görevleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
görevleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2013 Salı

Karaciğer Görevleri ve Özellikleri Nelerdir?

Karaciğer ve Özellikleri Konusu hakkında bilgiler içeren ödev sayfası

Karaciğerin vücuttaki yeri 

Karaciğer, yiyeceklerin sindirilmesine ve kanın zararlı maddelerden temizlenmesine yardımcı olan son derece önemli ve çok iri bir organdır. Erişkin bir insanda uzunluğu 30 santimetreyi, ağırlığı 1,5-2 kilogramı bulur. Göğüs ve karın boşluklarını ayıran diyaframın altında sağdan sola doğru uzanır ve midenin hemen altındaki onikiparmakbağırsağına açılır.

Kahverengiye yakın koyu kırmızı renkte, pürüzsüz ve kaygan yüzeyli bir kütle olan karaciğer, binlerce adacık oluşturacak biçimde bir araya toplanmış hücre kümelerinden oluşur. Çevrelerini saran kılcal damarlar aracılığıyla bol kanla beslenen bu hücreler safra ya da öd denen sarı renkli, acımsı bir sıvı salgılar.




Her hücre kümesinin ortasında bu salgının aktığı bir kanalcık bulunur. Bütün kümelerden gelen safra kanalcıkları birleşerek karaciğer kanalları denen daha kalın iki kanal oluşturur. Daha sonra bu iki kanal da birleşir ve safra salgısının sonradan kullanılmak üzere depolandığı safrakesesine ulaşır. Bu küçük kese organın alt yüzünde, iki karaciğer lobu-nun arasındaki çukurluğa yerleşmiştir.


Safrakesesi, içinde birikmiş olan safrayı her öğün yemekten sonra ana safrakanalı aracılığıyla onikiparmakbağırsağına boşaltır. Burada, mideden incebağırsağa geçen yiyeceklerle karışan safra özellikle yağların sindirimine yardımcı olur. Safra yapımından başka karaciğerin çok önemli bir görevi de şekerin vücutta kullanılmasını sağlamaktır. Gerçekten de yiyeceklerle alınan şeker ve nişastalar glikojene dönüştürülerek, gerektiğinde kullanılmak üzere karaciğerde depolanır. Ayrıca, kesilen bir damardan akan kanın pıhtılaşmasını sağlayan fibrinojen maddesi de gene karaciğerde yapılır. Bunlardan başka karaciğer, kandaki yararlı ve zararlı maddelerin değerlendirilmek ya da vücuttan atılmak üzere seçilerek ayrıldığı organdır.

Mide ve bağırsaklardaki bolizma ürünlerini toplayan kan, kapı toplardamarı aracılığıyla doğrudan karaciğere gelir. Bir yandan kandaki alkol, zehirli maddeler ve işe yaramayacak atıklar ayrılarak vücuda zararsız duruma getirilirken, bir yandan da besin maddeleri seçilerek alınır ve başka maddelere dönüştürülerek ya depolanır ya da kullanılmak üzere yeniden kan dolaşımına verilir. Örneğin vitaminler ve demir gibi mineral tuzları hep karaciğerde depolanır. Bunun dışında, yaşlanmış alyuvarları parçalamak da karaciğerin görevidir. Görüldüğü gibi karaciğer vücudun en çok çalışan organlarından biridir. Karaciğere kan taşıyan iki ayrı atardamar vardır. Vücuttaki kanın yaklaşık beşte dördü, daha önce de belirtildiği gibi, kapı toplardamarı kanalıyla mide ve bağırsaklardan gelir.

Geri kalan beşte biri ise oksijen yüklü temiz kandır ve karaciğer atardamarıyla doğrudan kalpten bu organa taşınır. Karaciğer olmadan insanın yaşaması olanaksızdır; ama bu organın büyük bir bölümünün görev yapamayacak durumda olması mutlaka yaşamı tehlikeye atmaz. Aslında böylesine büyük ve önemli bir organ olmasına karşılık karaciğeri çalışamayacak kadar etkileyen yalnızca birkaç hastalık vardır.

Karaciğerin Görevleri Nelerdir?

Günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1,50 g) safra salgılar. Yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler. Vücudun ısısını ayarlar. Vücuda su düzenini ayarlar. Yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Hormonların görevleri üzerinde etkili olur. Pıhtılaşmada rol oynayan protrombin ve fibrinojeni üretir. Yaşlı alyuvar hücrelerini parçalar. Embriyo döneminde kan hücrelerinin üretimini sağlar. Kanda bulunan fazla glikozu glikojen halinde depo eder. D, B, A ve bağırsaklarda sentezlenen, kanın pıhtılaşmasında rol oynayan K vitamini ile; demir, kalsiyum, bakır, protein ve yağları depo eder. Karotenden A vitamini sentezler. Cinsiyet hormonlarının fazlasını yok eder. Lenf yapımında görev alır. Antikorların önemli bir kısmını üretir. Ve ek olarak kandaki kirli hücreleri temizler.

Paylaş:

Deri Nedir? Derinin Görevleri, Yapısı ve Özellikleri Hakkında Bilgi

Bu ödev sayfamızda sizlere; deri nedir? derinin görevleri, yapısı ve özellikleri nelerdir? hakkında gilgiler içeren yazımızın devamında ayrıntıları bulabilirsiniz...

Deri Nedir?

insanlar ve hayvanların vücutlarını kaplayan en üst katman olup, altında barındırdığı kas ve organları koruyan ve doku tabakalarından oluşan bir örtü sistemiorganıdır. Bu tabakanın altında yağ tabakası vardır. Yağ tabakası vücudumuzu sıcak tutar ve darbelere karşı korur.

Burada bulunan ter bezleri boşaltıma yardımcı olur. Cilt bizi dışarıya karşı koruyan bir bariyerdir. Aynı zamanda vücut ısısını ve su dengesini korur, çeşitli zararlı maddelerin ter yoluyla vücuttan atılımını gerçekleştirir. Kabaca üç tabakadan oluşur. En altta, destek dokusu olan kollajen, kan damarları ve salgı bezleri bakımından zengin dermis tabakası yer alır.





Ortada stratum bazale denilen sürekli yeni hücrelerin yapıldığı tabaka vardır ki bu hücreler yavaş yavaş cildin üst tabakalarına doğru yolculuk yaparlar ve yaklaşık 14. günde artık canlılıklarını kaybetmeye başlayarak en üstte birikirler ve stratum korneumu (boynuzsu tabaka) oluştururlar. Normal bir cildin sağlığını ve güzelliğini sürdürebilmesi için en üstteki ölü hücrelerin sürekli dökülüp yenilenmeleri gerekir.

Çünkü dökülüp yenilendikçe yeni deri daha temiz olur. İnsanın cildi kendini yaklaşık her 28 günde bir yeniler. Erkeğin cildi bir kadının cildine bakarak daha kalındır ve bu yüzden kendini yenileme süreci daha uzundur.

Derinin Görevleri Neledir?

-Vücut ısısını korur.
-Vücudu örter.
-Mikroorganizmalardan korur.
-Güzel görünmemizi sağlar.
-Boşaltım ve solunuma yardım eder.

Deri İki Kısımdan Oluşur,

Üst Deri (Epidermis): Çok katlı örtü epitelinden oluşur. Üst deride kan damarları ve sinirleri yoktur. Burada ölü hücreler bulunur. Bu tabakaya korun tabakası denir. Korun tabakasında bulunan keratinli hücreler deriyi vurma ve çarpmalara ve mikroorganizmalara karşı korur. Korun tabakasının altında bulunan içinde melanin pigmentlerinin ulunduğu, melanin tabakası bulunur.

Alt Deri(Dermis): Derinin alt tabakadır. Burada, ter bezleri, yağ bezleri, reseptör, kıl kökleri, kan damarları, sinirler, elastik lifler bulunur. Deri; dokunma, ağrı ve sıcaklık gibi duyuları alt deride bulunan reseptörler sayesinde gerçekleştirir.

Deride bulunan reseptör çeşitleri: Mekanik reseptörlerin en önemlisi basınç duyusunu alan Pacini cisimciğidir. Pacini cisimciği deri altına ve iç organların duvarlarına yerleşmiştir. Basınç değişmelerini algılamamızı sağlar.Dokunma duyusunu alan reseptörler Meissner cisimciği ve Ruffini cisimciğidir. Bunlar parmak uçları ve dudaklarda yoğun olarak bulunur, cismin niteliğini algılamamızı sağlar.Deride dermis tabakasında bulunan Ruffini cisimciği ise sıcak duyusunu almamızı sağlar. Bu reseptörler çabuk yorulur.


Deride bulunan kıl kökü reseptörleri de bir çeşit dokunma reseptörleridir. Hafif bir dokunma duyusunun kuvvetlendirilmesini sağlar. Serbest sinir uçları, en az özelleşmiş reseptörlerdir. Derinin her tarafında ve diğer dokularda da bulunur ve ağrı duyusunu alırlar.

Vücudumuzda dış ortamla temas eden deri kısımlarında düşük sıcaklığı algılayan almaçlar bulunur. Böylece soğuktan korunuruz. Boğazımızda sıcaklık hissini alan almaçlar bulunma. Bu yüzden çok sıcak içecekler içebilir.

Derinin Yapısı

Deri yapısal olarak üst deri ve alt deri olmak üzere iki tabakadan meydana gelir.


Üst deri (epidermis):Ölü ve canlı hücrelerden meydana gelmiştir. En üstte ölü ve yassı hücrelerin bulunduğu korun tabakası yer alır; bu hücrelerin içerisinde sert ve lifli proteinler (keratin) birikmiştir. Korun tabakasının altında bulunancanlı hücrelerden meydana gelen tabakaya malpighi tabakası adı verilmektedir. Malpighi tabakası çok katlı epitel dokudan meydana gelir.

Korun tabakasındaki ölü hücreler kepek durumunda dökülürken alttaki malpighi tabakasındaki canlı hücrelerin bölünmesiyle korun tabakası yeniden meydana getirilir. Malpighi tabasında bulunan hücreler deriye rengini veren melanin pigmentini sentezlerler. Melanin pigmentleri güneş ışınlarını soğurarak güneş ışınlarının alt tabakalara geçmesini ve vücuda zarar vermesini önler.


Alt deri (dermiş): Üst derinin altında bulunancanlı tabakadır. Alt deride elastik ve kol-lagen lifler, kan damarları, sinir hücreleri, kıl kökleri, kıl kasları, yağ ve ter bezleriyle çeşitli reseptörler mevcuttur. Alt derinin en altında uzanan yağ tabakası yumuşak ve esnek yapısiyle vücudu korur. Isı kaybını önler.
Paylaş:

Kalp Nedir? Kalbin Bölümleri, Görevleri ve Özelikleri Nelerdir? Yapısı Nasıldır?


Bu biyoloji ve fen bilgisi veya fen bilimleri ödev sayfamızda; kalp nedir, kalbin bölümleri, Görevleri ve özelikleri nelerdir? bunun yanında kalbin yapısı nasıldır? hakkınnda bilgi içeren biyoloji ödev konusu anlatımı detayları yer almaktadır...

Kalp Nedir?

Kalp veya yürek (Arapça: قلب kalb; Farsça: قلب = kâlb ; Maltaca: qalb; Zazaca: qelb ; Latince:

Cor)Kalp - Kalp Nedir? Kalbimizin Görevleri Nelerdir? Kalbin Bölümleri Özelliği Nedir? kalp kası olarak bilinen özel bir tip çizgili kastan oluşmuş kendiliğinden kasılma özelliğine sahip kuvvetli bir pompadır.

Metabolizma faaliyetleri sonucunda oluşan artık ürünlerin vücuttan uzaklaştırılması ve bazı hormonlar ve enzimlerin vücudun gerekli bölgelerine taşınması gerekir. Bütün bu işlemleri kalp ve damarlardan oluşan dolaşım sistemi yapar.

Kalbin Bölümleri, Görevleri ve Özelikleri Nelerdir? Yapısı Nasıldır?

Kalp bu sistem içerisinde motor görevi yapar. Kalp insanda dakikada 60-80 vuruş arasında değişen bir hızla günde 9000 litre kanı vücuda pompalar. Günde yaklaşık 100 binKalp - Kalp Nedir? Kalbimizin Görevleri Nelerdir? Kalbin Bölümleri Özelliği Nedir? yılda 40 milyonKalp - Kalp Nedir? Kalbimizin Görevleri Nelerdir? Kalbin Bölümleri Özelliği Nedir? tüm insan hayatı boyunca yaklaşık 2Kalp - Kalp Nedir? Kalbimizin Görevleri Nelerdir? Kalbin Bölümleri Özelliği Nedir?5 milyar kereKalp - Kalp Nedir? Kalbimizin Görevleri Nelerdir? Kalbin Bölümleri Özelliği Nedir? hiç durmadan yaklaşık 8 ton kanı vücuda pompalar. Normal bir insanda ortalama ağırlığı 250-300 gramdır.

Kalp memelilerde 4 odacıklı ve 4 kapakçıklıdır. Odacıklar sağ odacıklar ve sol odacıklar olarak 2 ana bölümden oluşur. Sağ bölümKalp - Kalp Nedir? Kalbimizin Görevleri Nelerdir? Kalbin Bölümleri Özelliği Nedir? kanın vücuttan döndüğü odacık olan sağ kulakçık (atriyum) sonra triküsbit kapak adı verilen 3 yaprakçıklı bir kapakçık ile ana odacık olan sağ karıncıktan (ventrikül) oluşur.

Kan vücutta oksijeni ve besin öğeleri kullanıldıktan sonra vena cava adı verilen 2 adet ana toplardamar ile sağ kulakçığa gelir. Sağ kulakçıktan kan yerçekimi ve kulakçık kasılması ile aradaki kapak olan triküsbit kapaktan (3 yaprakçıklı kapak) geçerek sağ karıncığa girer. Sağ karıncık ile pulmoner atardamar arasındaki kapağa da pulmoner kapakçık adı verilir. Sağ karıncık kanı pulmoner atardamar adını verdiğimiz bir damar yoluyla akciğerlere pompalar.

Sol bölüme kan akciğerlerden oksijenden zenginleştirilmiş olarak gelir. Sol kulakçığa gelen bu kan yerçekiminin de etkisi ile ve biraz da sol kulakçığın kasılması yardımı ile sonradaki kapak olan mitral kapakçık adı verilen 2 yaprakçıklı bir kapaktan sol karıncığa akar. Sol karıncık ile aort atardamarı arasında aort kapakçığı denilen 3 yaprakçıklı bir kapak bulunmaktadır. Sol karıncıktan temiz kan güçlü kasların kasılması etkisi ile aort atardamarı denilen ana atardamar vasıtasıyla vücuda sunulur. Elimizi göğsümüzün sol tarafına götürdüğümüzde kalbimizden gelen sesin nedeni kulakçık ile karıncık arasındaki kapakçıkların açılıp kapanmasıdır.
Paylaş: