FEN ÖDEVLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FEN ÖDEVLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2013 Pazartesi

Sindirim Sistemi Hastalıkları Nelerdir?

Sindirim Sistemi Hastalıkları Nelerdir? Performans ve Proje Ödevi Konusu

Sindirim Sistemi Hastalıkları Nelerdir?

Sindirim sistemi hastalıklarından bazıları şunlardır:
Gastrit : Midenin iç yüzeyindeki mukoza tabakasının iltihaplanması gastrit hastalığına neden olur.
Ülser : Mukoza tabakasının aşınarak yaraların oluşması ise ülsere neden olur. Bu yaralar midede ağrılara neden olur.
Mide Krampı : Stres, üzüntü gibi nedenler mide kaslarında kısa veya uzun aralıklarla ve normalin dışında kasılmalara neden olur. Bu kasılmalar sırasında midede ağrılar oluşur. Buna mide krampı denir.





Siroz : Karaciğer hücrelerinin bozulması ile karaciğer küçülür. Bu durum karaciğerin görevini yapamamasına neden olur. Bu hastalığa siroz denir. Sirozun en önemli nedeni alkollü içeceklerin aşırı kullanımıdır.

İshal : Bağırsak iltihapları, zehirlenmeler ve beslenme bozuklukları ishale neden olur. İshalli hasta dışkı ile birlikte bol miktarda su ve minerali de dışarı atar. Vücudun su ve mineral dengesi bozulur.

Kabızlık : Selülozlu besinlerin yeterince ve düzenli olarak yenmemesi, düzenli tuvalet alışkanlığı edinmemek vb. kabızlık nedenidir. Sık aralıklarla gebe kalmak ve fazla sayıda doğum yapmak da kadınlarda kabızlığa neden olur.
Reflü : Reflü hastalığı mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Asitli mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle, yemek borusunun asitten kendini koruma özelliği yok olur.
Kişinin yaşamında yapacağı bazı düzenlemeler reflü hastalığının ilerlemesini engelleyebilir. Örneğin yatarken vücudun üst kısmı ile başın yüksekte olmasını sağlamalı, yatmadan 2 saat önce besin almamalı, yemeklerden sonra bir süre yatmamalı veya uzanmamalı, sigara ve alkol kullanmamalı, kolalı içecekler, kahve, çikolata, yağlı, acılı, baharatlı yiyeceklerden kaçınmalı, karın bölgesini sıkan kıyafetlerden kaçınmalı, bir defada çok fazla yemek yerine, sık sık ve az miktarda yemek tercih edilmeli ve düzenli spor yaparak ve dengeli beslenerek fazla kilodan korunmalıdır.
Paylaş:

Sindirim Sistemi Organları Nelerdir?





Sindirim Sistemi Organları Nelerdir? hakkında bilgi ve Sindirim Sistemi Organları Performans ve Proje Fen Ödevi


Sindirim Sistemi Organları


Ağız : Besinlerin dişler yardımıyla koparılıp, çiğnenip parçalanarak ve tükürükle ıslatılarak yumuşatıldığı yerdir. Ağızda hem mekanik hem kimyasal sindirim gerçekleşir. Besinlerin mekanik sindirimi, dişler yardımı ile kesilip parçalanarak ve çiğneme ile gerçekleşir. Besinlerden sadece karbonhidratların kimyasal sindirimi ağızda başlar. Bu ise tükürük içinde bulunan tükürük salgısı (amilaz) sayesinde gerçekleşir. Dil ise lokmaları ağız içinde çevirir ve yutağa atar.

Yutak : Ağız boşluğundan sonra gelen kısımdır. Besinlerin ağızdan yemek borusuna iletilmesini sağlar. Ağız ve burun boşluğuyla, yemek ve soluk borusunun birleştiği bir kavşak gibidir. Yutma sırasında küçük dil soluk borusunu kapatarak besinlerin soluk borusuna kaçmasını engeller ve besinler yemek borusuna geçer. Bu sırada solunum kısa bir süre için durur. Yutakta mekanik ve kimyasal sindirim olmaz.

Yemek Borusu : Yutakla mide arasında yaklaşık 20 - 25 cm kadar uzunlukta düz kaslardan yapılmış bir organdır. Yemek borusu kaslarının kasılıp gevşemesi ile besinlerin mideye iletilmesini sağlar. Bu kasların ters yönde kasılması kusmaya neden olur. Yemek borusunda fiziksel veya kimyasal sindirim gerçekleşmez.

Mide : Besinler burada uzun süre bekletilir. Besinlerin mekanik sindirimi midenin kasılıp gevşeme hareketi ile; kimyasal sindirim ise mide özsuyu içinde bulunan mide asidi ve enzimler ile gerçekleştirilir. Böylece besinler parçalanarak küçük moleküller hâline getirilmiş olur. Proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar ve ince bağırsakta sonlanır.

İnce Bağırsak : Yetişkin insanlarda yaklaşık 6 - 8 m uzunluğundadır. Yağların kimyasal sindirimi ince bağırsakta başlar. İnce bağırsağa gelen safra, pakreas özsuyu ile yağların, karbon hidratların ve proteinlerin sindirimi tamamlanır. Besinler ince bağırsakta en küçük moleküllerine kadar parçalanır. Bu moleküllerin ince bağırsaktan kan damarlarına geçmesi olayına emilim adı verilir. ince bağırsak sindirim sistemimizin en uzun bölümüdür. İnce bağırsakların iç yüzeyi villüs adı verilen ince parmak şeklindeki çıkıntılarla kaplıdır. Emilim, villüslerde gerçekleşir. Villüsler ince bağırsaklardaki emilim yüzeyini artırır. İnce bağırsağın mideden sonra gelen başlangıç kısmına oniki parmak bağırsağı denir.

Kalın Bağırsak : Yaklaşık 1,5 m uzunluğundadır. Kalın bağırsak besinlerde kalan su, vitamin ve minerallerin emilerek kana geçirilmesini sağlar. Böylece yararlı maddelerin dışarı atılmasını önler. Besin maddelerinin parçalanmayan bölümleri olan atık maddeleri ise anüse doğru hareket ettirir. İnce bağırsakla kalın bağırsağın birleştiği yere kör bağırsak, kör bağırsağın ucundaki çıkıntıya apandis adı verilir.

Sindirim Sisteminin Yardımcı Organları

Sindirim Sisteminin Yardımcı Organları karaciğer ve pankreas organlarıdır. Bu organlar ürettikleri salgıları birer kanalla ince bağırsağa aktarır.

Karaciğer : Karın boşluğunda, midenin sağ üst kısmında yer alır. Karaciğer vücudumuzun kimya laboratuvarıdır. Karaciğer hücreleri safra adı verilen bir salgı üretir. Yağların kimyasal sindirimi için gerekli bir salgı olan safra, ince bağırsağa gönderilir.

Pankreas : Pankreas öz suyunu salgılar. Pankreas öz suyu proteinlerin, karbonhidratların ve yağların kimyasal sindirimini gerçekleştiren enzimler içerir. Hem sindirim enzimleri hem de hormon salgılayan karma bezdir. Ayrıca insülin ce glukagon hormonları salgılayarak kan şekerini ayarlar.
Paylaş:

Sindirim Sistemi Nedir? Hakkında Bilgi






Sindirim Sistemi Nedir? Sindirim Sistemi Hakkında Bilgiler içeren performans ve proje ödev konusu bu sayfadadır.


 Sindirin Nedir?

Sindirim sistemi tanımına gelmeden önce sindirim kavramını açıklayalım. Büyük moleküllü organik besinlerin, en küçük yapı taşlarına kadar parçalanarak hücrelere geçebilecek hale gelmesine sindirim denir. Sindirim olayı ise sindirim sistemi tarafından gerçekleştirilir.

Sindirim Sistemi Nedir?
Çalışan bir makinenin enerjiye ihtiyacı olduğu gibi insanın da sürekli enerjiye ihtiyacı vardır. insan vücudunun büyümesi, gelişmesi ve yaşlanan dokuların onarılması için çeşitli maddeler gerekir. Bu maddeler besinlerdir.
Besinler; karbonhidrat, protein, yağ, vitamin, su ve mineraller olarak gruplandırılır. Bunlar büyük moleküllü besin maddeleridir. Besinlerden enerji elde edilebilmesi için besinlerin önce kana, sonra da kandan hücrelere geçmesi gerekir.

Fiziksel (Mekanik) Sindirim

Besinlerin çiğneme ve kas hareketleriyle fiziksel olarak küçük parçalara ayrılmasına fiziksel sindirim denir.

Kimyasal Sindirim

Besinlerin bazı salgılar (sindirim enzimleri) yardımıyla parçalanmasına kimyasal sindirim denir. Sindirim sistemi organ ve yapıları tarafından Sindirim Enzimleri salgılanır ve besinlerin sindirimini kolaylaştırır. Enzimler bütün canlılık olaylarında görev alır. Mekanik sindirim kimyasal sindirimi kolaylaştırır. Kimyasal sindirim sonucu, besinlerdeki büyük moleküller enzimlerin yardımıyla kendilerini oluşturan yapı taşlarına ayrılırlar.

SİNDİRİM SİSTEMİNİN GÖREVLERİ

Sindirim sistemi besinleri hücrelerimiz tarafından kullanılabilecek kadar küçük parçalara bölerek kana geçişini sağlamakla görevidir. Yediğimiz besinler sindirim işlemi sonucunda hücrelerimize geçebilecek duruma gelir. Hücrelerimizde enerji verici, yapıcı-onarıcı ve düzenleyici olarak kullanılırlar. Besinlerimizin vücudumuzda yararlı hâle gelebilmesi için değişime uğraması gerekir. Bu değişim sindirimle gerçekleşir. Sindirim büyük moleküllü besin maddelerinin hücrelerimizin kullanabileceği kadar küçük moleküllere dönüştürülmesidir. Yediğimiz bir bisküvi ancak on iki saat içerisinde tam olarak sindirilir. Sindirim sistemi organları ve enzimleri yenilen besinleri fiziksel ve kimyasal olarak değişikliklere uğratacak özelliktedir.

Sindirim Sisteminin Sağlığı

Sindirim sistemimizin sağlığını korumak için başta dengeli ve yeterli beslenmeyi öğrenmemiz ve öyle beslenmemiz gerekir. Vücudumuzun günlük enerji gereksinimini karşılamak, büyümemiz ve gelişmemizin sağlıklı olabilmesi için dengeli ve yeterli beslenmemiz gerekir. Yemek yemek temel ihtiyaçlarımızdandır. Ancak vücudumuz besinlerin ihtiyacımızdan fazla olan kısmını harcayamaz ve bunları yağa dönüştürerek depolar. Depolanan yağlar ise zamanla şişmanlığa sebep olur.

Haftada iki kez hamburger yemek, bir yılda yaklaşık sekiz kilo almaya neden olmaktadır.

Dengeli ve Yeterli Beslenme

Besin maddelerinde bulunan karbonhidrat, yağ, protein, vitamin, mineral ve suyun, ihtiyacımızı karşılayacak oranda ve birlikte alınmasıdır. Stres ile dengesiz ve yetersiz beslenme sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkileyen faktörlerdendir. Lifsi besinleri tüketmek, dengeli ve yeterli beslenmek ise sindirim sistemi sağlığını olumlu etkiler.

Sindirim sistemi sağlığını korumak için dengeli ve yeterli beslenmek dışında:

» Lokmaları iyice çiğnemeli ve yavaş yemeliyiz.
Çok sıcak ve çok soğuk şeyler yiyip içmemeliyiz.
» Yemek sırasında ve yemekten sonra fazla su içmemeliyiz.
» Yemeğe çiğ salata veya taze meyve ile başlamalıyız.
» Fazla tuzlu, baharatlı yemeklerden uzak durmalıyız.
» Sigara içmemeliyiz.
» Ağız ve diş sağlığımızı korumalıyız.
» Asitli ve kafeinli içeceklerden uzak durmalıyız.
» Sindirime yardımcı olmak ve kabızlığı önlemek için öğün aralarında bol su içmeliyiz.
» Yenilen besinlerin temizliğine dikkat etmeliyiz.
» Sofradan tam olarak doymadan kalkmalıyız.
» Et ve süt ürünlerini çiğ olarak tüketmemeliyiz.
» Yemekten sonra bir saat kadar istirahat etmeliyiz.
» Stres ve ruhsal gerginliklerden uzak durmalıyız.

Alkol ve Sigaranın Sindirim Sistemine Etkisi 

Sindirim sistemi alkol ve sigaradan olumsuz olarak etkilenmektedir. Alkol, midenin iç yüzeyini örten tabakayı tahriş ederek gastrite ve kusmaya yol açabilir. Midenin üst bölümüyle yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara sebep olabilir. Alkolün uzun süre kullanılması özellikle B vitaminlerinin ve diğer besinlerin emilimini engelleyebilir. Ayrıca yüksek miktarda tüketilen alkol, karaciğer için önemli bir tehdit oluşturur.

Sindirim sistemi sigara içme alışkanlığıyla da benzer sorunlar yaşayabilir. Sindirim sistemimiz yediğimiz besinlerin sindirilmesini ve bu besinlerin ince bağırsak tarafından emilerek kanımıza geçmesini sağlar. Sindirim sonucu oluşan küçük moleküller dolaşım sistemimiz aracılığıyla hücrelerimize kadar taşınır. Vücudumuz besin maddelerini enerji üretmek, yapım ve onarımını gerçekleştirmek ve faaliyetlerini düzenlemek için kullanır. Vücudumuz bu önemli görevlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu besin maddelerini besin gruplarından sağlar.

Sindirim Sistemi ünitesini tamamladığınızda; Sindirim sistemini oluşturan organları ve yapıları görevleri ile beraber tanıyacak, enzimin kimyasal sindirimdeki işlevini açıklayacak, sindirim sistemi yardımcı organları olan karaciğer ve pankreasın sindirimdeki görevlerini ifade edecek, sindirime uğrayan besinlerin bağırsaklardan kana geçişini açıklayabileceksiniz.
Paylaş:

Hücre Nedir? Konu Anlatımı


Hücre

Hücre Nedir? Konu Anlatımı hakkında bilgi

Hücre Nedir? 





Hücre canlıların yaşam özelliklerinin gerçekleştiği en küçük yapı birimine denir. Hücreler genellikle gözle görülemeyecek kadar küçüktür. İncelenmeleri için mikroskopta büyütülmeleri gerekir. Bir yapraktan küçük bir kesit alarak ışık mikroskobu ile baktığımızda yaprak hücrelerini görebiliriz. Bu hücrelere elektron mikroskobu ile baktığımızda ise hücrelerin organellerini inceleyebiliriz.
Ağaçlardan karıncalara, kuşlara, çimenlere kadar birçok canlının hücrelerden yapılmış olduğunu artık biliyorsunuz. Yaşamlarını tek bir hücre olarak sürdüren bir hücreli canlılar ve çok sayıda hücreden meydana gelmiş çok hücreli canlılar vardır. Örneğin amip, öglena ve terliksi hayvan bir hücreli canlılardandır. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler ve mantarlar ise çok hücreli canlılardır.
Bütün hücreler yapı ve görev yönünden birbirine benzediği halde; bulunduğu canlıya ve gördüğü işe göre farklılıklar gösterirler. Örneğin insandaki kan hücrelerinden alyuvarlar ancak mikroskopla görülebilirken sinir hücreleri 1 metreden uzun olabilmektedir. Yumurta hücresinin şekli yuvarlaktır. Sperm, oval ve kamçılıdır. Derinin üst tabakasındaki hücreler pul şeklinde yassılaşmıştır. Kemik hücreleri ise yıldız şeklindedir.

Hücrenin Keşfi

Robert Hook

Hücre kavramı ilk kez Robert Hooke (Rabırt Huk) tarafından kullanılmıştır. Hook yaptığı basit mikroskopla şişe mantarından aldığı bir kesiti inceleyerek bal peteği gibi gördüğü her boş odacığa hücre adını vermiştir. Aslında şişe mantarı ölü bir yapıda olduğuna göre Hook’un gördükleri canlı hücreler değildi. Daha sonra yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda hücrenin boş bir odacık olmadığı, canlının yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştiren yapıları içerdiği görülmüştür.
Antoni van LeeuwenhoekMikroskopla canlı hücreleri inceleyen ilk kişi ise Antoni van Leeuwenhoek (Anton van Lövenhuk)’tur. Lövenhuk 16.yüzyılda yaşamıştır ve asıl mesleği kumaş alım satımıdır. Kumaşları incelemek için merceklerden yararlanmış, sonra merceklere olan ilgisi giderek artmıştır. Boş zamanlarında mercekleri kullanarak daha çok büyütme yeteneğinde olan ve adına mikroskop denilen bir alet geliştirmiştir. Leeuwenhoek gölden aldığı suyun bir damlasını mikroskobunda incelediğinde kendisini bambaşka bir dünyada bulmuştur. Burada gördüğü çok sayıda küçük bir hücreli canlı onu şaşırtmıştır. Leeuwenhoek’un bu keşfine kadar bir hücreli canlıların varlığından kimsenin haberi yoktu. Mikroskobun bulunuşu ve tek hücreli canlıların keşfi, biyolojide büyük gelişmelere yol açmıştır. Mikroskopların geliştirilmesi ile hücreler daha da ayrıntılı şekilde incelenmiştir.

 Bazı hayvanlarda ise sınır hücreleri bir metreden uzun olabilmektedir.
» Bilinen en küçük hücre bakteriler, en küçük canlı ise virüslerdir.
» Kuşların yumurta sarısı en büyük hücrelerdendir.
Paylaş:

Hücre Bölünmesi Nedir? Performans ve Proje Ödevi





Hücre Bölünmesi Nedir? Performans ve Proje Ödevi hakkında bilgi


Hücre Bölünmesi Nedir?

Hücre bölünmesi canlılar aleminde görülen en önemli biyolojik olaylardan biridir. Bütün hücreler bölünerek çoğalırlar. Hücreler, yapılarına eklenen yeni yapı maddeleri ile hacimce büyürler. Hücre büyürken, hücre zarı genişler, hacmi artar. Ancak hücrenin hacmi, hücre zarından daha hızlı büyür. Bu nedenle hücre, belirli bir büyüklüğe geldiği zaman yaşamını sürdürebilmesi için hücre bölünmesi gerçekleştirir.
Hücre bölünmesi, çekirdeğin kontrolünde gerçekleşir. Hücre belli bir büyüklüğe ulaştığı zaman çekirdekten bölünme emri gelir. Hücre bölünmesi emri geldikten sonra hücre ikiye bölünür.

Tek hücreli canlılarda hücre bölünmesi ile üreme gerçekleşir. Bir hücreli canlılarda hücrenin bölünmesi için önce belli bir büyüklüğe ulaşması gerekmektedir. Tek hücrelilerdeki bu hücre bölünmesi, o türün birey sayısını arttırdığı için aynı zamanda üreme olarak nitelendirilebilir.

Çok hücreli canlılardaki hücre bölünmesi, canlı veya hücreye bağlı olarak yeni hücreler meydana getirmek, doku ve organların büyümesini, gelişmesini, yaşlanan hücrelerin yenilenmesini, yaraların onarılmasını sağlar. Hücre bölünmenin diğer amacı bazı canlılarda yumurta ve sperm gibi eşey hücrelerini oluşturmaktır. Zigot’un oluşması ile eşeyli üreyen canlılarda üreme hücrelerinin oluşumu da özel bir hücre bölünmesi olan mayoz ile sağlanır. (Zigot: Döllenmiş yumurta hücresidir.)

Hücre bölünmesi, bir hücreli canlıların çoğalması, çok hücreli canlıların büyümesi, erkek ve dişi eşey hücrelerinin meydana gelmesi için gerekli bir olaydır. Hücre bölünmesi, büyüme ve yaraların onarılması için vücut hücrelerinde mitoz, üreme organlarında eşey ana hücrelerinden eşey hücreleri oluşurken mayoz olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.
NOT: Ergin bir insanda sinir hücreleri ile gözdeki Retina hücreleri çok özelleştiğinden hiç bölünmezler.

KONU ÖZETİ:
» Hücreler bölünerek çoğalırlar.
» Hücre bölünmesi tek hücreli canlılarda üreme, çok hücreli canlılarda büyüme, gelişme ve yıpranan dokuların onarımını sağlar.
» Eşeyli üreyen canlılarda üreme hücreleri özel bir hücre bölünmesi (mayoz bölünme) sonucu oluşur.
» Hücre bölünme özelliği kazanmadan önce DNA molekülleri çekirdek sıvısının içinde kromatin iplikler şeklinde bulunur.
» Hücre bölünmesi gerçekleşeceği zamana kromatin iplikler eşlenerek kardeş kromatitleri oluşturur.
» Kromatitler kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluşturur. Kromozomlar, canlının kalıtsal özelliklerini belirleyen genleri taşır. Genler, hücre bölünmesi sırasında yavru hücrelere aktarılır.
» Çekirdek hücrenin yönetim ve kalıtım merkezidir. Çekirdeği çıkarılan hücre bir süre sonra ölür.
» Hücrelerde mitoz ve mayoz olmak üzere iki çeşit bölünme görülür. Detaylı bilgiye aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

HÜCRE BÖLÜNMESİ SORULARI VE CEVAPLARI
Sürekli bölünme özelliğine sahip hücreler hangileridir?Kemik iliği hücreleri
Bağırsak epitel hücreleri
Embriyo hücreleri
Epidermis (deri) hücreleri
Belli bir dönem sonunda bölünmeyen hücreler nelerdir?
Sinir hücreleri
Retina hücreleri
Bir hücrenin bölünmesi ve bölünme hızı nelere bağlıdır?
Hücrenin özelliğine
Görevine
Bulunduğu yere
Yaşama süresine
Tek hücreli canlılarda hücre bölünmesi ne işe yarar?Canlının üremesini sağlar.Çok hücreli canlılarda hücre bölünmesi ne işe yarar?
Canlının büyüyüp gelişmesine
Yıpranan dokuların onarılmasına
Ölen hücrelerin yerine yenisinin yapılmasına
Bir hücre ne zaman bölünür?Ancak bölünmesi gerektiği zaman bölünür.
Bir hücre bölüneceği zamanı nasıl biliyor?
Yüzey/hacim oranı bozulduğunda bölünür.
Hücre büyüdükçe çekirdeğin hücreyi yönetmesi zorlaşır ve hücre bölünür.
Hücrenin büyümesi, hücrede sitoplazma miktarının artması ile olur. Hücre büyüdükçe hacmi de artar. Hücrenin hacmi arttıkça, hücre yüzeyi yetersiz kalır. Yani, hücre zarı görevini yerine getiremez duruma gelir ve hücre bölünür.
Eğer hücre kontrolsüz olarak bölünürse ne olur?Bu durumda ortaya kanser dediğimiz hücreler ortaya çıkar.
Bölünme ile oluşan yeni hücreler, tekrardan bölünmeye ne zaman hazır olur?Sitoplazma miktarının artması ve çekirdeğinin yeterli büyüklüğe gelmesi gerekir.
Paylaş:

Mitoz ve Mayoz Bölünme Arasındaki Farklar Nelerdir?





Mitoz ve Mayoz Bölünme Arasındaki Farklar Nelerdir hakkında performans ve proje ödev konusu

Mitoz ve mayoz bölünme arasındaki farklar aşağıdaki tabloda karşılıklı olarak sıralanmıştır.


MİTOZ BÖLÜNME
MAYOZ BÖLÜNME1. Bölünme sonunda iki hücre oluşur.1. Bölünme sonunda dört hücre oluşur.2. Çok hücreli canlıların vücut hücrelerinde görülür.2. Çok hücreli canlıların üreme ana hücrelerinde görülür.3. Canlıların yaşamı boyunca gerçekleşir.3. Canlının üreme dönemi boyunca gerçekleşir.4. Kalıtsal devamlılığı sağlar.4. Kalıtsal çeşitliliği sağlar.5. Kromozomlarda parça değişimi olmaz.5. Kromozomlarda parça değişimi olur.6. Vücudun bütün doku ve organlarında görülür.6. Üreme organlarında görülür.7. Çok hücreli canlılarda büyüme ve gelişmeyi, bir hücreli canlılarda da üremeyi sağlar.7. Çok hücreli canlılarda üreme hücrelerinin oluşumunu sağlar.8. Yeni hücreler kalıtsal olarak birbirinin aynısıdır.8. Yeni hücreler kalıtsal olarak bir birinden farklıdır.9. Çekirdek ve sitoplazma bir kez bölünür.9. Çekirdek ve sitoplazma iki kez bölünür.10. Krossing-over olmaz.10. Krossing-over olma olasılığı fazladır.11. Bölünme sonucu yeni oluşan hücrelerde kromozom sayısı aynı kalmıştır.11. Bölünme sonucu oluşan yeni hücrelerde kromozom sayısı yarıya inmiştir.12. Sinapsis ve tetrat oluşmaz.12. Sinapsis meydana gelir ve tetratlar oluşur.

sanalokulumuz.com
Paylaş:

Hücrenin Temel Kısımları Yapısı ve Görevleri Nelerdir?



Hücre Organelleri ve Organellerin Görevleri

Hücrenin Temel Kısımları Yapısı ve Görevleri Nelerdir?

Biçim ve görev farklılıklarına rağmen tüm hücrelerde üç temel yapı vardır. Bu yapılar dıştan içe doğru hücre zarı, sitoplazma ve çekirdektir. Bitki hücrelerinde hücre zarının etrafında hücre duvarı bulunur. Bu üç temel yapının görevi; Hücrenin büyümesini, gelişmesini ve çoğalmasını sağlamaktır. Şimdi bu bölümleri inceleyelim.


Hücre Organelleri
HÜCRE ZARI
» Hücreyi çepe çevre sararak şekil kazandırır.
» Canlı, esnek ve saydamdır.
» Hücre sitoplazmasının dağılmasını önler.
» Seçici geçirgendir.
» Kendisine gerekli olan maddelerin (besin ve oksijen) girişine, atık maddelerin (karbondioksit vb.) atılmasına izin verir.
» Hem hayvan hem de bitki hücresinde bulunur.
HÜCRE DUVARI (ÇEPERİ)
Hücre duvarı yalnız bitki hücrelerinde bulunur; hayvan hücrelerinde bulunmaz. Hücre zarını çevreleyen cansız bir yapıdır. Yapısında selüloz bulunur. Görevi: Hücreye dayanıklılık sağlamak, hücreyi dış etkilere karşı korumak ve hücrenin sınırını korumaktır.
ÇEKİRDEK
Çekirdek, hücrenin beyni gibi düşünülebilir. Çekirdek hücrenin büyüme, gelişme, bölünme, onarım ve denetim merkezidir. Genellikle hücrenin ortasında yer alır. Çekirdek içerisinde canlının kalıtsal özelliklerini taşıyan ve kromozom adı verilen yapılar bulunur. Çekirdekteki kalıtsal bilgiler hücre bölünmesi ile yeni hücrelere aktarılır. Hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için mutlaka gerekli olan bir yapıdır. Çekirdeği çıkarılan hücre yaşayamaz, bir süre sonra ölür. Birden fazla çekirdeği olan hücreler olduğu gibi çekirdeği olmayan hücreler de vardır.
SİTOPLAZMA
Sitoplazma hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran, içinde yaşamsal olayların gerçekleştiği yumurta akı kıvamında ve yarı saydam bir sıvıdır. Sitoplazmanın ağırlığının yüzde 80 - 95 ini su oluşturur. Canlı, renksiz ve yarı geçirgen yapıya sahiptir.

Organel Nedir
Sitoplazmada bulunan ve hücrenin solunumu, beslenmesi ve boşaltımı gibi yaşamsal olaylarının gerçekleştiği yapılara organel denir. 

Hücre organelleri mitokondri, kloroplast, koful, lizozom, ribozom, sentrozom, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı ve plastitlerdir. Hücre organelleri ve görevleri aşağıda detaylı olarak anlatılmıştır.
Hücre Organelleri
Mitokondri
Mitokondrinin hücredeki görevi, bulunduğu hücre için enerji üretmektir. Oksijeni kullanarak besinlerden enerji elde ederler. Sayıları hücre tipine göre değişir. Örneğin, enerji ihtiyacının fazla olduğu kas ve karaciğer hücrelerinde mitokondri sayısı diğer hücrelere göre daha fazladır. Bölünüp çoğalabilirler.
Hücre Organelleri
Kloroplast
Kloroplast bitkilerin yeşil kısımlarında bulunan, doğadaki tüm canlılar açısından çok önemli görevleri vardır. Kloroplastlar güneş enerjisi, karbon dioksit ve suyu kullanarak kendisinin ve tüm canlıların kullanacağı besin maddesi ve oksijeni üretirler. Bu olaya fotosentez denir. Kloroplastlar fotosentezle yeryüzünde yaşamın devamlılığını sağlar. Hayvan hücrelerinde bulunmaz.
Hücre Organelleri
Koful
Kofulun görevi hücre için fazla olan maddeleri depo etmektir. Daha çok bitki hücrelerinde ve bir hücreli canlılarda bulunur. Hayvan hücrelerinde zaman zaman oluşan ancak kısa sürede kaybolan küçük kofullar görülür. Hayvan hücrelerindekiler küçük, bitki hücrelerindekiler ise büyüktür.
Hücre Organelleri

Lizozom
Lizozomlar büyük tanecikleri, yaşlanmış organelleri taşıdıkları enzimlerle parçalarlar. Genellikle hayvansal hücrelerde bulunur.
Hücre Organelleri
Ribozom
Ribozomlar protein sentezi yapan organellerdir. Endoplazrnik retikulumların üzerinde, çekirdek zarında veya sitoplazmada serbest olarak bulunurlar.
Hücre Organelleri
Sentrozom
Sentrozomlar hücre bölünmesinde görev alan orgenellerdir. Hayvansal hücrelerde bulunur, bitki hücrelerinde bulunmazlar.
Hücre Organelleri
Endoplazmik Retikulum
Endoplazrnik Retikulum hücre içini ağ gibi saran bir yoldur. Görevi madde iletimini gerçekleştirmektir. Ayrıca bazı maddeler depo edilir.
Hücre Organelleri
Golgi aygıtı
Golgi aygıtının görevi salgı üretilmesinde ve depo edilmesini sağlamaktır.
Hücre Organelleri
Plastitler
Bitki hücrelerinde bulunan plastitler üç çeşittir:
1. Kloroplastlar (Açıklamasına yukarıdan ulaşabilirsiniz)
2. Kromoplastlar: Çiçek ve meyvelere sarı, kırmızı ve turuncu renk verir.
3. Lökoplastlar: Renksizdirler. Işık alırlarsa kloroplastlara dönüşürler. Bitkinin besin depo etmesini sağlarlar.
Paylaş: