21 Haziran 2018 Perşembe

Yaz Gündönümü Nedir? 21 Haziran Kızıl Tun Güneş Bayramı Nedir?

Her yıl tarik 21 haziran gününü gösterdiğinde gerçekleşen ve eski Türk kültüründe Kızıl Tun Güneş Bayramı olarak bilinen ve aynı zamanda Yaz Gündönümü olarak da adlandırılan bu doğa olayı nedir, 21 Haziran da neler oluyor inceleyelim...

Yaz Gündönümü Nedir? 

Yaz gündömü, günün en çok araştırılan konularından biri oldu. Yaz Gündönümü antik zamanlardan bu yana birçok uygarlık tarafından kutlanıyor. İngiltere’deki Stonehenge harebeleri, yaz gündönümü gibi birçok astronomik olaya işaret eden birçok yapıdan sadece biri. Peki, 21 Haziran yaz gündönümünde neler oluyor?

Yaz gündönümü veya yaz gün dönümü güneş ışıklarının Yengeç Dönencesi'ne yılda bir kez (yaklaşık 21 Haziran'da) dik geldiği andır. Yaz gündönümü tarihi olan 21 Haziran, Kuzey Yarımküre’de en uzun gündüz ve en kısa gecenin yaşandığı gün olurken, kuzeye gidildikçe gündüz süresi de uzuyor. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede yazın, güney yarıkürede kışın başlangıcı sayılıyor. Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul ediliyor.

21 HAZİRAN EN UZUN GÜN DE NELER OLUR?

En uzun gün sadece Kuzey yarımküreyi değil, aynı zamanda güney yarımküreyi de etkilemektedir. Bu tarihte Güney Yarımkürede kış başlamaktadır. Güney yarımküre de en uzun gece en kısa gündüz yaşanmaktadır. Ayrıca aydınlanma çemberi Güney Kutup Dairesi'ni teğet geçerkeni güneş ışınlarını yıl içerisinde alabileceği en dar açı ile almaktadır. Bu tarihten sonra Oğlak Dönencesi'nin güneyinde en uzun gölge yaşanmaktadır ve gölge boyları kısalır. Sadece kış ve yaz olarak kabul edilmez bu tarih bazı ülkelerde yazın ya da kışın ortası olarak da kabul edilmektedir. Aynı zamanda kutup dairesinde 24 saat gündüz yaşanırken, Güney'de ise 24 saat gece yaşanmaktadır. Yaz Gündönümü'nde saat 12 olduğunda güneş dik bir açıyla gelir ve yengeç dönencesinde gölge boyu sıfır olur. 21 Haziran'da en uzun gece Sinop'ta yaşanırken, 21 Aralık'ta Hatay'da en uzun gündüz yaşanır.

Kızıl Tun Güneş Bayramı Nedir?

Hakaslarda Hakasya’nın bozkır bölgelerinde düzenlenen Tun Payram isimli bir çoban bayramı önemli bir yer tutar. Tun Payram ilk ayran bayramıdır. Genellikle Mayıs’ın sonu-Haziran’ın başında sığırın kış otlağından yaz otlağına geçmesinden sonra düzenlenir. O zaman kış mevsiminden sonra kilo almaya başlayan sığır ilk süt ürünlerini verir. Tun Payram Hakasların geleneksel yaşam tarzının temelini oluşturan hayvancılığa gösterilen saygı ile ilgilidir.

Bu bayram için hazırlıklar önceden yapılır. İlk süt ürünleri pişirilir, yeni milli kıyafetler dikilir. Belirli bir günde birkaç köyün sakinleri sabah saatinde yakındaki dağ tepesinde toplanır, büyük bir ateş yakarlar. Özel olarak kurulan direğe ritüel bir at bağlanır. Bu at sığırın iyiliği ve verimliliğinin koruyucusu sanılır. Köylülerin saygı gösterdikleri bir ihtiyar ata yaklaşıp onu süt ile yıkar, kuyruğu ve yelesine kurdeleler bağlar, sonra da salıverir. İhtiyar ayranı ritüel bir ateşe, yakındaki ağaçlara, direğe serperek gökyüzü ve toprağa dua edip sığır ve süt ürünlerinin bol bol olmasını diler. Bu ritüel kısımdan sonra at yarışmaları, güç ve marifet yarışmaları gibi çeşitli kitlesel spor etkinlikleri düzenlenir. Kazananlara ayran ve ayrandan yapılan votka (araka) ikram edilir. İlk ayran ve arakanın şifa verici içecek olduğuna inanılır. Bu nedenle kutlamalar sırasında yere dökülmemelidir. Geleneğe göre hazırlanan bütün süt yemeklerinin bayram sırasında yenmesi gerekiyor. Ertesi güne bırakılması yasaklı.

Yukarıda belirtildiği gibi kutlamalar sırasında spor etkinlikleri düzenlenir. Güreş Hakaslarda çok popüler bir spor türüdür. İkinci yaygın spor okçuluktur. Hakaslarda insanın iyi bir nişancı olmasına gerek barış ve huzur gerekse savaş zamanında büyük değer verilirdi. Eski zamanlarda ve günümüzde birçok çoban aynı anda avcılık yapar. Ateşli silahların meydana gelmesiyle birlikte okçuluk savaş sanatı olarak önemini kaybetmeye başladı ve günümüze sadece bir spor türü olarak geldi. Ama Tun Payram’ın en popüler ve ilginç kısmı at yarışmalarıdır. Hemen her köylü at işlerinden çok iyi anlar ve yarışmalar için en uygun atları seçebilir.

DİĞER GÜNDÖNÜMLERİ NE ZAMAN?

21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar. 21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede) 23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede) 21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)
Paylaş:

9 Haziran 2018 Cumartesi

Zeljko Buvac kimdir? Kaç yaşında, Kariyeri - Fenerbahçe

Fenerbahçe taraftarının son zamanlarda en çok merak ettiği isim olan Zeljko Buvac hakkında traftarların en çok sorduğu soruların başında; Zeljko Buvac kimdir, kaç yaşında, hangi takımlarda görev yaptı ve Zeljko Buvac' ın kariyeri nedir gibi sorular gelmekte....Uzun yıllar Jürgen Kloop ile birlikte çalışan Buvac'ın Comolli'nin Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü olacağı söylentileri kol geziyor.



Uzun yıllar Alman teknik direktör Jürgen Kloop ile birlikte çalışan, ancak 1,5 ay önce aralarındaki anlaşmazlıktan ötürü Liverpool'daki görevinden ayrılan Buvac'ın Damien Comolli'nin aklındaki ilk isim olduğu ve büyük ölçüde Fenerbahçe ile anlaştığı söylentileri hakim. Bosna Hersekli futbol adamı Zeljko Buvac, Jürgen Kloop'un yarattığı felsefenin gizli mimarı olarak tanınıyor. 56 yaşındaki Buvac'ın lakabı ise 'Beyin'.

Zeljko Buvac kimdir?

Futbol öğretmeni Zeljko Buvac, 13 Eylül 1961'de Omarska'da dünyaya geldi. Savaştan hemen önce ülkesinden ayrılan ve Almanya'ya gelen Buvac, burada önce Neukirchen takımında teknik direktör olarak görev yaptı. Ardından Mainz'e iş başvurusunda bulunan Buvac, buraya kabul edildi ve böylece 2001 yazında Jürgen Kloop ile birlikte çalışmaya başladı.




Jürgen Kloop ile birlikte daha sonra Borussia Dortmund ve Liverpool'da da görev yaptı. 17 yıl boyunca Kloop'un yardımcılığını yapan Buvac, "Gegenpressin" anlayışını takımlara aşılayan kişi olarak biliniyor.

Kloop ile ortak vizyona sahip Buvac için Alman teknik direktör, "300 antrenman şeklimiz varsa, 200'ü Buvac'ın fikri" itirafında bulunmuştu.

alıntıdır
Paylaş:

5 Haziran 2018 Salı

Damien Comolli kimdir? Sportif Direktör Comolli’nin Kariyeri - Fenerbahçe



Damien Comolli ismi spor gündemine bomba gibi düştü.Ali Koç'un Fenerbahçe'nin yeni başkanı seçilmesi ile Fenerbahçe futbol takımının sportif direktörü adayı olarak lanse edilen Damien Comolli kimdir? ve Sportif Direktör Comolli’nin Kariyeri hakkında ne gibi bilgiler mevcuttur. İşte çiçeği burnunda Fenerbahçeli Damien Comolli hakkında bilinmeyenler...


Damien Comolli Kimdir? Sportif  Direktör Comolli’nin Kariyeri

13 Aralık 1972 doğumlu olan Damien Comolli, kariyeri boyunca antrenörlük, gözlemcilik ve futbol direktörlüğü gibi görevler üstlendi ve Monaco, St.Etienne, Arsenal, Tottenham ve Liverpool gibi önemli kulüplerde çalıştı.

1996 yılında Arsenal'de 7 yıl boyunca gözlemci (scout) olarak görev yapan Comolli, Kolo Toure, Emmanuel Eboue ve Gael Clichy gibi isimleri keşfetti. 2004-2005 yılları arasında ise St.Etienne'de teknik direktörlük yapan Comolli, burada Fransız ekibiyle ligi 6. sırada tamamladı ve Fransa Kupası'nda da yarı final oynadı.



Damien Comolli Tam Bir Yıldız Avcısı!

2005-2008 yılları arasında ise Tottenham'da futbol direktörlüğü görevi üstlenen Comolli, burada da Gareth Bale, Luka Modric, Vedran Corluka, Dimitar Berbatov, Alan Hutton, Kevin-Prince Boateng, Giovani dos Stantos ve Younes Kaboul gibi dönemin önemli oyuncularını takıma kazandırdı.

2010'da ise Liverpool'da futbol direktörlüğü görevine getirilen Comolli, Luis Suarez, Andy Carroll, Charlie Adam, Jordan Henderson, Jose Enrique gibi oyuncuları takıma kazandırdı. 2012'de ise kulüpteki görevinden ayrılırken, bu kararını ailevi sebepler nedeniyle aldığını söyledi. Ancak İngiliz medyasında yer alan haberler, kendisi önderliğinde yapılan transferlerdeki başarısızlık nedeniyle Comolli ile yolların ayrıldığı yönündeydi.


Kaynakça:
http://skor.sozcu.com.tr
Paylaş:

30 Mayıs 2018 Çarşamba

Dua Lipa kimdir? Nerelidir? Kaç yaşındadır?



Son zamanların parlayan yıldız vokalisti ve gençlerin yeni sevgilisi  kimdir, nerelidir, yaşı kaçtır, kısacası şu Dua Lipa dedikleri güzel şarkıcı kim tanımak ister misiniz?

26 Mayıs akşamı Şampiyonlar Ligi Finali'nin gözdesi olacak. Final öncesi seranominin bir parçası olacak olan Dua Lipa, günün sorgulanan ismi oldu. Peki, Dua Lipa kimdir kaç yaşında? İşte, merakla araştırılan ünlü sanatçı hakkında detaylı bilgiler

“Be the One” şarkısı ile dikkatleri üzerine çeken Dua Lipa 22 Ağustos 1995 yılında Londra’da dünyaya geldi. İsmi Arnavutçada “istemek” ya da “aşk” anlamına geliyor. Ailesi Kosava’nın başkenti Priştine’den 1990 yılında ayrılarak Londra’ya taşındı.

Dua Lipa, 22 Ağustos 1995 tarihinde Londra'da dünyaya geldi. Aslen Kosovalı Arnavut bir ailenin evladı olan Dua Lipa'nın müzik kariyeri, 14 yaşındayken, diğer sanatçıların YouTube'daki şarkılarını yazmaya başladığı zaman itibariyle başladı. 2008'de Kosova'ya taşınmadan önce yarı zamanlı olarak Sylvia Young Tiyatro Okulu'na katıldı. İlk adı Arnavutça "aşk" anlamına geliyor. 2015 ilk single'ını piyasaya sürdü. Aralık 2016'da, Lipa ile ilgili 'See in Blue' adlı belgesel çekildi.


İlk stüdyo albümünü 2 Haziran 2017'de piyasaya sürdü. Albüm, İngiltere'nin en iyi 10 single'ı "Be the One" ve "IDGAF" ve İngiltere'nin hit listelerini zorlayan parçası "New Rules" da dahil olmak üzere yedi single'ı içerisinde barındırdı.


Lipa'nın ünü, Amerika Birleşik Devletleri'nde altı numaraya kadar ulaştı. Şubat 2018'de Lipa, British Woman Solo Artist ve British Breakthrough Act için iki İngiliz Ödülü kazandı. Nisan ayında, Lipa ve Calvin Harris tarafından yapılan single "One Kiss", Birleşik Krallık Singles Chart'da bir numaraya ulaştı.

İşte Dua Lipa'nın resimleri;

Paylaş:

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Aziz Sancar Kimdir? Aziz Sancar Kim? Nereli Hayatı ve Başarıları



Türkiye Cumhuriyeti devletinin yetiştirdiği Nobel ödülü sahibi bilim adamı ve son zamanlarda Cumhur Başkanı adaylığı ile gündeme gelen Aziz Sancar Kimdir?, Cumhur Başkanı adayı Aziz Sancar Kim? hayatı ve başarıları hakkında bilgiler Aziz Sancar biyografi yazımızın detayında...

Aziz Sancar’ın geliştirip ismini koyduğu “maxicell” tekniği ile buluşunu yapıp ismini koyduğu “excinuclease/excision nuclease” enzimi terimleri Oxford Biyokimya ve Moleküler Biyoloji Sözlüğü'ne girmiştir.

1946'da Mardin'in Savur ilçesinde, orta gelirli çiftçi ailesinin sekiz çocuğundan yedincisi olarak dünyaya geldi. İlk, orta ve lise eğitimini Mardin'de tamamladı. Lise yıllarında futbolla ilgilendi ancak son sınıfta futbolcu olmaktan vazgeçerek yüksek öğrenimine devam etmek üzere İstanbul'a gitti.

1963 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'den 1969 yılında birincilikle mezun oldu. İki yıl Savur'da bir sağlık ocağında hekimlik yaptıktan sonra bir NATO-TÜBİTAK bursu ile önce Johns Hopkins Üniversitesi, ardından Dallas Teksas Üniversitesi'ne gitti. Dallas'ta üniversitenin moleküler biyoloji programına ve Caude Rupert’ın laboratuvarına katıldı. Bu laboratuvarda Sancar, danışmanı Claud Rupert ile fotoliyaz olarak adlandırılan bir geni kolonlamış ve genetik mühendisliği ile bakterilerde çok yüksek oranlarda çoğaltmıştır. Bu genin kodladığı enzim, ultraviyole ışıkları ile haraplanan DNA'nın onarımını yapar. Bu buluş Dr. Sancar’ın önce yüksek lisans, ardından doktora derecesi (1977) almasını sağladı.


Sancar, 1977-1982 yılları arasında Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çalıştı. Bu dönemde fotoliyaz enzimi çalışmalarına ara verip nükleotid kesim onarımı araştırmaları başladı. DNA onarımı dalında doçentlik tezini tamamladı. 1997 yılından itibaren araştırmalarını Biyokimya ve biyofizik alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Amerika Birleşik Devletleri North Carolina-Chapel Hill'de North Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü'nde Sarah Graham Kenan Profesörü olarak sürdürmektedir.



DNA onarımı, hücre dizilimi, kanser tedavisi ve biyolojik saat üzerinde çalışmalarını sürdüren Sancar, 415 bilimsel makale ve 33 kitap yayınladı. Sancar kanser tedavisinde sirkadiyen saat kullanımıyla ödüller almıştır. 2001 yılında Amerikan Kimya Cemiyeti tarafından verilen Kuzey Carolina Seçkin Kimyager Ödülü'nü almaya hak kazanan Sancar, 2005 yılında bilim dünyasının en prestijli üyelikleri arasında yer alan ABD Ulusal Bilimler Akademisi’ne seçilerek bu akademiye seçilen ilk Amerikalı Türk oldu. Bu ödülü aldıktan sonra, ABD'de okuyan Türk öğrencilerine yardım etmek ve Türk-Amerikan ilişkilerini geliştirmek amacıyla eşiyle birlikte Aziz&Gwen Sancar Vakfı'nı kurarak ABD'nin Kuzey Carolina eyaletinde "Carolina Türk Evi" isimli bir öğrenci misafirhanesi açtı. 2006 yılında Türkiye Bilimler Akademisi’ne asli üye olarak seçildi.


Aziz Sancar, DNA'nın onarılması ile ilgili yaptığı çalışmalardan dolayı Amerikalı Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl ile birlikte 2015 Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Bu üç araştırmacı 30 yıldan uzun süre birbirlerinden bağımsız olarak ve büyük oranda bakteri hücrelerinde çalışmaktadır. Sancar nükleotid kesim onarımı alanında buluşlar yapmış, Tomas Lindahl ve Paul Modrich ise diğer DNA onarımı mekanizmaları olan bazı kesim onarımı ve yanlış eşleşme onarımını keşfetmişlerdir. Aydınlattıkları temel mekanizmalar daha sonra insanlar dahil olmak üzere kompleks organizmalarda da gösterilmiştir. Örneğin, nükleotid kesim onarımı bozuklukları ile deri kanserleri arasında doğrudan nedensel ilişki bulunmuştur. Sancar’a, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen Nobel Kimya Ödülü Alfred Nobel’in ölüm yıldönümü olan 10 Aralık'ta düzenlenen törende verildi. Ödül, İsveç Kralı XVI. Carl Gustaf tarafından takdim edildi. Sancar “beni ödüle götüren Atatürk’ün ve Türkiye Cumhuriyetinin yaptığı eğitim devrimidir. Dolayısıyla bu ödülün sahibi Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden Anıtkabir Müzesi'dir” diyerek Nobel Ödülü ile madalya ve sertifikasını Anıtkabir'e teslim etmiştir. Ödül, Anıtkabir'deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'nde kendisine ayrılan özel alanda sergilenmektedir.

Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri çifte vatandaşlığa sahiptir. Biyokimya profesörü Gwen Boles Sancar ile evlidir.

Kaynakça:
http://www.mynet.com
Paylaş:

27 Mart 2018 Salı

Empat İnsanlar Nasıl İnsanlardır? Empatlar Tehlikeli midir?



Empat insanlar nasıl insanlardır ve Empatlar tehlikeli midir? bilmek ister misiniz.İşte Empat insanlar hakkında bilinmeyenler...

İlk bakışta, Empatlar kırılgan ve duygusal insanlar gibi görünüyor olabilirler ancak, savunmasızlık gibi görünen bu özellikleri, ''diğer insanlara göre daha derin ve daha yoğun hissetme yetisi'' gerçekten zayıflık olarak almamanız gereken bir şeydir. 

Empat olsun veya olmasın insanın iyisi de vardır kötüsü de! Sadece empat olduğu için o insan tehlikelidir diyemeyiz.Tabi empatik yeteneklerini kötü amaçlar için kullanmadığı sürece... Bu da o insanın karakterine kalsa da, empat insanlar yapıları gereği genellikle iyi insanlardır.

Aslında, Empatlar, sadece ''diğerlerinden daha derin hissetmenin'' ötesine geçen bir süper ve inanılması zor bir güç ile üstün gelir. Bu onların gerçek yeteneklerinin bir yan ürünüdür. Onlar davranışlarınızın ve sözünüzün ötesini görürler. Doğalarını değiştirebileceğinizi düşünüyorsanız, ne yaptığınızı bildiklerini unutmayın.


Bir Empatın Birincil Yeteneği Nedir?

Empatlar, başkalarının hislerini hissetme konusunda yüksek bir yetenekle doğar, ancak gerçek yetenekleri bu değildir. Temel yetenekleri insan psikolojisinin ilahi anlayışıdır! Bu, onlara birinin sahte olduğunu, yalan söylediğini ya da söyledikleri kişi olmadığını anlama yeteneği kazandırır. Bazı iyi görünen insanların acımasız niyetleri vardır, bununla yüzleşmek gerekir. Empatlar anında bunu fark etme yeteneğine sahiptir.

Bir empat olarak, bunu açıklamak için en iyi yol şudur; ''Bir şekilde biliyorum.''

Bu sanki gerçek niyetleri görebilecek başka gözlerimiz olması gibidir. İnsanları nasıl okuyacağımızı biliyoruz ve kolayca kandırılmayız. Evet, fazla hissediyoruz ve bazen bu çok zorluyor, ancak insanlar etraflarındaki taklit ve yalanları görebilselerdi eğer, herkes bu kadar yoğun hissederdi! İnsanlar ister istemez başkalarına yalan söylemiyorlar, kendilerine yalan söylüyorlar. Hayatlarını çok karmaşıklaştırıyorlar! Ve dünyanın gerçekten de ne kadar sahte olduğunu fark etseler, tüm bu sahtelik yüzünden ne kadar acı yaratıldığını herkes hissediyor olduğumuz kadar yoğun hissetse diz çöküp ağlarlardı!


İşte Size Neden Bir Empat İle Asla Uğraşmamanız Gerektiğni Gösteren 10 Sebep:

1. Empatlar Temelde Yalan Dedektörleridir

Birisi yalan söylediğinde, bilinçaltı zorunlu olarak belirli beden hareketlerine ve 'tik' lere yansır. Eğer hilekar mizaçta iseniz, bir empata sakın bulaşmayın. Çünkü yakında kendi ilacınızın tadına bakacaksınız. Bir yalancıyı tanımanın en yaygın yolu, göz hareketleri ve sizi ikna etmek için kullandığı yoğun çabadır. Yalancı, bir yalan söylerken sahip olduğu şey, enerjileri ile davranışsal ayrışmadır. Yalan söylemek için gerçek duygularına sırt çevirmek zorundadırlar. Bu, son derece hassas bir insanın algılayabileceği bir uyumsuzluk oluşturur. Bununla birlikte, eğer bir empatsanız bunu zaten biliyorsunuz. Nasıl bildiğinizi açıklayamazsınız, sadece yaparsınız. Bu şimdiye kadar bağırsağınızda hissedeceğiniz en belirgin histir.

2. Onları Kandırmaya Kalkmayın

Empatlar, başkalarının duygularını hissederler; istemedikleri kadar çok hem de. Bu nedenle, taklit yaptığınızda bilirler. Zalim niyetlerinizi bir empat etrafında saklamaya çalışmayın - basitçe, bir işe yaramayacaktır. Bu kalabalığın içinde rengarenk bir şapka takmak gibidir. İnsanların renkli şapkayı fark ettikleri kadar kolayca niyetleri gören bir algıya sahiptirler. Empatik insanlar, sizin maskenizin altını görebilirler. Çoğu zaman böylelerine hiç yaklaşmazlar, çünkü açıkça bir çeşit zihinsel bozulmanızın olduğunun farkındadırlar.

3. Kıskançlık Duygusunu Algılarlar

Empatik insanlar, onları kıskandığınızda hissederler. Bu yüzden, kendilerini biraz karizmatik ve kendinden emin hissetmelerini bekleyebilirsiniz, ancak bu yanlış olur. Bir empat, ne sebepten ötürü olursa olsun kendilerini kıskandığınızı bildiği halde daha rahat hissetmenizi sağlamak için genellikle alçak gönüllülük gösterirler.

4. Nefret Duygusunu Sezerler

Bir empatın en yaygın hissiyatlarından biri de nefrete karşıdır. Nefret, negatif bir duygudur ve çok güçlü bir negatif enerji yayar. Empatlar bu his yüzünden uzaklaşırlar. Nefretinizden dolayı incinmezler, ancak ruhlarının sizin negatif enerjiniz yüzünden etkilenmesini tercih etmezler. Herhangi bir nefret karşısında uykuları kaçmaz, bu da sıklıkla insanların onlardan daha fazla nefret etmesine yol açabilir. Oldukları kişi olmak konusunda rahattırlar ve başka biri olmayı da düşünmezler.

5. Önyargılarınızı Bilirler

Gizli önyargılarınız olduğunda, empatlar bunu her zaman bilecektir. Farklı renkte insanlar, cinsel yönelimler veya kişilik farklılıkları olan insanlardan rahatsız oluyorsanız, empatlar muhtemelen size ilgisini kaybedecektir. Çünkü empatlar insanların bütün katmanlarının içini görür ve aslında gerçekte kim olduğumuzu bilirler. Etiketler, onlar için bir şey ifade etmez! Empatik insanlar, sığ olan veya kendi kendini emici insanlara ilgi duymazlar. Etiketlerle başkalarını nasıl gördüklerini belirleyen insanlara saygı duymazlar.

6. İyi Olmadığınızda Bunu Bilirler

"İyi misin?" "Evet iyiyim." "Hayır değilsin. Şimdi bana her şeyi anlat." Eğer şimdiye kadar bir arkadaşınızla bu konuşmayı yaptıysanız, muhtemelen bir empat olma ihtimalleri vardır. Empatlar, ne zaman yalan söylediğinizi bilirler ve onlar kötü hissettiğiniz zaman da bunu bilirler. Bir şeyler hakkında konuşabileceğiniz bir arkadaşa sahip olmak muazzam bir yardımdır! Arkadaşınızın iyileştirme yeteneklerinden yararlanın ve onlara yalan söylemeyin. Korkmayın, onlar yardım etmek istiyorlar.

7. Yalakaları Bir Kitap Gibi Okuyabilirler

Empatlar küçük konuşmalardan nefret ederler ve emicilerden daha da fazla nefret ederler. Sevgilerini kazanmak için bir empata yalandan iltifat etmeyin. Aslında bundan nefret ederler ve ne yaptığınızı göreceklerdir. Bir Empatın en güçlü yeteneği, insanların eylemlerini ve niyetlerini çözmektir. Sizin bile farkında olmadığınız psikolojinizdeki katmanları algılarlar. Bu yüzden onlara karşı dürüst olun. Bu daha kolay!

8. Yanlış Yolda Olduğunuzda Bilirler

Eğer empatik bir arkadaşınız varsa ve yaptıklarınız hakkında sizi uyarıyorsa, onu dinleyin. Empatlar, zaman yolculuğuna benzer şekilde potansiyel yıkıcı davranışları öngörmekte çok iyidir. Bilinçaltınızda kurduğunuz mantığı ve bunun sonuçlarını biliyorlar ve eğer buna değmeyecekse size söyleyeceklerdir. Bir empat size karanlık bir yere doğru ilerlediğinizi söylüyorsa, niyetinizi ciddi olarak yeniden değerlendirmelisiniz demektir.

9. Olmadığınız Biri Gibi Davranmaya Çalıştığınızda Bilirler

Empatlar kisisel olarak ruhunuzu görebilme yeteneğine sahiptir. Güçlü ve zayıf yönlerinizi takdir ederler! Bir empat için, kendileri olabilen insanlardan daha çekici başka bir şey yoktur. Bir tavır takınmaya çalıştığınızda, bileceklerdir. Kendi derinizin içinde özgüvenli olun ve olmadığınız birisi gibi görünmeye çalışmayın. Özellikle empatın önünde. Bu içsel uyumluluğa aşıktırlar çünkü bunun dünyada ne kadar nadir olduğunu biliyorlar. Kendiyle uyumlu kişi, onlar için temiz havadan alınan bir nefes gibidir.

10. Sömürüyü Tanırlar

Çocukluğunuzda bir şey istediğiniz zamanı hatırlayın, bu yüzden istediğiniz şeyi elde etmek için ebeveynlerinize yağ çekerdiniz. Bunu empata yapmayın, sizi daha yolun başında durduracaklardır. İsteğinizi elde etmek için oynamaktan ziyade direk söyleyerek istediğinizi elde etme olasılığınız daha yüksektir. Bir empat rol yapmanıza izin verebilir, ancak uğruna oynadığınız şeyi asla size vermezler. Siz yorulana kadar etrafınızı dolaşırlar. Ne kadar ileri gidebileceğinizi görmek onlar için komiktir.

Kaynakça:
https://www.consciousreminder.com/2017/06/12/10-reasons-never-mess-empath/ https://www.lifecoachcode.com/2017/04/19/reasons-never-mess-with-empath/ http://gostica.com/love-vitamins/empaths-are-the-best-mind-detectives-10-reasons-why-you-shouldnt-ever-mess-with-an-empath/ https://onedio.com/haber/bir-empat-ile-asla-ugrasmamaniz-gereken-10-sebep-774215
Paylaş:

17 Mart 2018 Cumartesi

Clairsentience Nedir? Durusezini, Durudokunu veya Bilinmeyeni Sezme



Clairsentience genellikle, kainatsal sezgiye yakın olan ve başka türlü algılanamayan psişik frekansları hissetme yeteneği olarak tarif edilir. 

Clairsentience Nedir? Durusezini, Durudokunu veya Bilinmeyeni Sezme























Durudokunu diye Türkçeleştirebileceğimiz “clairsentience” kelimesini daha önce duydunuz mu? Bu çok rastlanılmayan bir yeti ve siz bilmeden bu yetiye sahip olabilirsiniz. Dünyada hiç ihtimal veremediğimiz, imkansız gördüğümüz yeteneklere sahip olan bazı insanlar var. Belki sizin çevrenizde de böyle sezgileri kuvvetli insanlar vardır. Kötü bir şey olacağını hisseden, hatta telefon çaldığında kimin aradığını bilen, insanların ne düşündüğünü anlayabilen ya da sevdiklerinin canı yandığında hissedebilen…

Herkesin bir dereceye kadar psişik güçleri vardır. Fakat en az bilineni “clairsentience” olarak adlandırılır. Clairsentience yani durudokunu, diğer insanların duygusal ve fiziksel hallerini geçmiş, gelecek ve şuan fark etmeksizin psişik yetenekleriyle algılayabilmektir.

Bu yetiye sahip olduğunuzu bu 15 belirtiyle anlayabilirsiniz.

1. Kalabalık ortamlardan hoşlanmaz ve kalabalığın arasında sıkışmış gibi hissederler.

2. Bir ortama girer girmez orada bulunan insanların yarattığı atmosferi sezinleyebilirler.

3. Kendilerini başkalarının yerine koyarak düşünebilme konusunda çok başarılıdırlar.

4. Tanıştıkları insanlar hakkındaki hislerinde genelde yanılmazlar.

5. Başkalarının acılarını ve üzüntülerini o kadar derinden hissederler ki, en az onları kadar 
üzülürler. 

6. İnsanların enerjilerinden yoruldukları zaman başları ağrıyabilir. Ama genelde bunun nedenini bilmezler.

7. Güçlü bir tat alma ve koklama duyularına sahiptirler.

8. Birden ruh halleri değişebilir ve planlarını birden değiştirebilirler.

9. Ortaya çıkabilecek tehlikeleri hissedebilecek sezgilere sahiptirler.

10. Bazen ortada hiçbir durum yokken üzgün veya mutlu hissedebilirler. Bu başkalarının hislerini tecrübe ettikleri anlamına gelebilir.


11. Bu kişilerin aniden ürperebilir veya tüyleri diken diken olabilir.

12. Depresyon, anksiyete gibi hastalıklarla baş ediyor olmaları olasıdır.

13. Yolda yürürken birinin onları takip ettiğini düşündükleri için sık sık arkalarına bakarlar.

14. Hisleri ve duyguları vakit geçirdikleri kişiye bağlı olarak iyi veya kötü yönde hızlı değişimler gösterebilir.

15. Birisinin onlara yalan söyleyip söylemediğini çok çabuk anlayabilirler.

Eğer bu özellikleri taşıyorsanız çevrenizdekiler tarafından tepkiler almanız, farklı hissetmeniz çok normal. Sizinle bazı durumlarda alay edebilirler fakat iyi bir dinleyici olduğunuz için zamanla sizi kabul edeceklerdir.

Vücudunuzu tanıyın ve kendinizin farkına varın. Bu özellikleri taşıdığınızı fark ettiyseniz sakinleşin ve siz de kendinizi her şeyinizle sevmeye başlayın. Gerçekten zor bir durumda kaldığınızda, kendinizi kapana kısılmış hissettiğinizde sakin bir şekilde nefes alıp verin ve sadece nefesinize odaklanmaya çalışın. Sizi rahatsız eden düşünceler nefesinize odaklandığınızda sizi rahatsız etmemeye başlayacaklardır.

Kaynakça:
filoji
Paylaş: