar millî spor olarak benimsedikleri basketbolu, 1904 Yaz Olimpiyatları’nda kulüp takımları arasında maçlar düzenleyerek, Olimpiyat Oyunları’na katılan tüm ülkelere tanıtmışlardır. 1905 yılında dünyanın en büyük spor salonlarından Madison Square Garden, kapılarını basketbola açmıştır.

Uzakdoğu’da da 1913 yılından itibaren karşılaşmalar yapılmaya başlanmıştır. Böylece bu oyun birkaç yıl içinde Kanada, Fransa, İngiltere,Avustralya, Çin ve Hindistan başta olmak üzere, tüm dünya ülkelerine hızla yayılmış, özellikle büyük kentlerdeki geniş spor alanlarında yapılan üniversiteler arası karşılaşmalar, basketbolun seyirlik spor olarak yayılmasında önemli katkılar sağlamıştır. Uluslararası Amatör Basketbol Federasyonu, uluslararası karşılaşmaları yönetmek amacıyla, 20 Haziran 1932’de İsviçre’nin Cenevre şehrinde İsviçre,Yunanistan, İtalya, Portekiz, Arjantin, Romanya ve Çekoslovakya basketbol federasyonlarının işbirliği ile oluşturulmuştur. FIBA her dört yılda bir, Olimpiyat Oyunları’nın düzenlendiği şehirde toplanarak, basketbolu daha çekici hale getirmek için gerekli kural değişikliklerini yapmaktadır.
Avrupa Basketbol Şampiyonası, 1935 yılında başlamış olup, 2 yılda bir düzenlenmektedir. Amatör bir spor dalı olarak basketbol, ilk kez 1936’da Berlin’de düzenlenen Olimpiyat Oyunları’na dahil edilmiştir. 1951 yılında başlayan Erkekler Dünya Şampiyonası’nı 1953’te Kadınlar Dünya Şampiyonası izlemiş, Olimpiyat Oyunları’na basketbol dalında kadınlar ilk kez 1976’da katılmışlardır. Avrupa Ligi ise 1995-96 sezonunda başlamıştır.


Basketbol Nasıl Oynanır?, Kuralları Nelerdir?, Bilgileri

Alan

Basketbol çoğunlukla kapalı salonda oynanır. Dikdörtgen biçimindeki basketbol alanının tabanı sert tahtadan yapılır. Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, FIBAstandartlarına göre 28 m x 15 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarındadır ve çoğunlukla panyalarda cam beyazı plastik kullanılır.Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet bulunur. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, yarıçapı yaklaşık 12,3 cm, ağırlığı 650-700 gramdır.

Basketbol Kuralları

  • Basketbol müsabakaları üç hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. 2. devreden sonra saha değişimi yapılır. Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.
  • Oyun, 10’ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 1’er dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir. Diğer periyotlar arası 2 dakika ara verilir.
  • Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.
  • Oyuncu topla birlikte, top sürme, pas atma, şut atma aktivitelerini yapma hakkına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.
  • Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada, ikisi savunma ve ikiside hücum oyuncusudur.
  • Oyunu bir baş hakem ve iki yardımcı hakem olmak üzere üç hakem yönetir.
  • Eğer bir oyuncu beş faulle oyun dışında kalırsa, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Bir periyotta toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.
  • Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.
  • Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.
  • Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.
  • Oyuncular iki durumda cezalandırılır:
  1. Bireysel kural ihlalleri,
  2. Faul yapılan durumlar.
Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla potanın dibindeki bölüm içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller (itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.
  • Serbest atış hakkı adedi, faulün yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. İki sayılık şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Üç sayılık şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa atışı yapan takıma üç serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki “takım faul” sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, faul yapılan oyuncuya iki serbest atış hakkı verilir. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, centilmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b.) iki serbest atış hakkı verilir. Faul eğer sert bir müdahale ile gerçekleşmişse hakem oyuncuyu oyundan atma cezası verebilir.

Saha ölçüleri

Alanın boyutları değişiklik göstermekle birlikte, ideal boyutlar 28 m x 15 m’dir. Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır. Bu çizginin tam ortasında, orta yuvarlak denen bir daire çizilidir. Basketbol alanının karşılıklı olarak kısa kenar çizgilerinde birer pota bulunur. Pota, kenar çizgisinden 1,2 metre içeridedir ve 1,8 m x 1,2 m boyutlarında bir sac levhadır[1] . Pota üzerinde, yerden 3,05 metre yükseklikte bir sepet vardır. Sepet, 45 cm çapında demir bir çember ile buna asılı, alt kısmı açık, beyaz bir fileden oluşur. Basketbol elle oynanır ve atılan top yukarıdan çembere girip fileden geçerek aşağıya düşünce sayı olur. Basketbol topunun çevresi yaklaşık 75-78 cm, ağırlığı 600-650 gram kadardır.
Paylaş: