Yöntemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yöntemleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Aralık 2017 Cuma

Cushing Sendromu Nedir? - Belirtileri Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Türkiye'de pek fazla bilinmeyen, ancak son zamanlarda ünlü oyuncu yıldız Türkan Şaray ile adını duyduğumuz ve merak ettiğimiz Cushing sendromu nedir, belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?
Cushing Sendromu, Türkan Şoray ile gündeme geldikten sonra ülkemizde çok fazla bilinmediğinden pek çok insan tarafından merak konusu oldu. Az rastlanan ancak ciddiye alınması gerektiğini sonradan anladığımız bu Cushing Sendromu nedir?

Yıllar önce rol aldığı Selvi Boylum Al Yazmalım, Dila Hanım, Sultan Devlerin Aşkı ve daha pek çok filmiyle sevgi ve hayranlık duyduğumuz Yeşilçam'ın efsane yıldızı namıdeğer Türkan Sultan yani Türkan Şoray, ülkemizde az rastlanan ve de pek bilinmeyen bir hastalığa yakalandığını söyledi ve tüm gözler ve meraklar bu hastalığa kilitlendi...

 Cushing Sendromu Nedir?

1932 yılında Harvey Williams Cushing tarafından tanısı ilk kez konmuş olan kortizol hormonunun olağanın üstünde bir düzeyde olduğu durumlarda ortaya çıkan belirtiler bütünüdür. Cushing sendromunun alışılmış nitelikleri kilo artması, obezite, kan basıncının artması (hipertansiyon), ve derinin zayıflaması sonucu oluşan çizgilerdir. Her hastada belirtilerin tümü gözlenmeyebilir.

Belirtilerin ağırlığı ve niceliği hastanın ne denli uzun bir süredir kortizol etkisinde kalmasına bağlıdır. Ancak kimi belirtiler bu durumdan bağımsız, iveğen olarak da gelişebilir. Örneğin, özellikle uyluk kemiğinin baş bölgesinin iveğen doku ölümüne uğraması (akut aseptik nekroz) çok kısa bir süredir hafif izleyen, ya da yıllardır ağır izleyen Cushing sendromlu hastalarda da rastlanabilir. Cushing hastalığı hipofiz bezinin böbreküstü bezini uyaran adrenokortikotrop hormonu (ACTH) fazla ürettiği durumlarda ortaya çıkan bir hastalıktır.

Cushing hastalığı Cushing sendromunun en sık rastlanan nedenidir. Cushing hastalığına hipofiz bezinin fazla büyümesi (hiperplazi) ya da bir tümör neden olur. Cushing hastalığı olan insanlarda çok fazla ACTH bulunur. ACTH bir stres hormonu olan kortizolün üretimini ve salınımını kontrol eder. Yani çok fazla ACTH demek çok fazla kortizol demektir. Gövde fazla kilolu, kol ve bacaklar ince, yüz yuvarlak ve tombuldur. Akne ya da cilt enfeksiyonları, karında, uyluklarda ve göğüste mor çatlaklar, kolay morarabilen hassas bir cilt, ensede yağ toplanması, zayıf kaslar, sırt ağrısı, kemik ağrısı ve kemiklerde hassasiyet gibi belirtileri vardır.

Cushing Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Ülkemizde pek bilinmeyen Cushing sendromu kendini bu belirtilerle gösteriyor. Cushing sendromu'na yakalanmış kişilerde gövde fazla kilolu, kol ve bacaklar ince, yüz yuvarlak ve tombuldur. Akne ya da cilt enfeksiyonları, karında, uyluklarda ve göğüste mor çatlaklar, kolay morarabilen hassas bir cilt, ensede yağ toplanması, zayıf kaslar, sırt ağrısı, kemik ağrısı ve kemiklerde hassasiyet gibi belirtileri vardır.

- Cinsel isteğin, içgüdünün (libido) azalması 100
- Obezite, kilo artması 97
- Yüzün yuvarlak biçimini alması 88
- Aybaşı kanamalarında değişiklik 84
- Kıllanma 81
- Hipertansiyon 74
- Deride bere, ezik 62
- Bitkinlik 62
- Deride çizgiler 56
- Kas gücünde azalma 56
- Damar sertliği 55
-(EKG) değişiklikleri 55
-Sırtta (ense altı) yağ kitlesi 54
- Şişlik ve ödem 50
- Şekere karşı olağan dışı duyarlılık 50
-Kemik erimesi ve kırılmalar 50
- Baş ağrıları 47
-Sırt ağrıları 43
-Yineleyen enfeksiyonlar 25
-Karın ağrıları 21
-Ergenlik sivilceleri ile akne 21
-Kadınlarda kelleşme, saç yitirimi

Cushing Sendromu Tedavi Yöntemleri ve İlaçları

Cushing sendromunun tedavisi vücuttaki artmış kortizol miktarını düşürmeye yöneliktir. En iyi tedavi sebebe yöneliktir. Tedavi şunları içerir: Kortikosteroid kullanımını azaltmak: Cushing sendromunun sebebi eğer uzun süre kortikosteroid kullanımı ise doktorunuz bu semptomları azaltmak için astım, artrit veya diğer durumların tedavisini yeterli düzeyde tutar ak ilaç dozlarını periodik olarak azaltabilirler. Medikal problemlerin çoğunda kortikosteroid olmayan ilaçlar kullanılabilir.

Cerrahi tedavi:
Eğer cushing sendromunun  sebebi tümör ise doktorunuz size cerrahi önerebilir.  Hipofizer tümörler  beyin cerrahisi tarafından çıkarılır. Eğer tümör  adrenal bezlerde, akciğer ya da pankreasda  oluşmussa cerrahi standart ameliyatla ya da bazı vakalarda küçük insizyonlarla  minimal invaziv cerrahi teknik kullanılarak yapılabilir.

Ameliyat sonrasında vücudunuza doğru miktarda kortizol miktarını sağlamak için kortizol replasman ilaçlarına ihtiyacınız olabilir.  Birçok vakada normal adrenal kortizol üretimi geri dönebilir ve doktorunuz kortizol replasman tedavisini kesebilir. Ayrıca bu süreç bir yıldan daha uzun  süreyi alabilir. Bazı örneklerde cushing sendromlu insanlarda normal adrenal fonksiyon asla geri dönmeyebilir ve ömür boyu replasman tedavisine ihtiyaç duyarlar.

Radyasyon tedavisi:
Eğer cerrahi ile hipofizer  tümörün tümü çıkartılamazsa genelde  o kişiye operasyon ile birlikte radyasyon tedavisi verilir. Ek olarak  cerrahi için uygun olmayan adaylar içinde radyasyon kullanılabilir. Radyasyon altı haftalık periyodlarla küçük dozlarda verilebilir  veya  stereotaktik cerrahi ya da gamaknife radyasyon denilen tekniklerle verilebilir.

Cushing Sendromu İlaçları:
Bazı durumlarda cerrahi ve radyasyon tedavisi ile kortizol düzeyleri normale getirilemediginde doktorunuz size ilaç tedavisi verebilir. İlaçlar aşırı kortizol üretimini kontrol ederler (Ketokonazol, mitotan ve metirapon).  İlaçlar çok kötü durumdaki hastalarabelirti ve bulguları iyileştirmek ve cerrahi riskleri azaltmak için kullanılabilir. Bazı vakalarda tümör veya onun tedavisi hipofizer ve
adrenal bezde üretilen diğer hormonların eksikligine neden olabilir ve doktorunuz size bu hormonları yerine koymak için ilaçlar verebilir.

Eğer hiçbir tedavi yöntemi  etkili olmazsa doktorunuz size adrenal bezlerinizin cerrahi ile alınmasını önerebilir. Bu prosedür aşırı kortizol üretimini tedavi edecektir. Ayrıca sizin ACTH düzeyleriniz yüksek kalacaktır.  Bu durum sizin derinizde pigmentasyon artışının sebebi olabilir.Eğer tedavi edilmezse Cushing sendromu ölüme neden olabilir.  Ancak tedavi ile belirti  ve bulgular iyileşir ve kortizol düzeyleri normale gelir.


kaynak: 
http://www.milliyet.com.tr
Paylaş:

11 Aralık 2017 Pazartesi

Balgam Nedir ve Balgam Nasıl Sökülür?- Balgam Söktürücü Yöntemleri Nelerdir? Bilgileri


Balgam Nedir ve Balgam Nasıl Sökülür?- Balgam Söktürücü Yöntemleri Nelerdir? Bilgileri

Balgam, hastalık, sigara vb. durumlar sonucunda görülen ve öksürükle beraber dışarı atılan kıvamlı bir maddedir. Normal bir balgam, olgunlaşmamış kan ya da ona en yakın olanıdır. Balgamın bulunduğu yer ise akciğerlerdir. Balgam çıkarmak iyi bir durumdur, çünkü çıkarılmadığı zaman vücudun tıkanmasına neden olabilir. Çıkan balgamın sıklığı, miktarı ve rengi önemlidir. Balgamın rengi, ilgili hastalığın enfekte olup olmadığını göstermektedir. Vücuttaki görevleri ise şunlardır;
  • Mafsalları rutubetlendirir ve besler,
  • Vücuttaki hareket nedeniyle ortaya çıkan kuruluğu giderir,
  • Kan azaldığı zaman vücudu besler ve kana dönüşür,
  • Normal balgam kana dönüşebilir, normal olmayan ise tuzludur,
  • Dışarıya atılan balgam, bir hastalık sonucu ortaya çıkmıştır.
Öksürükle solunum yollarından atılan bir salgı olan balgamın meskeni akciğerlerdir. Genellikle toz tanecikleri, bakteri kolonileri ve akyuvarlardan oluşur. Başlı başına bir hastalık türü değildir, ayrıca solunum yollarında balgam olması normaldir. Eğer rahatsız edecek kadar çoksa ya da rengi değişmişse, herhangi bir hastalığın habercisi olabilir. Balgamın tedavisi için, ilk olarak nedeninin bulunması ve bir hastalıktan kaynaklanıyorsa bu hastalığın tedavisine başlanması gerekir. Balgam kesinlikle yutulmamalı, peçete veya kağıt mendile atılmalı ya da tükürülmelidir.

Balgam Söktürücü Özelliği Olan Gıdalar Nelerdir?

  • Sakız çiğnemek mideyi kuvvetlendirir ve balgamı eritir.
  • Balgam çıkaranlar ve yaşlılar için, bal oldukça etkili bir gıdadır.
  • Limon şurubu balgam yaptırmaz, safrayı söktürür ve sağlığı korur.
  • Balgamı kesmek için hardal tüketilebilir.
  • Kuru üzüm balgamın giderilmesi için etkilidir.
  • Zencefil, sert balgamı yumuşatır.
  • Ebu Cehil karpuzunun etli kısmı fıstık içiyle birlikte yenilebilir. Bu karpuz balgamı söktürmek için çok etkilidir, fakat tohumundan ve kabuğundan uzak durulmalıdır. Çünkü zehirlidir.
  • Balgam çıkaranlar için helva çok faydalıdır.
  • Şeker, karnı yumuşatır ve balgam söktürür.
  • Sinameki, balgamı ve vücuttaki kötü safrayı dışarı atar. Ayrıca kalbi güçlendirir.
  • Çörekotu balgamı kesmeye yardımcı olur.
  • Misvak kullanmak balgamı önler.
  • Balgamın yumuşatılması için kaymak tüketilebilir.
  • Sorgun söğüdünün yağı, yoğun balgamın söktürülmesi için etkilidir.

Bunların dışında, 1 tatlı kaşığı tereyağı ile 1 tatlı kaşığı balı karıştırıp, her gece yatmadan önce tüketebilirsiniz. Bir hafta boyunca bu kürü uygulayabilirsiniz. Ayrıca ılık su, adaçayı ve ıhlamur da balgam söktürücü özelliği olan içeceklerdir. Öksürük ve balgamdan kurtulmak için en iyi yöntemlerden biri de elma çayıdır. Şiddetli öksürüğü geçirmek için 1 adet ince dilimlenmiş elmayı, kabuklarıyla birlikte 1 litre suyun içine atın. Haşlandıktan sonra sıcak olarak içebilirsiniz. Elma kabuklarıyla hazırlanan çay, hem balgam söktürür hem de göğsü yumuşatır. Dilimlediğiniz elmanın içine biraz zencefil, tarçın ve karanfil atın. 10 dakika kadar demlendikten sonra tüketebilirsiniz.

Balgam Söktürücü Bitkiler Hangileridir?

Daha önce de belirttiğimiz gibi, balgamın neden kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. Ancak balgamı çıkarabilmek ve atabilmek için bolca sıvı tüketilmelidir. Balgam söktürücü özelliği olan bitkiler ile sıkıntılarınızı ve şikayetlerinizi azaltabilirsiniz.
  • Antep fıstığı ezilip, balla karıştırılarak yenirse balgamı atmaya yardımcı olur ve öksürüğe iyi gelir.
  • Suyu sıkılmış üzümle birlikte, ısırgan otunun tohumlarını suda kaynatın. Günlük olarak bir çorba kaşığı bu karışımdan için. Bu sayede boğaz yumuşar ve balgam dışarı atılır.
  • Andız otu, doğal bir balgam söktürücüdür. Yarım tatlı kaşığı andız otu kökü doğrayın ve bir su bardağı soğuk suya ekleyin. Karışımı 8 ile 10 saat arasında demleyin ve daha sonra iyice süzün. Her gün sıcak olarak 2 bardak içebilirsiniz.
  • Balgam söktürücü özelliği olan bir başka bitki de anasondur. Anasonu çay gibi demleyip içebilirsiniz.
  • Ayçiçeğinin yapraklarından ve çiçeğinden yapılan çay, balgama karşı etkilidir.
  • Ayrık otunun kökünü kaynatarak çayını yapabilirsiniz. Bu çaydan günde 2 bardak içilebilir.
  • Ciğer otunun kaynatılıp suyunun içilmesi, balgam söktürmeye yardımcı olur.
  • Civan Perçeminin balgam söktürücü özelliği vardır. Günde 1-2 bardak, tatlandırıcı kullanmadan içebilirsiniz.
  • Ihlamur, meyan kökü, ısırgan otu ve zencefil balgam söktürür.
  • Bala tuz atılarak yenilebilir.
  • Boy otunun balgam söktürücü özelliği vardır.
  • Hayıt, ada soğanı, enginar, havuç ve adaçayı balgam söktürür.

Balgam Çıkarma Nedir?

Bronşlar ve trakea’nın iç yüzeyini örten mukozadaki salgı bezlerinden, yaklaşık olarak 100 ml. kadar bir sıvı salgılanır (günlük). Solunum yollarının iç yüzeyini kaplayan mukozanın epitel dokularında titrek tüyler mevcuttur. Bu tüyler, tarladaki başakların rüzgar ile dalgalanması gibi dalgalanır ve mukus salgısını gırtlağa doğru iter. Herhangi bir madde ya da toz solunum yollarına gittiğinde, mukusa takılır ve tüylerin mukusa kazandırdığı akıntıyla gırtlağa kadar taşınır. Gırtlağa gelen mukus, farinkse (yutağa) aktarılır ve buradan yutulur ya da balgam biçiminde tükürülür. Gerek titrek tüyler ve gerekse mukus salgısı, solunum yollarının korunma tedbirleri arasındadır. Solunum yollarında meydana gelen tahrişler ve iltihaplı vakalar, farklı özelliklere sahip balgamların ortaya çıkmasına yol açar.


Balgam Türleri Nelerdir?

Mükö Balgam: Genellikle küçük hava kabarcıkları içerir ve saydam bir balgamdır. İltihabi özellikler taşımayan mükö balgam; akut trakeit, akut bronşit ve bronşial astma gibi hastalıklarda görülür.
Mukopürülan Balgam: İltihabi öğeler taşır ve sarı-yeşilimsi bir renktedir. Tüberküloz, kronik bronşit, akciğer kangreni ve akciğer apsesi gibi hastalıklarda görülür.
Cerahatli Balgam: Tamamen cerahatten oluşan ve kirli sarı renkte olan bir balgam türüdür. Akciğer kangreni ve apsesi, tüberküloz, akciğer lopları arasındaki apseler ve bronşlara fistülize olan akciğer zarları gibi durumlarda görülür.
Pas Renkli Balgam: Akciğerlerde bulunan hava keseciklerine doluşan alyuvarlar, pnömoni (zatürree) durumlarında parçalanırlar ve içi fibrinli, pas renginde bir balgam şeklinde atılırlar.
Seröz Balgam: Sulu, köpüklü ve mukus olmayan bir balgam türüdür. En sık olarak sol kalp yetmezliğinde görülür ve akciğerlerde bulunan ödem sonucu ortaya çıkar. Sol kalp yetmezliği durumunda akciğerlere dolan kan, burada ödem oluşmasına neden olur. Ödemin sıvısı hava keseciklerine ulaşır ve buradan da balgam olarak dışarı atılır. Kan birikmesi sonucu bir miktar alyuvar, hava keseciklerine ödem sıvısıyla birlikte geçer ve parçalanır. Parçalanan alyuvarlar, seröz balgama pembemsi bir görünüm kazandırır.

Balgam Nasıl Sökülür?

Bazı zararlı maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan salgılara balgam adını veriyoruz. Balgam, öksürüğe yol açan bir maddedir, çünkü balgamın dışarıya atılması öksürükle gerçekleşmektedir. Balgamın atılmasını kolaylaştırmak ve bu süreci hızlandırmak için, balgam söktürücü özelliği olan ilaçlara ve bitkilere başvurmak çözüm olabilir. Hangi bitkilerin balgam söktürücü özelliği olduğuna az önce değindik. Ancak bahsettiğimiz uygulamaların bebeklerde kullanılmaması gerekmektedir.

Bebekler İçin Uygulanabilecek Yöntemler Nelerdir?

  • Elma kabukları soyulur ve bir müddet kaynatılır. Hazırlanan çay azar azar içirilir.
  • Adaçayı veya ıhlamur suyu, azar azar verilebilir.
  • Bir miktar çörek otu 1 bardak suda kaynatılır ve ılıdıktan sonra içirilebilir.
  • Havuç suyu içirilebilir.
Bebeklerde de bol sıvı tüketimi balgam atımını kolaylaştırmaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır;
  • 1 yaşından küçük olan bebeklere bal verilmemelidir.
  • 2 yaşından küçük olan bebeklere zencefil verilmemelidir.
  • 6 aylıktan küçük bebeklere sadece anne sütü verilmelidir. Doktorun tavsiyesi dışında farklı yöntemlere başvurmak doğru değildir.
  • Balgam söktürücü ilaçların bebeklerde aşırı kullanılması sonucu mide içi mukoza zarar görür.
Paylaş:

6 Aralık 2017 Çarşamba

Yön Bulma Yöntemleri Nelerdir? Yön Nasıl Bulunur? Kısaca Ödev


Bu sayfada, yön bulma yöntemleri nelerdir, yön nasıl bulunur gibi soruların cevapları yanında, bazı durumlarda çevremizi, aletleri ve doğayı kullanarak yön bulma nasıl yapılır gibi konulara da yer verdik.Nerede olduğumuzu anlatmak, bir yeri bulmak veya bulunduğu yeri tarif edebilmek için yönleri kullanırız. Yön, belli bir noktaya göre, bir yerin bulunduğu taraftır. Evimizin, okulumuzun, mahallemizin hangi tarafta olduğunu, bulunduğumuz noktaya göre yönünü söyleyerek tarif ederiz. Ayrıca, ilimizin, bölgemizin, yurdumuzun, komşularımızın bulundukları yerleri belirtirken de yönlerden yararlanırız.

Yön Bulma Yöntemleri Nelerdir? (Yön Nasıl Bulunur?)

  • 1 – Güneş Metodu
  • 2 – Pusula Metodu
  • 3 – Çubuk Metodu
  • 4 – Camilere Bakarak
  • 5 – Karınca Yuvalarına Bakarak
  • 6 – Mezar Taşlarına Bakarak
  • 7 – Taşlarda ve Ağaçlardaki Yosunlara Bakarak
  • 8 – Geceleri ise Kutup Yıldızı’na Bakarak 

Yönler ikiye ayrılır.

1 - Ana Yönler : Doğu, Batı, Kuzey, Güney
2 - Ara Yönler : Ana yönler arasında kalan yönlere, ara yönler denir. Bunlar;
Kuzeydoğu : Kuzey ile doğu arasında kalan yöndür.
Kuzeybatı : Kuzey ile batı arasında kalan yöndür.
Güneydoğu : Güney ile doğu arasında kalan yöndür.
Güneybatı : Güney ile batı arasında kalan yöndür.

Yön Bulma Yöntemleri Nelerdir?

1 - Pusula ile Yön Bulma
Yön bulabilmek için en doğru ve kolay olan araç pusuladır. Adeta bir cep saatini andırır. Ortada hareket eden bir ibresi bulunur. Bu ibre manyetik alanda hareket etmektedir. İbrenin renkli olan kısmı daima kuzeyi gösterir. Yüz kuzeye döndüğünde arka taraf güney, sağımız doğu ve solumuz batıyı gösterir. Pusulaların üzerinde bulunan harfler genellikle İngilizcedir. Buna göre; N=Kuzey (North), S=Güney (South), E=Doğu (East), W=Batı (West) dır. Değişik pusula tipleri vardır.

2 – Güneşten Faydalanarak Yön Bulma

Güneş, öğle vakti tam tepedeyken, yere diktiğimiz çubuğun gölgesini ölçeriz. Bulduğumuz en kısa gölge uzunluğu, kuzeyi, karşı tarafı da güneyi gösterir. Yüzümüzü kuzeye dönersek, sağ taraf doğuyu, sol taraf da batıyı gösterir.
Diğer bir yöntem de ise br sopa dikilir. Sopanın gölgesi işaretlenir. Bir süre (15-20 dakika) sonra yer değiştiren gölge ucu tekrar işaretlenir. Bu iki işareti birleştiren çizgiye dik doğru Güney - Kuzey eksenidir. Birinci işareti sola ve ikinci işareti sağınıza aldığınızda yüzünüz kuzeye bakmaktadır.
Sabah Güneş doğduğunda, Güneş'e doğru dönüp kollarımızı açalım. Önümüz doğu, arkamız batı, sağımız güney, solumuz da kuzey olur.

(Sağ kolumuzu Güneş'in doğduğu yöne uzatırsak sağ kolumuz doğu, sol kolumuz batı, önümüz kuzey, arkamız ise güney olur.)
( Sol kolumuzu Güneş'in doğduğu yöne uzatırsak sol kolumuz doğu, sağ kolumuz batı, önümüz güney, arkamız kuzey olur.)


3 – Kutup Yıldızı'ndan Faydalanarak Yön Bulma
Yıldızların gökyüzünde birbirlerine göre pozisyonu asla değişmez. Hareket ediyor gibi görünmelerinin tek sebebi dünyanın dönmesidir. Sadece tek bir yıldız hareket etmez: Kutup ya da kuzey yıldızı. Bu yıldız kuzey yarımkürede kuzeyi bulmak için kullanılabilir. Kutup Yıldızı, daima kuzey yönünü gösterir. Bu yıldızı önünüzde görüyorsanız bilmelisiniz ki kuzeye bakıyorsunuz. Bu yıldızı arkanıza aldığınızda ise güneye bakıyorsunuz demektir. Bunu ancak gece hava açıkken yapabiliriz. Kapalı havalarda Kutup Yıldızı ile yön tayini yapmak olanaksızdır.

4 – Karınca Yuvalarından Faydalanarak Yön Bulma
Karınca yuvalarına bakarak yaz mevsiminde yönümüzü bulabileceğimiz bir yöntemdir. Karınca yuvalarının ağzı güneyi gösterir.  Toprak yığını da kuzeyi gösterir.




5-Ağaç ve Taşlardaki Yosunlara Bakarak Yön Bulma:

 
Taşların ve ağaçların yosun tutmuş yüzeyleri daima kuzeyi gösterir.
    
6 – Camilere BakarakCamilerde Mihrab’ın karşısındaki giriş kapısı Kuzey’i gösterir. Minarelerde Şerefe’ye açılan kapılar ( üst kapı ) Güney’e bakar.

Hrıstiyanların ibadet yerleri olan Kiliselerde ise kilisenin çanı, kilisenin batısındadır.
Paylaş:

3 Aralık 2017 Pazar

Basur Nedir? (Hemoroid) Belirtileri Tedavi Yolları Yöntemleri Nelerdir ve Neler İyi Gelir?


Dünya'da ve Ülkemizde pek çoğumuzun sorunu olan basur nedir, belirtileri ve tedavi yolları yöntemleri nelerdir, basura yani halk dilinde hemoroide ne iyi gelir gibi pek çok sorunuza ışık tutacak olan ''Basur Nedir? (Hemoroid) Belirtileri Tedavi Yolları Yöntemleri Nelerdir ve Neler İyi Gelir?'' başlıklı sayfamızda yer alan yazıyı dikkatle okuyunuz...

''Biliyor musunuz? En sık görülen hastalıklardan biridir. Toplumun yarısından fazlasında basur gelişir, genellikle 30 yaşından sonra Hastaların önemli bir kısmı çok uzun bir süre bu hastalıkla karşılaşmasına rağmen çok sonra hekime başvurmaktadır. Dünyada milyonlarca insan bu hastalıktan muzdariptir. Güncel cerrahi tedavi yöntemleri ile bu sorun ağrısız olarak çözümlenebilmektedir.''

Basur Nedir?

Basurlar makat etrafındaki damarsal doku yastıkçıklarıdır. Basurlar bu damarların şişmesi ile
belirginleşir.





Basurların Farklı Tipleri Nelerdir?

Makattaki basurlar iç ve dış olarak ikiye ayrılır.
  • İç basurlar makatın içerisindedir. Siz onların mevcudiyetinden ancak sarkma yaptıklarında,kanadıklarında veya sümüksü akıntı oluşturduklarında haberdar olursunuz. Ağrısız kanama ve dışkılama esnasında ya da sonrasında ele gelen kitle en sık görülen bulgulardır. Doktorunuzun muayenesi ile iç basurunuzun olup olmadığı rahatlıkla anlaşılır.
  • Dış basurlar makatın çıkışındaki küçük kabarcıklardır. Genellikle ağrısızdırlar. Ancak, bu basurlarda kan pıhtısı oluşabilir, bu durumda rengi maviye döner ve şiddetli ağrı yapabilir; diğer zamanlarda ise normal cilt rengindedir. Şikâyetlere sebep olan dış basurlar makatta şişlik, yanma ve ağrıya, nadiren kaşıntıya neden olurlar.

Basurun oluşma nedenleri nelerdir?

Tam olarak nedeni bilinmemekle beraber ayakta kalma pozisyonuna bağlı olarak makat bölgesindeki damarlarda basınç artışı olmakta ve hemoroidlerde genişleme meydana gelmektedir.
Basur oluşmasına katkıda bulunan diğer faktörler;
· Yaş
· Kronik kabızlık ya da ishal
· Gebelik
· Ailesel
· Şişmanlık
· Dışkılama esnasında aşırı zorlama, ıkınma
· Kabızlığı gidermek için aşırı olarak laksatif ya da lavman kullanımı
· Tuvalette gereğinden fazla (3-5 dakikadan fazla) zaman harcama (gazete, dergi, kitap
okuma vb.)
Nedeni her ne olursa olsun anal bölgedeki damarsal yastıkçıklar gerilir. Buradaki damarlar
genişler, incelir ve kanama yapar. Ikınma ve basınç devam ederse, önlem alınmazsa bu yastıkçıklar dışarı çıkarak ele gelen kitle şeklinde kendini gösterir.

Basur şikayetleri nelerdir?

· Dışkılama esnasında kanama
· Dışkılama esnasında ele gelen kitle
· Anal kaşıntı
· Ağrı
· Hassas kitleler

Basurunuz olduğuna emin misiniz?

Çoğu erişkin hasta şikâyetlerinin tabiatı ne olursa olsun, basurlarından yakınırlar. Kanama,
kaşıntı, ağrı, şişlik ya da tahriş olma benzeri yakınmalarınız olduğunda, direkt olarak basurunuz olduğunu düşünmemelisiniz. Muayene için doktorunuza başvurarak, polip, kolit veya kanser gibi daha ciddi bir probleminiz olmadığından emin olmanız gerekir. Makattan kanama olması durumunda mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Kaşıntı şikâyeti nadiren basurlardan kaynaklanmaktadır.

Uygun Tedavi Nedir?

Uygun tedavi hem cerrahi hem de cerrahi dışı tedavi unsurlarını içerir.

Cerrahi Dışı Tedavi

Sıklıkla, beslenme alışkanlığının değiştirilmesi mucizeler yaratır. İlk etapta hastalara beslenme alışkanlıkları ile ilgili tavsiyelerde bulunuruz; bitkisel liflerden zengin, düşük kolesterollü bir diyet ve günde en az beş bardak su içmelerini öğütleriz.

Basurların İlaçla Tedavisi

· Yüksek miktarda lifli gıda alımına ve bol su içmeye özen gösterin. Aynı zamanda, hayvansal yağ alımını azaltmanız gerekir.
· Doktorunuzun da onayını alarak her gün egzersiz yapın. Bu egzersizler tempolu yürüyüş,
bisiklete binmek, koşmak, yüzmek ya da yapmaktan hoşlandığınız ve doktorunuzun
onayladığı herhangi bir aktivite olabilir.
· Dışkılama ihtiyacınızı günde bir kez sabahları giderin. Her yanlış uyarıda tuvalete gitmeyin.
· Dışkılama esnasında aşırı ıkınmaktan kaçının, çünkü aşırı ıkınma ile makatı gereksiz yere zorlarsınız ve bu basura bağlı şikâyetlerinizde artmaya neden olur.
· Basurların olduğu bölgeye doktorunuzun yazdığı bir pomat uygulayabilir ya da fitil
kullanabilirsiniz.
· Gün içerisinde 10’ar dakikalık ılık suya oturma banyoları şikâyetlerinizi azaltacaktır.
Bu önlemlerle 2 ile 7 gün arasında şikayetleriniz azalacaktır. 4-6 hafta içinde de ele gelen
meme küçülecektir. Şiddetli ve devamlı bir ağrınız varsa tromboze hemoroid (kan pıhtısı
oluşması) gelişmiş olabilir. Bu nedenle hekiminize başvurursanız lokal anestezi altında
müdahale ile sizi rahatlatacaktır.

Bantlama (Ligasyon) -Dışarı doğru çıkmış iç hemoroidlerin tedavisinde lastik band (rubber band) tedavisi oldukça etkilidir. Basur pakesinin yukarısına yapılan lastik band uygulaması ile buranın kanlanması kesilir ve birkaç gün içinde bu pake söner, band düşer. 1-2 hafta içinde hastanın şikayetleri geriler. Bu yöntemi bazen tekrarlamak gerekebiir.

Dağlama (Koagülasyon) -Bir ışık kaynağı kullanılarak, basur pakesinin yukarısında küçük bir yanık oluşturulur, bu şekilde basurun kanaması engellenir ve normal boyutuna küçülmesi sağlanır. Kanamalı hemoroid pakelerinde kullanılmaktadır. Dışarı sarkanlara uygulanmamaktadır.
Enjeksiyon -Bu işlemde şişmiş basurun yukarısına onu küçültmek için bir sıvı enjekte edilir, daha çok kanayan ancak makattan dışarı sarkma yapmayan basurlarda etkilidir. İşlemin iki üç yılda bir tekrarlanması gerekebilir.

Bu tedavi yöntemleri sadece iç basurlar için kullanılır. Dış basurların tedavisinde kullanıldıkları takdirde şiddetli ağrıya sebep olurlar.

Cerrahi tedavi

İleri derecede büyümüş basurlar genellikle yukarıda anlatılan, poliklinikte uygulanabilen
yöntemlere yanıt vermezler.

· Dış basurda şiddetli ağrıyla birlikte kan pıhtısı (trombüs) olması,
· Band uygulama yöntemine yanıt vermeyen iç basurlar,
· Makattan dışarı çıkmış ve de içeri yerleştirilemeyen basur durumlarında,
· Sürekli basur pakelerinden kanamalarının olması durumunda cerrahi tedavi gerekir.
Hemoroidal hastalık özel ya da klasik aletlerle kanayan ve dışarı doğru sarkmış pakelerin kesip çıkarılarak veyahut da stapler yöntemi ile olması gereken yere asılması ile tedavi edilir. Bu cerrahi işlemler hastanede yatmaya gerek olmadan, lokal anestezi altında, birkaç günlük ev istirahatı ile uygulanabilmektedir. Lazer yöntemlerinin Standard cerrahi yöntemlere belirgin bir avantajı yoktur. Lazer cerrahisi çok pahalı bir yöntem olup, sanıldığının aksine daha az ağrılı bir yöntem değildir.

Unutmayınız:
Basur, sık görülür ve etkilenen kişinin hayatını tehdit etmez. Ancak, doktorunuz tarafından basur tanısı konana dek, gözden kaçırabileceğiniz önemli bir tıbbi probleminizin de olabileceği akla getirilmelidir. Genellikle, beslenme alışkanlıklarının değiştirilerek lifli besinlere ağırlık verilmesi, yağlı yiyeceklerden kaçınılması ve günlük içilen su miktarının arttırılması ile basura bağlı şikâyetler azalır.

Cerrahi tedavi gerektiğinde, ağrıyı azaltan pek çok yeni yöntemin olduğu hatırlanmalıdır.

Tedaviden Sonra:
Belirtiler:
İlk 36-48 saat içinde hafif- orta derecede ağrı, künt bir sızı hissedebileceğiniz gibi, aslında hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz. Rahatsızlığınız hafif derecede ise basit bir ağrı kesici ilaç kullanabilirsiniz. Aspirin ya da içerisinde aspirin bulunan kan sulandırıcı ilaçlar kullanmayınız, çünkü bu ilaçlar kanı sulandırarak, kanamayı tetiklerler. Eğer ağrınız şiddetli ise, doktorunuz size ağrı tedavisi için ilaç yazacaktır. 10-15 dakikalık ılık oturma banyosu yapmak, rahatsızlık hissinizin azalmasını sağlar. Cerrahi olarak basur tedavisi uygulanmış ise, ameliyattan 8 saat sonra dış pansumanı çıkarıp ılık suya oturma banyosu yapılabilir. Ameliyattan sonra yaradan birkaç gün boyunca az miktarda akıntınız , kanamanız olabilir. Bu akıntı için pansuman yapmaya gerek yoktur, yara 10 gün içerisinde iyileşir.

Beslenme Biçimi:
Tedaviden sonra dışkılamanızın düzenli ve yumuşak olmasını sağlamak önemlidir. Liften zengin besinler ile beslenin ve bol bol su için (günde 6–8 bardak). Doktorunuz lif açısından zengin bir beslenme destek ürünü kullanmanızı önerdiyse buna devam edin. Kafeinin kabızlık yapıcı etkisi vardır. Bu nedenle, kahve, çay, çikolata ve kola kullanımını azaltmanız gerekir.

Fiziksel Aktivite:
Normal fiziksel aktivitenizi devam ettirebilirsiniz. Tedaviden hemen sonra arabanızı sürebilir,
merdivenlerden çıkabilir ve normal hareketlerinizi sürdürebilirsiniz.

Kaygılanılması Gereken Durumlar:
Aşağıdaki durumlardan her hangi biri gerçekleşirse, doktorunuz ile görüşünüz.
· Üç günden beri azalmadan devam eden ağrı
· Tedaviden sonraki birkaç gün içerisinde artarak devam eden ağrı
· Makatta ağrılı şişlik
· Ateş yüksekliği, üşüme titreme
· İdrar yapmada zorluk
· Şiddetli kabızlık (3 günden beri dışkılama olmaması)
· İshal (24 saat içinde 3 defadan fazla sulu dışkılama)
· Kanamanın artması ( bir çay bardağından daha fazla kanama olması)
· Üç saat içerisinde üç ya da dört defa kanlı dışkılama
· Makattan iltihap/ irin akması

Bu yazı Op. Dr. İbrahim Dolu tarafından yazıldı.Op. Dr. İbrahim Dolu' ya teşekkür ediyoruz ve bu yazı www.umithastanesi.com.tr sitesinden alınmıştır.

kaynak:
https://umithastanesi.com.tr/bulletin/2342-hemoroidal-hastalik-basur-mayasil-hemoroid



Paylaş: