ne demek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ne demek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2018 Pazar

Pedagoji Nedir? Ne Demektir? Pedagog Kimdir?


Pedagoji; "çocuk bilimi." Çocuklarda davranış bozuklukları ve kökenini araştıran bilim dalıdır. ... (Paid=çocuk, ago=bilim). Buna göre yalın anlamı ile pedagoji; çocuk bilimi demektir.

Çocuklar, bir ülkenin kalkınmasında ve gelişmesinde en önemli yapı taşlarıdır. Öyle ki yarınları kendilerine emanet edeceğimiz çocuklarımız için doğdukları günden itibaren özenle hareket ediyoruz. Çocuklarımızın gelecekte karşılaşabileceği sorunları engellemek için pedagog desteği alabiliyoruz. Aslında, pedagoji bilimi de tam olarak bunu hedefliyor. “Pedagog ne demek?” ve “pedagojinin uzmanlık alanları nelerdir?” Aşağıda bu başlıkları inceleyerek konuyu daha iyi anlayabiliriz.

Pedagoji Nedir?

Çocukların, bir ülkenin geleceğini oluşturan en önemli yapı taşlarından olduğunu söylemek hiç te zor olmayacaktır. İşte pedagoji de gelecek teşkil eden bu çocukların, ruhsal, fiziksel ve duygusal durumlarını inceleyen bilim dalıdır. Pedagoji bilimi, çocukların duygusal, zihinsel ve de sosyal gelişimlerini inceleyerek ruh sağlığı hakkında bilgiler edinmeye çalışan bir bilimdir.

Pedagoji bilim dalında uzmanlaşmış yani bu bilim dalıyla ilgilenen kişilere ise “pedagog” adı verilmektedir. Bakıldığında pedagojinin gelecek adına oldukça önemli etkileri bulunmaktadır. Bunun nedeni ise, bu bilim dalının çocukları ruhsal yönden inceleyerek onların toplum geleceği adına ruhsal açıdan sağlıklı bireyler yetiştirilmesine olanak sağlamasıdır. Çocuk eğitimi, hepinizin de bildiği gibi doğumdan itibaren yani ailede başlamaktadır. Çocuk eğitimi, ülke devletleri açısından da büyük önem taşımaktadır. Bu sebepledir ki; ailelerin yanı sıra, devletler de çocukların yetiştirilmesine büyük katkılar sağlamaktadır. Ruhsal açıdan bakıldığında, kaliteli bireylerin yetişmesi adına ve toplumun geleceği açısından, pedagoji bilimine sıkça başvurulması gerekmektedir.

Pedagog Nedir? Kimdir?

Pedagog, çocukların özellikle zihinsel gelişimini ve psikolojisini takip eden, olası problemlere karşı danışmanlık yaparak çözüm üreten uzmanlara denir. Bunun yanında, sadece psikolojik problemler karşısında değil; fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal açıdan doğru çocuk yetiştirme adına da rehberlik yaparlar. 

Pedagojinin Önemi Nedir? 

Türkiye’de pedagog kelimesi halk arasında Çocuk Psikolojisi Uzmanı (Çocuk Psikoloğu) olarak yanlış algılandığı için son 5 yıldır bu kavramın çocuk psikoloğu kavramıyla eş anlamlı kullanılması daha da yaygınlaştı. Bununla birlikte pedagog unvanı alan uzmanlar da çocuk psikoloğu gibi çocukları tedavi etmeye başlamış durumdadırlar. Pedagog unvanı olmayan çocuk gelişimi ve eğitimi bölümü ve anaokulu öğretmenliği bölümlerinden mezun olan anaokulu öğretmenleri bile anaokulu öğretmeniyim yerine pedagogum diyerek kendilerini çocuk psikoloğu gibi tanımlamaya başlamışlardır.
Pedagog kelimesinin gerçek anlamı çocuk eğitmenidir. Fakat onlar Türkiye’de yanlış algılanan çocuk psikoloğu anlamında bu unvanı kullanarak hasta görmektedir ve bu çok yanlış bir işleyiştir. Burada aldatıcı olan çok önemli nokta ise pedagog zaten çocuk eğitimcisidir, Çocuk psikoloğu değil. Diğer taraftan pedagog kelimesi halk arasında çocuk psikoloğu gibi algılandığı için çocuk psikolojisi uzmanları pedagog unvanını kullandığı için pedagog kelimesi çocuk psikoloğu kelimesiyle eş anlamlı gibi algılanmaya başlanmıştır. Bunu fırsat bilen sadece pedagog unvanı olanlar ve psikoloji alanında başka eğitimleri olmayan pedagoglar çocuk psikoloğu gibi çalışmaktadır. Bunla birlikte pedagog unvanı olmayanların bile bu unvanı kullanarak çocuk psikoloğu gibi çalışmaktadır. Çocuk psikoloğu gibi derken çocuk psikoloğu değiller ama bu görevi bu alanda yeterli eğitimleri olmamalarına rağmen yerine getirmeye çalışmaktadırlar.

Pedagogların Hizmet Verdikleri Alanlar Nelerdir?


1. Eğitim
2. Zeka seviyelerinden kaynaklı uyum
3. Öğrenme problemleri
4. Aile danışmanlığı
5. Terbiye ve eğitim
6. Bilirkişi

Pedagojinin Alt Dalları Nelerdir?
1. Orthopedagoji
2. Eğitim Pedagojisi
3. Antropedagoji
4. Transkültürel Pedagoji

ÇOCUĞUM İÇİN HANGİ DURUMLARDA PEDAGOG DESTEĞİ ALMALIYIM?

  • Çocuğun yalan söylemesi
  • Çocuğun paylaşmayı bir türlü öğrenemiyor olması
  • Kardeşleriyle kavga etmesi
  • Oyun veya teknoloji bağımlılığı
  • Çocukta inatçılık
  • Beslenme alışkanlıkları
  • Çocuğun eğitimsel problemleri
  • Uyku alışkanlığı kazanamama
  • Yemek yememe
  • Uyum problemleri (uyumsuzluk)
  • Bağlanma problemi
  • Tuvalet eğitimi ve benzeri durumlarda pedagog desteğine başvurabilirsiniz.

Okullarda eğitim süreçlerinin daha verimli olması için çalışmalar yürütmektedirler. Eğitim konularında, materyallerinde veya genel olarak süreçte bir hata varsa düzeltilmesini önermektedirler. Bunlarla birlikte çocukların okulla ilgili problemlerine yani uyumsuzluk, başarısızlık, isteksizlik, disiplin suçları vs. gibi çözüm arayıp, rehberlik yapmaktadırlar.
Üstün zeka veya zeka geriliği gibi az rastlanır durumlarda çocukların uyum problemlerini incelemekte, araştırmakta, çözüm üretmeye çalışmaktadırlar.
Çocuklarda dikkat eksikliği gibi öğrenmeye engel oluşturabilecek problemlerin üstesinden gelmek için çalışmalar yürütmektedirler.
Ebeveyn ve çocuk ilişkilerinde rehberlik yapmaktadırlar.
Çocukları olumlu davranışlara sevk etme, hayata hazırlama ve olumsuz davranışlardan uzaklaştırma gibi sorumlulukları bulunmaktadır.
Resmi kurumlarda alınan kararlara etki etme, rapor hazırlama gibi sorumlulukları da mevcuttur.
İnceleme alanı çocuklar olan pedagoji biliminin de bazı alt dalları bulunmaktadır. Bunları da açıklamaları ile sıralamak mümkün olacaktır.
Sosyal açıdan uyumsuz olan ve toplumda problemli olarak tabir edilen çocuklar bu alt dalda incelenmektedir. Toplumda dışarıya karşı olumsuz tutum ve davranışlar göstererek suç işleme potansiyeli olan çocuklar, pedagojinin bu alt dalı sayesinde analiz edilmektedir. Ve sorunların çözümü için incelemelerde bulunulmaktadır.
Eğitim kavramı, doğumdan itibaren başlayan bir kavramdır. Bu kavram ilk olarak aile tarafından yürütülürken, daha sonra okullar ve çeşitli eğitim kurumları tarafından devam ettirilir. Eğitim pedagojisi ise, çocukların çeşitli dönemlerde aldığı eğitimlerde uygulanması gereken politikaların ve eğitim yöntemlerinin belirlenmesini sağlar.
Antropedagoji, pedagojinin insan bilimi anlamına gelen antropoloji ile birleşmesi sonucunda meydana gelmiştir. Bu bilim, tarihsel süreç içerisinde önemli olan tarihsel kişiliklerin, davranışlarını, tavırlarını ve de tutumlarını incelemektedir.
Kültür kavramı ülkeden ülkeye, hatta bölgeden bölgeye farklılıklar gösterebilmektedir. Transkültürel Pedagoji ise; bir toplumda önemli olan kültür anlayışlarının çocuk yetiştirmeye ne denli etkisi olduğunu araştırmaktadır.
Sonuç olarak çocuklar gibi hassas bir durum için çocuk psikolojisi uzmanınızı özenle seçmelisiniz. Çünkü bahsedilen herhangi bir yetişkin psikolojisi değildir. Çocuk ruh sağlığı çok önemli bir konudur. Eğer çocukluk dönemi içerisinde doğru bir tedavi uygulanmaz ise çok ciddi problemlere neden olabilmektedir. Yanlış bir müdahalenin telafisinin mümkün olmadığını herkesin bilmesi gerekmektedir. Çocuklarınızı doğru bir çocuk psikolojisi uzmanına götürmeniz dileğiyle.
Yukarıdaki maddeler, çocuk gelişimi konusunda işin uzmanı bir pedagogdan alabileceğiniz desteklerden sadece bir kısmıdır.
Herhangi bir aksaklık karşısında pedagog yardımı almayı tercih ettiğimiz gibi ortada hiçbir aksaklık yokken de pedagog danışmanlığı almayı tercih edebiliriz. Yani, -ileride bir gün- çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatristine ihtiyaç duymamak için, ailemize ve çocuğumuza danışmanlık yapacak uzman pedagoglardan destek almak istememiz de oldukça normaldir.
UNUTMAYIN: Pedagoglar, ebeveynlerin göremediği (ya da normal karşıladığı) detayları görerek çocukta bir problem olabileceğini önceden fark edebilir; bununla ilgili çeşitli testler de yapabilirler. Örneğin, çocuklarda dikkat problemleri genellikle okula başladıklarında açığa çıkar. Eğer bir pedagogdan danışmanlık/rehberlik hizmeti alıyorsanız dikkat problemleri gibi çocuklarda sıklıkla görülebilen problemlerin erken teşhis edilmesini sağlayabilirsiniz. Bu da pedagogların önemini bir kez daha hatırlatan önemli bir ayrıntıdır.
Paylaş:

Dejavu Nedir? Ne Demektir? Dejavu Neden ve Nasıl Olur?


Dejavu nedir? bilenler veya bilmeyenler, bilerek veya bilmeyerek mutlaka dejavu yaşamıştır. Ama neden olur? bu dejavu, nasıl olur? insan merak etmiyor değil... Gerçekten de enteresan bir durum.

“Dejavu oldum, ben bu anı daha önce yaşamıştım” ve benzeri cümleler kuruyorsunuz, değil mi? Peki, bu tekrar etme hissinin nedenini öğrenmek ister misiniz? Yapılan araştırmalara göre insanların 3’te 2’si hayatları boyunca en az bir kere dejavu oluyor. Yani o anda yaşadığı olayı daha önceden yaşamış gibi hissediyor. İlk kez gittiğinden emin olduğu bir yeri daha önceden görmüş olmak, başına gelen bir olayı yeniden yaşıyormuşçasına “ikinci kez oldu” demek gibi.

Sonuçta; bu nedenini bilmeyenler için sıra dışı ve tedirgin edici bir olay. O halde, aşağıda dejavunun ne demek olduğundan başlayalım, nedeni, nasılı, bilimsel açıklaması ve İslam’daki yeri ile devam ederek merak edilen kavram hakkındaki bilinmeyenleri öğrenelim.

Dejavu Nedir?

Fransızca’da “daha önce görüldü” anlamına gelen dejavu kısaca; yaşanılan bir olayı önceden yaşamışlık hissi olarak tanımlanabilir. En çok 15 ila 25 yaşları arasındaki kişiler arasında görüldüğü saptanan bu his üzerine yapılan çok farklı yorumlar bulunmaktadır. Mesela; kimilerine göre dejavu, insanın astral seyahat sırasında edindiği deneyimleri uyanıkken yeniden deneyimlemesi sonucu oluşur. Kimilerine göre ise bu olgu, spiritüel ve spiritüalizm ile ilgili olan reenkarnasyon kavramından kaynaklanmaktadır.

Bilimin dejavu hususundaki görüşü ise tamamen farklıdır. Yapılan çeşitli araştırmalara göre, dejavu beynin işleyişindeki küçük bir anomaliden kaynaklanmaktadır ve bu duygunun ara ara yaşanması gayet normaldir. Ama kişinin sık sık dejavu hissine kapılması bir rahatsızlığın işaretçisi sayılmaktadır. Ama dilerseniz, kafa karışıklığı yaratmadan bu konuları teker teker alt başlıklarımızda ele alalım.

Dejavu Nasıl ve Neden Olur?

İlk kez 1876’da Fransız Fizikçi Emile Boiraç tarafından kullanılan dejavu kavramı, bilim literatüründe ise 1928’de Edward Titchener’in Bir Psikoloji Kitabı isimli eserinde tanımlanmıştır. Dr. Titchener’e göre beyin, deneyime yönelik kesin bir algı üretmeden önce kısmi bir algı yaratmakta, bu kısmi algı da dejavu hissinin yaşanmasına neden olmaktadır. Dejavunun neden ve nasıl oluştuğu konusuna gelmeden önce belirtmek istediğim bir diğer şey de bu olgunun iki farklı şekilde gerçekleşebildiğidir. Birincisi, daha önce yaşanmayan bir hissin anımsanması anlamına gelen dejavizite, ikincisi ise daha önce gidilmemiş bir yere gitme hissi anlamına gelen dejasentidir.

Nasılı ve nedeni üzerine farklı farklı yorumlar yapılan dejavu üzerine yapılan bilimsel araştırmalar, bu hissin beynin sağ ve sol lobu arasında yaşanan küçük bir zaman farkından kaynaklandığını göstermektedir. Ayrıca sık sık dejavu yaşayanların, şizofreni, anksiyete gibi rahatsızlıklarla ilişkili olabileceği saptanmıştır. Dejavunun bir hastalık ile yakından ilgili olduğu düşünülen en olası rahatsızlık ise dejavu olmuştur. Bilimin dışına çıkınca ise karşımıza paralel evren gibi sonuçlar çıkıyor. Mesela; Sicim Teorisi’ne göre insanların algılayamadığı paralel evrenler bulunuyor ve bu evrenlerde başka benliklerimiz var. Dejavu da işte bu evrenlerin yansımalarının bir nevi tekrarı olarak yaşanıyor.


Dejavunun Bilimsel Açıklaması Nedir?

Beynin sağ lobu ile sol lobunun çok küçük bir zaman farkıyla çalışması sonucunda dejavu hissi yaşanıyor. Daha açık söylemek gerekirse, beynin bir tarafı olayı diğer tarafa kıyasla daha geç algıladığı için, daha önce yaşamış gibi hissediyor. Sinir aksonlarındaki aksamadan kaynaklanan bu durumu, hafıza sistemindeki zamansal uyumsuzluk ile de açıklayabiliriz.

Kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe bilgi aktarımı sırasında yaşanan bir bozukluğun sebep olduğu dejavu, aynı anı tekrar yaşama hissi ile sonuçlanır. Daha çok 15 ila 25 yaş arası bireylerde yaşanan dejavu, şizofreni, anksiyete ve epilepsi rahatsızlığı olanlarda daha sık görülmektedir. Ayrıca bu duygunun Alzheimer hastalığının erken tanısında faydalı olabileceği görüşleri de bulunmaktadır. Fakat bu teori henüz doğrulanamamıştır.

Dejavu hakkında bu kadar konuşmuşken bir de kavramın İslam’daki yerinden bahsedelim. Reenkarnasyonun kabul edilmediği İslam’da dejavu konusu, ruhların daha önce yaratıldığıyla açıklanmaktadır. Ayrıca bir hadiste, ruhların toplanmış cemaatler gibi oldukları ve onlardan önceden birbirleriyle tanışanların iyi anlaşırlarken diğerlerinin ise anlaşamayacakları belirtilmiştir. Kısaca, dejavunun dinle ilişkisini de incelediğimize göre yazıyı nihayete erdiriyor ve yorumlarınızı bekliyoruz.

Paylaş: